Türkiye’de siyasi iktidara gelen partiler borsayı dışlayabilir mi?

Hayır. Türkiye’den en sağcı ve dinci partiden en solcu partiye kadar hangi ideolojiye sahip olursa olsun iktidara gelen partiler, borsayı dışlayamazlar Çünkü,
1 .Borsa, Türk ekonomisine damga vuran bir kurum haline gelmiştir. Bugün devam eden birçok baraj, yol ve köprü gibi altyapı yatırımlarının finansmanı büyük ölçüde borsa kanalıyla özelleştirilen KİT’lerden elde edilen fonlarla sağlanmıştır. Yani borsa, özelleştirmenin yapılabilmesi ve başarıya ulaşılabilmesi için çok önemli bir köprü görevi görür. Bu durumda, bütçenin yükü hafifler ve bunun sonucu olarak da enflasyonist baskılar azalır. Ayrıca, borsa yüksek kredi faizleri altında bunalan ve yatırım yapmaktan kaçınan sanayiciler için önemli bir şanstır. Çünkü, işletme sahipleri hisselerini halka açmak suretiyle sıfır maliyetle fon elde edebilir ve yatırımlarını gerçekleştirebilirler. Bu da sanayicilerin bankalardan kredi talebini azaltır ve enflasyonun düşmesinde önemli rol oynar. Borsa, halkla sanayiciler arasında köprü kuran ve böylece sınıfsal çatışmaları önler. Borsa gelir dağılımının düzelmesinde önemli işlevler görür. Borsa milyonlarca insanın tasarruflarını değerlendirdiği bir kurumdur.
2.Bugün milyon insanın hisse senedine yatırım yaptığı tahmin edilmektedir. Bunlara yakın çevreleri de dahil edildiğinde karşımıza 5 6 milyonluk bir kitle çıkmaktadır. Birer yatırımcı durumuda olan bu insanlar aynı zamanda “oy potansiyeli”dir de. İktidara gelmek isteyen veya iktidardaki partiler iktidarlarını korumak için nasıl işçiye, esnafa, memura, çiftçiye yönelik girişimlerde bulunuyorsa büyük bir kitle durumundaki hisse senedi yatırımcılarına da seslenmek zorundadır. Böylece hükümetlerin diğer kesimler gibi bu kitleyi de ihmal etmesi düşünülemez.
İşte gerek ekonomik, gerekse politik nedenlerle hiçbir parti borsayı dışlayamaz, dışlamak istese bile bu gücü kendinde bulamaz.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*