Türkiye yalıtım pazarı

Orhan Turan, dünya devlerinin çoğunun faaliyet gösterdiği Türkiye yalıtım pazarında yerli olarak ayakta kalmayı başardı. 30 yılın sonunda şirketi ODE ile Adriyatik’ten Çin’e en yüksek kapasiteli kauçuk üreticisi olmayı istiyor.

Turgut Özal’lı 80’li yıllarda Türkiye dışa açılırken ekonominin lokomotifliğini bugünkü gibi inşaat yapıyordu. Sektör doğası gereği yapı alanındaki tüm iş kollarını tetiklerken o güne kadar ülkeye girmemiş birçok yeni alanın da keşfedilmesini sağlıyordu. Bu işlerden biri de yalıtım teknolojileriydi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nden 1981’de mezun olan Orhan Turan, genç bir makine mühendisiydi o yıllarda. 1983’te İstanbul, Beşiktaş’ta taahhüt işleri yapan ve inşaat malzemesi satan arkadaşlarından aldığı ortaklık teklifini kabul edince girişimcilik macerası da başladı. Birkaç başarısız girişimin ardından ortakları ayrılınca şirkette tek başına kaldı. Bugün 200 milyon lira cirolu ODE’nin hikayesi de böyle başladı. “30 yılın ardından” diyor Turan, “Hala yüzde 100 yerli kalabildim ve artık hedefim Çin’den İtalya’ya kadar uzanan coğrafyada en yüksek kapasiteli oyuncu olmak.” Bunun için de aklında gayet makul bir plan var ve piyasalar çok farklı yöne gitmezse bunu gerçekleştirebilir. Şirketinin 31’inci yaşını ekim ayında Eskişehir’de Türkiye’deki üçüncü üretim üssünü açarak kutlayacak. 100 milyon liralık yatırımla hayata geçecek yeni üretim üssünde, ODE’nin elastrometrik kauçuk köpüğündeki pazar liderliğini korumayı ve bitümlü membran pazarında liderliği hedefliyor. Ayrıca şirket Turquality’de ikinci beş yıla hak kazandı ve teşviklerini almaya başladı.

ODE için birkaç dönüm noktası var. Bunlardan ilki, Turan’ın 1988’de şirketin rotasını tamamen yalıtıma çevirmesiydi. O günlerin Türkiye’sinde yalıtım alanında imalat yapan ikiüç firma vardı. Turan da onların bayiliğini alarak işe başladı. 1995’e kadar ithalat yaptığı bu dönemde sermaye birikimi sağladı ve ertesi sene ilk tesisini kurdu. 2000’in başında cirosunun yüzde 15’i kendi üretiminden gelmeye başlamıştı (bugün bu oran yüzde 98). 2001’de ise ikinci stratejik kararı aldı ve teknik yalıtımdan daha büyük bir pazar vaat eden yapı yalıtımına yöneldiler. O tarihten bu yana ortalama her yıl yüzde 22 büyüyen ODE için üçüncü eşik 2007’de İş Girişim ile yaptığı ortaklık oldu. İş Girişim ODE ile ilk defa inşaat sektörüne yatırım yapıyordu ve şirketin yüzde 17,24’üne 5 milyon dolar ödediler. 2012’de ise hisselerini Turan’a 10,5 milyon dolara geri devrederek yüzde 100 karla işten çıktılar. Bu ortaklığın ODE’ye getirisi paradan fazla oldu. Öncelikle şirketin kurumsallaşmasına büyük katkı yaptı. Bu süreçte şirket cirosunu ikiye katlarken ihracat hacmi yüzde 100 arttı. ODE, Türkiye yalıtım sektörünün yerli sermaye olarak en fazla ciro ve yatırım yapan şirketi oldu. “Beş yılın sonunda çok daha büyük ve etkin bir şirkete sahiptik” diyor Turan ve ekliyor: “Bu ortaklıkla sınıf atladık, daha doğrusu bir üst lige çıktık.”

Bu üst ligde, ODE yüzde 100 yerli sermayeli en büyük şirket. İZODER’in araştırmasına göre büyüklüğü 5 milyar dolara ulaşan Türkiye yalıtım pazarında İzocam, Knauf, Dow, Basf, Sika AG, Weber ve Ondulin gibi dünya yalıtım pazarının neredeyse tüm büyük oyuncuları rekabet ediyor. 15 yıl önce bu rakamın 500 milyon dolar olduğu dikkate alındığında pazarın kaydettiği büyüme hayli görkemli ve hala yüzde 15’lere varan bir tempoyla sürüyor.

