SAĞLIK TURİZMİNDE DE ÖNE ÇIKIYORUZ

Özellikle Orta Doğu, Balkan ve Afrika ülkelerinden çok sayada hasta Türkiye’den sağlık hizmeti almaya başladı. Bu alanda özel hastanelerin öncülüğümde başlatılan çalışmalar, Sağlık Bakanlığı desteği ve Ekonomi Bakanlığı’nın teşvik uygulamaları ile hızla ilerliyor ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde bizi bekleyen en büyük tehlike maliyeti azaltabilme kaygısı ile sağlıkta hizmet kalitesinden taviz vermeyi düşünmek olacakür. Sektörde arz talep dengesini doğru bir dengede tutarak, gereksiz tüketimi azaltma konusunda önlemleri desteklemekle beraber, kalite kavramının gerektirdiği maliyet üzerinde tasarruf yapma yanlışlığını yapmamamız gerekir. Aksi takdirde örnek gösterilen sağlık politikası uygulamalarımız yanında giderek büyüyen sağlık turizmi pastasından aldığımız pay ve bu konudaki liderler arasına girme potansiyelimiz tehlikeye girebilir.

6 TREND RAPORU / SAĞLIK

Sağlık sektöründe en çok hangi profesyonellere ihtiyaç duyuluyor?

MİCHAEL PAGE’İN ‘GLOBAL BAKIŞ: SAĞLIK & YAŞAM BİLİMLERİ SEKTÖRÜNDE TRENDLER, İŞE ALIM VE ÜCRET’ ARAŞTIRMASINA GÖRE SAĞLIK SEKTÖRÜ, TEKNİK ANLAMDA DONANIMLI MEDİKAL YÖNETİCİLERE VE PAZARA ERİŞİM MÜDÜRLERİ GİBİ POZİSYONLARDA GÖREV YAPACAK

PROFESYONELLERE İHTİYAÇ DUYUYOR

Michael Page, 2000 yılından bu yana sağlık ve yaşam bilimleri sektörüne özel işe alını danışmanlığı hizmeti sunuyor. Geçtiğimiz yıl bu alandaki 80 işe alım danışmanı, dünya genelinde 900’ü aşkın sağlık ve yaşam bilimleri profesyonelinin seçme ve yerleştirmesini gerçekleştirdi, ilaç endüsüisinde, ilaç fiyatlarındaki dalgalanmalar istihdam planlamaları ile dengeleniyor. Yetkin profesyonellere duyulan ihtiyaç ve işe alımlardaki rekabet, maaşları yükseltiyor. Michael Page’in 14 farklı ülkeden derlenen bilgilere göre hazırladığı ‘Global Bakış: Sağlık & Yaşam Bilimleri Sektöründe Trendler, İşe Alım ve Ücret’ araştırmasına göre Türkiye’de sağlık sektörü, hem yatılımlar hem de ücretler açısından globalde diğer ülkelere göre yükselişte olan bir trend gösteriyor. Araştırma son yıllarda hem ilaç hem de tibbi cihazlar endüstrisinde teknik uzmanlıklara verilen önemin ve bu pozisyonlar için işe alımlann arttığını ortaya koyuyor. Özellikle ilaç endüstrisinde, ilaç fiyatlarındaki dalgalanmalar istihdam planlamaları ile dengeleniyor. Sektör, teknik

Michaet Page Sağlık ve Yaşam Bilimleri Bölümü Müdürü Jülide Tunalı

ARAŞTIRMA SON YILLARDA HEM İLAÇ HEM DE TIBBİ CİHAZLAR ENDÜSTRİSİNDE TEKNİK UZMANLIKLARA VERİLEN ÖNEMİN VE BU POZİSYONLAR İÇİN İŞE ALIMLAR1N ARTTIĞINI ORTAYA KOYUYOR. ÖZELLİKLE İLAÇ ENDÜSTRİSİNDE, İLAÇ FİYATLARINDAKİ DALGALANMALAR İSTİHDAM PLANLAMALARI İLE DENGELENİYOR

anlamda donanımlı medikal yöneticiler, pazara erişim müdürleri gibi pozisyonlarda daha çok profesyonele ihtiyaç duyuyor. Ürün müdürü gibi daha az teknik yetkinlik gerektiren görevlere başvurularda bile teknik altyapıları ve mühendislik eğitimleri olan adaylar’ daha avantajlı oluyor. İlaç sektöründe yüksek performanslı yeteneklere yoğun talep olması, işverenlerin yetkin çalışanları şirketlerine dahil etme yarışını hareketlendiriyor. Dolayısıyla maaşlar yükseliyor ve şirketler yetenekleri ellerinde tutabilmek için eğitim programlarına ağırlık veriyor.

