Tevkili Ciro (Tahsil Cirosu)

Keşideci veya ciranta poliçeyi tahsil için bir başkasına devrederse, böyle bir ciroya “Tevkili Ciro” denilir. Bedelleri tahsil edilmek üzere bankalara verilen senetlerin cirosu, vekâlet cirosudur.
Tevkili Ciro, adından da anlaşılacağı gibi mülkiyet devretmez. Yalnız tahsil için ciro edilen kimseye yetki veya vekillik verir. Bu vekilik ticari senetere mahsustur. Bayağı bir vekâletle de aynı maksat sağlanabilir. Fakat bu şekilde düzenlenen vekâletnameler hem masrafı gerektirir, hem de zaman kaybına neden olur. İşte vekilliği içine almış olan veya beraberinde taşıdığı bu tür ciro tıpkı bir vekâletname varmış gibi hamile yetki verir.
Tevkili ciroların (tahsil cirolarının) temliki cirolardan farklı olması lâzımdır. Bu cirolarda “bedeli tahsil içindir”, “kabz içindir” veya “vekâleten” deyimleriyle bu maksat anlatılmış oluyor (T.K. 600).

Mülkiyet cirosu, senetden doğan bütün hakları aktardığı halde, tevkili ciroda mülkiyet hakkı, cirantada kalır. Şu halde böyle bir ciro, cirantanın haklarını yine ciranta adına kullanmak hakkını veriyor. Tevkili ciro İle senedi elinde bulunduran kişi, tıpkı bir mümessil gibi hareket eder. Bu kişi senedi tahsil cirosuyla bir başkasına da devredebilir. Fakat senet üzerinde hakkı olmadığından temliki veya terhini bir ciro yapamaz. O halde, tahsil cirosu ile poliçeyi elinde bulunduran hamil, bir mümessil gibi hareket ettiğine göre yetkisi nelerdir? Bu hamil
Senet bedelini tahsil için senedi borçluya kabul ve ödemeye ibraz, kabul edilmez ve ödenmezse protesto edebilir. İcra kovuşturmasına da geçebilir.
Tahsil ettiği senet için borçluya makbuz verebilir.
Rücu (başvurma) haklarını da gerçek hak sahibi gibi kullanabilir ve borçlunun iflâsında senet bedelini iflâs masasından isteyebilir ve konkardato görüşmelerine katılabilir. Kabul etmeme ve ödememeyi, senedi kendisine ciro edenden öncekilere de ihbar edebilir. Buna karşılık; Vekil hamil veya mümessil hamil senetten doğan hakları tahsile yetkili ise de bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamaz.
Vekil hâmil, cirantanın temsilcisi olduğu İçin senet bedelinden cirantasına hesap vermeye ve bedelini tahsil ettiği zaman ödemeye zorunludur (B.K. mad. 392).
Temliki ciroda poliçenin asıl sahibi hamil değil, cirantadır. Muhatap ciranta hak kındaki itiraz ve defilerini vekil olan hamile karşı da ileri sürebilir, örneğin; cirantada bir alacağı olan muhatap ödemeye zorunlu olduğu poliçe bedeliyle bu alacağını takas ve mahsup edebilir. Bunda hakkı vardır. Fakat muhatap, vekil olan hamilde bir alacağı varsa, bunu mahsup edemez ve borcunu ödemeden kaçamaz. Çünki hamil poliçe bedelini kendi adına değil, cirantası adına istemektedir. Yani vekil sıfatıyla görevini yapmaktadır. Nitekim Kanunun 600/2’nci maddesinde “poliçeden mesul olanlar bu halde an
cak cirantaya karşı İleri sürebilecekleri defilen hamile karşı dermeyan edebilirler.” denmektedir. Bunun anlamı şudur Vekil olan hamile yapılacak itirazlar, hamilin kendisine değil, senedin gerçek sahibi olan cirantaya yöneliktir.
Tahsil için verilen ciroda var olan yetki; bu yetkiyi verenin ölümü ile sona ermeyeceği gibi; onun medeni haklarını kullanma ehliyetini kaybetmesiyle de ortadan kalkmaz (T.K. 600/3).

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*