Türkiye’nin En Değerli Tablosu

Osman Hamdi başyapıtı “Cami Önü”, iki yıl önce satıştan kalktığındaki 10 milyon liralık açılış fiyatıyla bir kez daha Antik A.Ş müzayedesinde… Eser iki yıl gecikmeli satışla, alıcısına dolar bazında yüzde 26 kar ettirdi bile.

Antik A.Ş.’nin Maçka’daki sarı konağının üst katında, kırmızı kadifeden kordonlarla çevrili, yanına bir metreden fazla yaklaşamayacağınız yağlıboya resim, Osman Hamdi’nin “Cami önü” adlı eseri. Tabloyu gün ışığından korumak için salondaki bütün perdeler kapalı tutuluyor. Loş salonda, özel aydınlatmaların altında tüm ihtişamıyla duran resmi incelerken Antik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Artam, “Daha geriden bakın, kendinizi resimde gördüğünüz hareketin içinde, sanki az sonra camiye girecekmişsiniz gibi hissedeceksiniz” diyor. Beş metre kadar uzaklaşıp bakıldığında Artam’ın haklılığı çıkıyor ortaya. Tabloyu yakından incelerken resmedilen mimari detaylara, kumaşların kıvrımına veya Beykoz kandillerine gözleriniz takılıyorken uzaktan izlediğinizde, bütündeki hareketin içinde gibisiniz… Osman Hamdi’nin bu kadar çok insan figürünü (16 kişi) bir arada kullandığı başka bir eseri yok; Kaplumbağa Terbiyecisi’nden (120×222 cm.) sonra bilinen bu kadar büyük boyutta eseri de yok-185×100 cm.

İstanbul Modern Direktörü Levent Çalıkoğlu’nun “Şüphesiz Osman Hamdi’nin bir başyapıtı var karşımızda. Kompozisyon düzeni, figür yerleşimi, sembolik referanslarıyla üretildiği dönemin en ilginç yaratıcı resimlerinden biri” olarak yorumladığı, Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer’in “Olağanüstü bir resim, ortaya çıkması sanatımız için büyük kazanç” dediği bu resim ikinci kez Antik A.Ş.’de 14 Mayıs Cumartesi günü, 300 eserin yer aldığı müzayedede 130’uncu sırada açık artırmaya sunulacak. Bu tarih, kuşku yok ki Türk resim piyasası için unutulmaz tarihlerden olacak.

Bugüne kadar müzayedelerde sadece 60 kadar işlem görmüş Osman Hamdi’nin başyapıtı olması yanı sıra akıllara kazınacak şey satış rakamı olacak. Zira eserin açılış fiyatı 10 milyon lira. Eser açılış fiyatına satılsa dahi TL bazında Türk resminin en pahalı eseri olacak. Dolar bazında bu unvan içinse Kaplumbağa Terbiyecisi’nin satışında olduğu gibi bol bayraklı bir rekabete sahne olması gerekiyor -ki bu uzak ihtimal değil. Kaplumbağa Terbiyecisi o günkü kur üzerinden, yaklaşık 1 milyon 400 bin dolarlık açılış fiyatından 5 milyon dolara kadar yükselerek Pera Müzesi’nde kalmıştı.

Turgay Artam, müzayedeye çıkan eserlerin kimler tarafından alınacağım genelde yüzde 75 doğru tahmin ettiklerini söylüyor ancak eserin sanat değeri açısında ‘büyüklüğü’, alıcıyı tahmin etmeyi zorlaştırıyor. Türkiye’nin büyük koleksiyo-nerleri dışında kurumlarm da kendilerine prestij getirecek böyle bir esere talip olabileceğini belirtiyor.

Cami Önü tablosunun, Osman

Hamdi’nin evinin bulunduğu Gebze’nin belediye başkanı Zeki Toros tarafından 1950’li yıllarda satın alındığı biliniyor. Toros 1974’te ölünce tablo satılmadı; mirasçıların hakları saklı kalmak üzere ağabey Kayhan Toros’un evinde kalmasına izin verildi.

Kayhan Toros 2011’de vefat edince, eşi Ayten Toros tabloyu satmak için harekete geçti. 24 Mayıs 2014 Antik A.Ş. müzayede katalogunda yer alan resim, Kayhan Toros’un kardeşi yazar Demir Toros’un mahkemeden aldığı ihtiyati tedbir kararıyla satıştan kaldırılmış; dava Yargıtay’a taşınmıştı. Tablonun satılabileceği kararı çıkması üzerine Cami Önü şimdi ikinci kez Antik A.Ş. salonunda yeni sahibini bekliyor. Üstelik büyük bir farkla:

Tablonun 2014’teki açılış fiyatı 10 milyon TL idi. 14 Mayıs’ta gerçekleşecek müzayededeki fiyatı da 10 milyon TL. Aradan geçen iki yılda Türkiye ve dünya ekonomisindeki değişimler ve gelişen ülkelerdeki risklerin artmasıyla birlikte TL’nin değer kaybetmesi, tablonun alıcıları için avantaj yaratmış oldu. Döviz bazındaki fark tam 1,2 milyon dolar. 2014 yılında 4,8 milyon dolar olan tablonun açılış fiyatı, bugün (haberin yayına hazırlandığı 27 Nisan 2016 itibarıyla) 3,6 milyon dolar.
Türkiye'nin En Değerli Tablosu_0.jpgTürkiye'nin En Değerli Tablosu_10.jpg
Diğer bir deyişle alıcılar, iki yıl gecikmeli bu satıştan daha salona girerken yüzde 26 karlı. Bu haliyle eserin, Türkiye’nin yüksek koleksiyonerleri kadar sanata sadece ‘yatırım’ amaçlı yaklaşanların da odağında olması kuvvetle muhtemel.

Bugün Antik Palace adıyla bilinen Osmanlı Sarayı Hazine Kethüdası Ahmet Eşref Bey’in 3 bin metrekarelik bu sarı konağı, geçmiş yüzyılda olduğu gibi belli ki yine büyük bir finans hareketine sahne olacak.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*