MÜLKİYETİ MUHAFAZA SÖZLEŞMESİ

MÜLK

Ev, dükkân, arsa, arazi gibi taşınmaz mala veya vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin sahip olduğu yere “mülk” denı’r. Ayrıca;

Devletin hakimiyeti altındaki toprakların tümü ve ülke demektir. “Adalet Mülkün Temelidir” sözleri bunu açıkça ifade eder.

MÜLKİYET HAKKI

Bir kimsenin, bir ferdin herhangi bir şey üzerindeki sahipliği veya egemenliği demektir. Bir şeye malik olan kimse o şey üzerinde kanun çerçevesinde dilediği gibi tasarruf edebilir (M.K. mad. 618).

MÜLKİYETİ MUHAFAZA SÖZLEŞMESİ

Mutlak anlamı ile mülkiyet hakkında 3 unsur vardır

1. Tasarruf hakkı

Malik olan bir kişi sahip olduğu şeyi İsterse hibe edebilir, satabilir hatta yok edebilir.

2. Kullanma hakkı

Bir şeye malik olan kimse o şeyi istediği zaman ve istediği sürece kullanabilir.

3. Faydalanma hakkı

Mülkiyet hakkına sahip olan kimse malını isterse kendisi kullanarak yararlanabileceği gibi başka şahıslara kiralıyarak da yararlanabilir.

Bizim anayasamızda mülkiyet bir hak olarak vatandaşlara tanınmakta, fakat bunun kamu yararına aykırı olmayacağı kabul edilmektedir (Madde 36), Ayrıca Anayasamızda toprak mülkiyeti hakkında da özel hükümlere yer verilmiş ve kamu yararının gerektirdiği hallerde devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin özel mülkiyette bulunan gayrimenkul leri, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şar tiyle kanunda gösterilen esas ve usullere uyarak kamulaştırabileceği öngörülmüştür. Bu duruma göre Türk hukukunda mutlak bir mülkiyet hakkı var denilemez. Gerektiğinde kamu yararı mülkiyet hakkından önce gelmektedir.

Bir taraftan satıcıya mülkiyeti koruma hakkı vermekle beraber diğer taraftan alıcının da kullanma ve maldan yararlanmasını mümkün kılan ve bu şekilde işlemi aynî bir teminata bağlayan bir sözleşmedir (M.K. mad. 688).

Bu sözleşmeler resmi şekle bağlıdır. Nitekim sözleşme; Menkulü alan kimsenin ikametgâhındaki Noter tarafından tasdik ve tescil edilirse geçerli olur. Bu bakımdan mülkiyeti muhafaza kaydiyle yapılan satış sözleşmeleri gerek âkitlerin, gerek üçüncü kişile

rin hak ve yararlarını korumak amaciyle özel şekle bağlı tutulmuştur. Bu şekle uyulmadığı takdirde akit, borçlar kanununun 11 nci maddesinin koyduğu kural karşısında geçerli olmaz. Bu şekil şartı âdi satışları olduğu gibi ticari satışları da kapsamı içine alır.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*