SAĞLIK SEKTÖRÜNDEKİ OLUMLU GELİŞMELER VE KALİTE KAVRAMI

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE HEKİM KALİTESİ, TIP TEKNOLOJİSİNİ UYGULAYABİLME BECERİSİ VE SAĞLIK HİZMETİ SUNUMUNA YÖNELİK BAŞARILARIMIZ HIZLA ARTACAK.
SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN LİDER ÜLKELERİNDEN BİRİ OLACAĞIMIZ VE FARKLI BİR SÜREÇ YAŞAYACAĞIMIZ KONUSUNDA HİÇ ŞÜPHE GÖTÜRMEYEN BİR POTANSİYELE SAHİP OLDUĞUMUZU UNUTMAYALIM…”

Ülkemizde sağlık alanında özellikle 2000’li yılların başından itibaren yapılan düzenlemeler ve köklü değişikliklerin değerlendirmesini yapabilmemiz için yeterli bir zaman dilimini geride bıraktık. Son 10 yılda gerçekleştirilen ‘Sağlıkta Dönüşüm Projesi’ ile sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında toplanarak ‘genel sağlık sigortası’na geçilmesi çok önemli uygulamalardı ve sektörün özelliği nedeniyle vatandaşlarımızın tamamı bıı uygulamaların sonuçlarını birebir yaşayarak test etti. Bu hızlı dönüşüm sürecinde hastaların sağlık hizmetine ulaşmaları ve daha nitelikli sağlık hizmeti alabilmeleri, sürecin belki de en olumlu ve çarpıcı tarafı…

Ancak değişimlerin etkilediği alan bununla sınırlı değil elbette. Sektördeki arz ve talep oranlarında büyük değişiklikler, buna bağlı olarak tüketim (ilaç ve tıbbi malzeme) ile sağlık harcamalarındaki artış, yeni yetişmiş personel, hekim ve yardımcı sağlık personeli ihtiyaçları, yeni übbi teknolojinin kullanımı gereksinimi vb…

Örneğin ülkemizde 2002 yılında bir kişinin yıl içinde hekime başvuru sayısı 3,2 iken şimdi bu sayının 8,3’e ulaşüğı görülüyor. Bu sayı Fransa, Hollanda, Danimarka, Norveç gibi dünyanın gelişmiş birçok ülkelerindeki sayının üzerinde… Bir yandan vatandaşımızın hekime daha kolay ulaşabilmesinin verdiği olumlu gösterge varken, diğer taraftan talepteki bu artışın sağlık için öngörülen bütçe ile karşılanabilir olmaktan çıkma tehlikesini de beraberinde getirdiğini gördük. Bu sonuç nedeniyle birtakım kısıtlayıcı önlemler alınmaya başlandı. Sağlık hizmeti sunumundaki olumlu göstergelerde ülkemizde son 10 yıl içinde açılmış olan ‘özel sağlık kuruluşlan’mn payının olduğundan yola çıkarak bu kısıtlamalar özellikle özel sağlık hizmeti sunucularına yönelik oldu. Gerçekten de son 10 yılda Akredite Hastaneler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Güven Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Nüket Küçükel Ezberci ‘özel hastane’ sayısı 2 kat artarak 550’ye ulaştı. Bir başka ifade ile ülkemizde her 3 hastaneden biri özel hastane olarak hizmet vermektedir. Özellikle organ nakli, kalp damar cerrahisi ameliyatları gibi özellikli ameliyatların büyük bölümü özel hastanelerde başarı ile gerçekleştiriliyor. Özel hastanelerin sektördeki ağırlığının artması ayrıca rekabet ve kalite kavramlarını da ön plana çıkardı. Türkiye, Uluslararası Akreditasyon Belgesi’ne (JCI) sahip hastane sayısı açısından dünyanın ilk 3 ülkesi arasında yer alıyor. Bu belgeye sahip hastanelerin büyük bölümü ise özel hastanelerdir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*