Turan, bu tablo içinde önümüzdeki sene ciroyu ikiye katlamak istiyor. 2011’de 100 milyon lira olan ciro dört sene zarfında ancak ikiye katlanabilirken sadece bir senedeki bu sıçrama fazlasıyla iddialı. Ama Turan kendinden emin görünüyor. Tüm üretim ve lojistik stratejisini uzun yıllardır bu büyüme üzerine kurguluyor. ODE, Tekirdağ, Çorlu’da bulunan 40 bin metrekarelik kapalı alanlı iki tesisteki fabrikalarında üretim yapıyor. Burada ODE Membran markasıyla su yalıtım örtüleri, ODE Isıpan markasıyla ekstrüde polistren esaslı (XPS) ısı yalıtım malzemesi ve ODE RFlex markasıyla da elastomerik kauçuk köpüğü tesisat yalıtım malzemesi üretiyor. 2008’de 40 milyon dolar harcayarak kurulan camyünü, şilte, levha ve boru üretimi yapan, yıllık 21 bin ton kapasiteli ODE Starflex sektörün en büyük yatırımlarından biri. ODE’nin tartışmasız pazar lideri olduğu ürünü ise bir dönem ithalatçı olduğu kauçuk köpüğü. Membran ve cam köpüğünde ise ikinci sırada yer alıyor. Isı yalıtımında kullanılan köpüklü malzeme XPS’de ise üçüncüler. Turan, “Zaten ilk üçte yer almıyorsanız fabrikanızda üretim yapmanın bir anlamı yok” diyor.

Son dört yılda kapasitesi yüzde 90 artan ve yılda 16 bin araçla 200 milyon kilo mal sevk eder hale gelen bu operasyonu artık sadece Çorlu merkezli olarak yönetmek zorlaşıyor. Eskişehir yatırımı bu açıdan kritik. Eskişehir’de kurulan üçüncü tesisle mevcut membran kapasitesi 12 milyondan 32 milyon metrekareye, kauçuk kapasitesi ise 10 bin ton olan Türkiye kauçuk pazarının iki katına çıkacak. Turan, “Yatırımlar tamamlandığında teknik yalıtımda Çin ile İtalya arasındaki en büyük kapasiteli oyuncu olacağız” diyor. Kapasite artırımını etkileyen bir diğer nedense ihracat. 4 bin kalem ürün üreten firmanın cirosunun yüzde 18’i ihracattan geliyor 70 ülkeye ağırlıklı olarak cam yünü ve kauçuk köpüğü ihraç ediyor.

Aslında Turan, bu işte var olabilmek için sürekli yatırıma mecbur. Çünkü yabancı sermayenin etkinliğinin ve pazar payının hızla arttığı Türkiye pazarında kurumsallaşmayan aile şirketleri ve KOBİ’lerin rekabet şansı giderek azalıyor. Orhan Turan’ın eşi ile birlikte tüm hisselerine sahip olduğu ODE’nin rekabette en büyük silahı ise Turquality programına dahil olarak kurumsallaşmaya yaptıkları yatırım ve rekabetçilikleri. “Bunlar şansla olmuyor. Rekabet kimyamızda var” diyor Turan ve 2008’de Ernest&Young tarafından layık görüldüğü “Yılın Girişimcisi Ödülü” ile 2014’te ODE’nin TÜSİAD ve Sabancı Üniversitesi tarafından “Türkiye’nin En Rekabetçi Şirketi” seçilişine atıfta bulunuyor.

Rusya ve Uzakdoğu’da çalışarak deneyim kazanan, ABD’de de MBA yapan oğlunu işlere hazırlayan Turan, henüz kendini işlerden çekmiş değil. Ama kendine zaman ayırmayı ihmal etmiyor. Bu konuda teknolojiye minnettar. Zira iletişim araçları sayesinde yılın 4550 günü teknesinde geçiriyor ve “çok sevdiğini” söylediği katamaranını ofis olarak kullanıyor. Stratejik kararlarını ise mutlaka teknesinde veriyor. En büyük yardımcısı ise maliye kökenli eşi Seher Turan… Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Seher Turan, işin denetim ve ofis kısmıyla ilgilenirken şirketin icrasını profesyonellere bırakan Orhan Turan daha çok strateji ve geleceğe bakıyor. Geleceğe yönelik en büyük şahsi hedefini ise “Şirkette herkesin gelip soru sorduğu değil, lüzumsuz adam olmak istiyorum. Gerçek sermayedar olmak, sermayeyi yönetmek istiyorum” diye anlatıyor.

Türkiye yalıtım pazarı_2.jpgTürkiye yalıtım pazarı_0.jpgTürkiye yalıtım pazarı_4.jpg

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*