TİCARİ ÖRF VE ÂDET NEDİR?

Türk Ticaret Kanununu; Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu kanun hükümleriyle ticari biçimde çalıştırılan işletme ve kuruluşları ilgilendiren işlem ve işlere ait diğer kanunlarda yazılı özel hükümler “Ticari” sayılır. Hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde mahkeme, ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir (T.K. mad. 1). Bu maddesiyle kanun uygulama alanını saptamış bulunmaktadır. Ticari örf ve âdet, ticari alanda tacirler aarsında bilinen ve geçerli olan kurallardır. Örf Maruf yani bilinen anlamınadır ki insanlarca iyi bilinen ve kabul olunan şey demektir. Âdet İnsanlar arasında alışılmış olan şey, görenektir. Âdet iyi bir iş için olabileceği gibi kötü ve temelsiz bir şey için de olabilir. Teamül İse âdet anlamınadır. Halk arasında alışılmış (müteamel) olan şeydir.

Örf ile âdet arasında fark vardır Örf, daima iyi olan âdetlere denir. Halbuki âdet ve teamül temelsiz, çürük ve kötü alışkanlıklara da denir. Bunun içindir ki iyi âdet, kötü âdet terimlerinin yanında iyi örf, fena örf denmez. Örf ve âdet, kuvvetini kanundan değil alışkanlıklardan alan kurtlardır. Bu bakımdan yazılı hukukun tersidir. Bir meslek mensupları arasında yerleşen âdete de “mesleki âdetler” denir. Ticari âdetler de bu niteliktedir. Herhangi bir kuralın örf ve âdete dayandığını kabul edebilmek için o kuralın; bu ismi söyletecek kadar devamlı olması ve yerleşmesi, böylece tanınması gerekir. Diğer bir bakımdan âdetler genel ve özel olarak ikiye ayrılır. Genel âdetler, her yerde aynı şekilde bulunan ve uygulanan, diğer bir deyimle meslek farkı gözetmeyen âdetlerdir.

Özel âdetler; Yalnız bir meslek mensupları tarafmdan bilinip uygulanan kurallardır. Mahalli (yerel) örf ve âdete gelince; bunlar yurdun herhangi bir yerinde yerleşen âdetlerdir. Bazı malların İstanbul’da sayı ile Ankara’da kilo ile satılmasında olduğu gibi. Uluslararası örf ve âdet, uluslararası ilişkilerin yerleştirdiği durumlara aykırı bulunmadıkları için uygulanagelen kurallardır ki, bunlar ileride yapılacak sözleşme ve anlaşmalara kaynak olabileceği gibi, uluslararası uların çözümlenmesine de yarar. ;rk Ticaret Kanunun çeşitli maddelerinde ticari örf ve âdet ile teamülden söz edilmiştir (T.K. mad. 104, 1021, 1031, 1051 ve 1053 üncü maddeler). Kanunda aksine bir hüküm yoksa teamül, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği saptanmadıkça hükme esas olamaz. Her ticari teamül, esasen hukuki kural olmayıp sadece fiili bir alışkanlıktır. Bu alışkanlık, tacirlerin açık ve kapalı iradelerinin yorumlanmasına yarar sağladığı halde objektif hukuk kuralı niteliğinde değildir. Teamül ancak örf ve âdet hukuku niteliğini kazandıktan sonradır ki, mahkeme tarafmdan kanunun herhangi bir hükmü gibi uygulanabilir. Kanun, ticari alanda özel ve yerel örf ve âdetleri genel olana üstün tutmuştur. Bir bölgeye veya bir ticaret şubesine mahsus olan ticari örf ve âdetler genel olanlara tercih olunur. İlgililer aynı bölgede bulunmadıkları takdirde, kanun ve mukavelede aksine hüküm olmadıkça, ifa yerindeki örf ve âdet uygulanır (T.K. mad. 2/2). Tacir olmayanlar hakkında ticari örf ve âdet, ancak onlar tarafmdan bilindiği veya bilinmesi gerektiği takdirde uygulanır. Hâkim, bildiği örf ve âdetleri, kanunlar gibi doğrudan doğruya uygular. Bilmediği ve tereddüt ettiği hallerde Ticaret ve Sanayi Odalarından sormak, hatta gerektiğinde bilirkişiye başvurma yoluna gitmek zorundadır.

Türkiye, Örf Adetlerimiz,Turizm - Sevgi Forum

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*