BİOMEDİKAL MÜHENDİSLER YÜKSELİŞTE

Tıbbi cihazlar endüstrisi sektör içinde öne çıkıyor ve farklı alanlardan gelen adayların ilgi odağı oluyor. Bu endüstrideki işletmeler en çok biomedikal mühendislerine ihtiyaç duyuyor. Biomedikal mühendisleri hızlı terfi alarak önemli pozisyonlara yükselebiliyor. Michael Page Sağlık ve Yaşam Bilimleri Bölümü Müdürü Jülide Tunalı, toplumun geneli için hayati önem taşıyan sağlık sektörünün son yıllarda Türkiye’nin öne çıkan sektörlerinden biri haline geldiğini ve gelecek vaat ettiğini vurguluyor. Tunalı, sektörün hakimiyetinin tıp doktorlarında olduğunu, bununla birlikte yakın gelecekte marka yönetimi, iş geliştirme ve pazara erişim alanlarında yeni pozisyonlar gelişeceğinin öngörüldüğünü belirtiyor.

Eurofertil Tüp Bebek Merkezleri icra Kurulu Başkanı ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr Hakan Özörnek

Eurofertil 2023’te 25 merkeze ulaşacak

TÜRKİYE’DEKİ EN YAYGIN TÜP BEBEK GRUBU OLAN EUROFERTİL, 2020’DE 20, 2023’TE İSE 25 MERKEZLE HASTALARINA HİZMET VERMEYE HAZIRLANIYOR. BUGÜNE KADAR 25 BİNİN ÜZERİNDE TÜP BEBEK TEDAVİSİ GERÇEKLEŞTİREN GRUP, 5 BİNDEN FAZLA BEBEĞİN DE DÜNYAYA GELMESİNDE ROL OYNADI

Bir hastane grubuna bağlı olmayan Türkiye’deki en yaygın tüp bebek grubu olan Eurofertil, tedavilerin yalınlaşması, hastalara gereksiz testlerin yapunlmaması ve laboratuvaıda gebelik şansını artıran son teknolojilerin kullanılması gibi öncelikle sektöründe fark yaratan en büyük markalardan biri. Yılsonunda yüzde 20’lik bir büyüme elde etmeyi öngördüklerini aktaran Eurofertil Tüp Bebek Merkezleri İcra Kurulu Başkam ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Hakan Özörnek, 2023 yılında ise 25 merkeze ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor. Özörnek ile gelecek hedefleri hakkında konuştuk.

• Sağlık sektöründe hangi vizyon ve misyona yatırım yaparak ilerliyorsunuz?

Sağlık sektöründe vizyonumuz, lider bir üreme sağlığı sunucusu olarak, ulusal ve bölgesel platformda öncelikli olarak tercih edilen ve referans gösterilen en büyük bağımsız tüp bebek klinikleri zinciri olmak. Bu vizyona uygun olarak ikisi müstakil, dördü hastane bünyesinde ve biri de yurt dışında olmak üzere yedi merkezin işletmesini yapıyoruz. Tüm grup İstanbul’daki ana merkez tarafından yönetiliyor ve her merkezimizde aynı başarı ve hizmet kalitesini sunuyoruz.

• Kurumsal yapmız ve sektördeki konumunuz hakkında bilgi verebilir misiniz? Sektörde ne gibi ilklere imza attınız?

Eurofertil Tüp Bebek Merkezleri olarak bir hastane grubuna bağlı olmayan Türkiye’deki en yaygın tüp bebek grubuyuz. Şu anda altı olan hizmet noktamızı her yıl artırarak, 2020 yılında 20 merkez hedefliyoruz. Embriyo gelişimini anlık takip eden Embryoscope cihazını birden fazla merkezde ilk kullanan grubuz. Ayrıca en kısa sürede sonuç veren genetik tarama testida Türkiye’de tek uygulayan merkeziz.

