KABULÜN ŞARTLARI

Vadenin gelmesinden önce, hamilin müracaat hakkını kullanabileceği bütün hallerde, araya girme suretiyle kabul yapılabilir. Kabulü kabil olmayan bir poliçe araya girme suretiyle de kabul edilemez. [T.K. 647/1)
Bir poliçenin hamili, vadenin gelmesinden önce (T.K. 625’inci maddede de olduğu üzere);
a) Muhatabın poliçeyi kısmen ve tamamen kabul etmemesi,
b) Muhatabın iflas etmesi ve ödemelerini durdurması veya hakkındaki icra kovuşturmasının sonuçsuz kalması hallerinde keşideci ve cirantalar ile diğer sorumlulara rücu edebileceğine göre, işte bu gibi hallerde araya girme suretiyle kabul yapılabilir.
Hamil poliçeyi, gerektiğinde ödeme yerinde kabul edecek veya ödeyecek bir kimseye ibraz etmiş olmadıkça veya araya girme suretiyle kabulden kaçınması halinde durumu bir protesto ile tesbit ettirmiş bulunmadıkça, o kimseyi göstermiş olan kişiye ve o kişiden sonra gelen borçlulara karşı vadenin gelmesinden önce müracaat hakkını kullanamaz (T.K. 647/2). Bu maddeye göre örneğin
Hamil poliçeyi ödeme yerinde araya girerek kabul edecek kimseye ibraz etmiş ve bu kimse de kabulden kaçınmıştır. Hamil, bu hususu bîr protesto ile saptarsa, sorumlu kişilere karşı vadenin gelmesinden önce müracaat hakkını kullanabilecektir. Aksi halde kullanamaz.
Ancak hamil, araya girme suretiyle yapılacak kabul teklifini mutlaka kabul etmeğe zorlanamaz. İsterse kabul, isterse red eder. Hatta, araya girme suretiyle kabul teklifi, poliçede gösterilen ihtiyati muhatap tarafından da gelse, hamil bu araya girmeyi kabul ve red etmekte serbesttir. Şayet hamil araya girme suretiyle kabul edecek olursa, borçlu olanlara karşı vadeden önce müracaat
hakkını kullanamaz (T.K. 647/3). Örneğin; hamil, araya girme suretiyle kabul teklifini kabul etmiş, fakat poliçenin asıl muhatabı da kabulden kaçınmış ise, vadeden önce cirantalara, keşideciye ve aval verenlere karşı müracaat edip de poliçe bedelini isteyemez.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*


8 + 2 =