Bu durum bütün takım arkadaşlarımın ve işi yapan kurum ve kuruluşların başarısı olarak bizi gururlandırıyor. Bu noktada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Standartların yüksekliği işi yapan firmaların gelişimini de sağladı diyebilir miyiz?

2007 yılında ilk başladığımız dönemde bize iş yapan firmalardan bazıları ile hala çalıştığımızı ve bu firmaların o gün ile bu gün arasında ciddi gelişimler gösterdiğini görüyorum. Bu firmalar performansları ile bundan sonra uluslararası boyuttaki işleri yapabileceği kanaatindeyim. Bu durumun Türkiye içinde kazanılmış bir değer olduğunu düşünüyorum.

Güncel projelerinize dönersek, Ümraniye’deki projeniz yakın dönemde bitiyor. Proje ile ilgili olumlu tepkilerin geldiğini gözlemliyoruz ve bu standartta çalışmalara şahit olmayanlarında, ‘gerekli miydi’ gibi sorularına tanık oluyoruz. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Evet, Ümraniye Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi yapımının sonuna geldik. Bu çerçevede kurumdan kontrol için gelen yetkililerden olumlu tepkiler aldık. Yetkililerin bu standartlarda bir hastaneyi görmediklerini ifade etmeleri oldukça önemlidir. Bu noktaya nasıl geldiğimiz hususunda birkaç kelime saf etmek gerekirse, öncelikle tutturulan yüksek standardın ortaya koyulan sistem ile ilişkili olduğu söylenilebilir. Özelinde ise ortak bir akıl ile uygulama projeleri ile ihaleye çıkmamız başarımızda önemli bir etkendir. Diğer yandan ihale sonrası uygulama aşamasında profesyonel anlamda bir kontrol mekanizması kurmamız sürecin başarılı bir şekilde tamamlanmasını sağlıyor.

İnşası devam eden Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin de bu standartlarda bir çalışma olduğunu söyleyebilir miyiz?

Elbette, projemiz çerçevesinde İslam Kalkınma Bankası, Dünya Bankası’ndan ziyaretçilerimiz oldu. İşin kalitesinin ziyaretçileri etkilediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Diğer yanda buranın bir özelliği daha var. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul’un ana hastanelerinden biri ve bir buçuk milyona yakın poliklinik hastası var. Beş bin ameliyat hastası var. Bu nedenle yeniden yapım sırasında bu hastaneyi kapatamayacağımız gerçeği ile karşı karşıya kaldık. Bu noktada boş araziden başlayarak fazlı bir inşaat yapımını tercih ettik. Bu doğrultuda da hastanenin vermiş olduğu hizmetin aksamasının önüne geçmiş olduk. Bütün zorluklarına rağmen beş beş buçuk yıl gibi bir süre zarfında projeyi tamamlamayı düşünüyoruz.

Bu zorlu projede tüm bu çevresel etkilerin minimize edilmeye çalışıldığı bir çalışma ortamı içerisinde müşavir ve müteahhit firmamızın devasa kadrosunun uyumlu çalışmasından bahsedebiliriz ve onların özverili çalışmaları hastanenin hizmetlerini aksatmadan inşaatın devamını sağlamaktadır.
Yenilediğimiz hastanelerimiz depreme hazırlık çalışmalan doğrultusunda yenilenmektedir dolayısıyla deprem sonrası kesintisiz hizmet verebilir olması amaçlanmaktadır. Bizde bu vizyon ile tasarladık bu binaları. Dünyanın en iyi uzmanlan ile çalışarak sismik izolatör sisteme karar verdik. Bu hastaneye de üçlü sarkaç izolatör sistemi kurduk, buda deprem sırasında bile ameliyathanelerin bile çalışır durumda olmasını sağlayacak. Akıllı bina teknolojisiyle inşa edilecek hastane, Leed Gold (Yeşil Bina) Sertifikasına aday ilk kamu hastanesi oldu. Biz bu projelerin öncü projeler olduğunu düşünüyoruz. Buradan çıkarılacak derslerin önemli olduğunu düşünüyorum. Biz burada önümüzdeki 50 yılın hastanesini planladık ve yapıyoruz. Bu da enerjisini yarı yarıya kendi üretebilen, enerji verimliliği, su verimliliği gibi konularda gelişkin bir yapıya sahip olan bir hastane inşa ediyoruz.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*