MÜKELLEFİYET

Genel olarak bir şahsa yükletilen bir külfet, bir görev ve şartlara mükellefiyet denir. Mükellefiyet (yükümlülük) hukukta;

Kamu gücüne dayanarak kişileri rızalarını almadan para veya mal verme ya da çalışma zorunda bırakmaktır. Kendisine kanunla ya da mevzuatla yükletilen görevi yapan, para, mal verme ve çalışma zorunda bırakılan kişilere de “mükellef yükümlü” denilir. Askerlik, vergi ve çalışma mükellefleri gibi.

Biz burada bütün şahıs ve kuruluşları ilgilendiren vergi mükellefiyetine değinmek istiyoruz

Gelir vergisi kanununun esas hükümleri “mükellefiyet” ile başlamaktadır. Burada mükellef olarak gerçek kişi kabul olunmuştur. Çünkü gerçek kişilerin gelirleri, gelir vergisine tabidir.

Gelir; bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.

Vergiye tabi gelirler

Ticari kazançlar,

Zirai kazançlar,

Ücretler,

Serbest meslek kazançları,

Gayrimenkul sermaye iratları,

Menkul sermaye iratları,

Sair kazanç ve iratlar olarak sayılmış? tır.

Bunların dışında gelir vergisi sözkonusu değildir.

Tüzel kişiler, kurumlar vergisine tabidir.

O halde; aslında aynı kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratları vergileyen gelir vergisi kanunu ile kurumlar vergisi kanUnu aracındaki fark mükellefleri yönündendir. Ancak bazı şirketlerin ortakları bu şirketlerden aldıkları kazanç payları üzerinden şahsen vergi mükellefi oldukları halde kurumlar vergisi ka nunu bütün tüzel kişileri kapsamamaktadır.

1) Gelir vergisi mükellefleri

Gerçek kişiler,

Adi şirket ortakları,

Kollektif şirket ortakları,

Komandit şirketlerin komandite ortak ları’dır.

2) Kurumlar vergisi mükellefleri

Sermaye şirketleri (Anonim, Limited ve Eshamlı Komandit Şirketi),

Kooperatifler, (Okul kooperatifleri hariç),

İktisadi kamu kuruluşları,

Dernek ve vakıflara ait iktisadi işlet meler’dir.

Görülüyor ki, Ticaret Kanununa göre kurulan kollektif şirketlerle komandit şirketler tüzel kişiliği olduğu halde kurumlar vergisi kapsamına alınmamış, aslında tüzel kişiliği olmayan adi şirketler de yine bu kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır.

Dernekler ve vakıflar da kurumlar vergisi mükellefi değildirler. Ancak şirket niteliğinde olmadığı halde bunlara bağlı iktisadi işletmeler mükellef sayılmışlardır.

3) Gelir vedgisinde ve kurumlar vergisinde mükellefiyet ikiye ayrılmıştır

a. Tam mükellefiyet

Türkiye’de yerleşmiş olanlar (İkametgâhı Türkiye’de bulunanlar) ve resmi daire ve kuruluşlara bağlı olup işleri dolayısiyle yabancı memleketlerde oturan, orada benzeri bir vergiye tabi olmayan Türk vatandaşları “Tam mükellefiyet” esasına tabi olacaklardır. Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak

6 aydan fazla oturanlar Türkiye’de ikamet etmiş sayılır.

b. Dar mükellefiyet

Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerdir. Bunlar yanlız Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve gelirler üzerinden vergi verirler. Fakat bankadaki paralarının faizleri İle menkul kıymet satışından doğan kazançlar Türkiye’de elde edilmiş olsa bile vergi konusuna alınmazlar.

Yerleşme sayılmayan haller; Örneğin bel

li ve geçici bir görev ya da iş için Türkiye’ye gelen iş adamları, teknik elemanlar, uzmanlar, memurlar gibi kişilerle tahsil, tedavi, dinlenme veya seyahat maksadiyle gelenler yerleşmiş sayılmazlar. Keza tutuklanma ve hastalık gibi elde olmayan nedenlerle Türkiye’de alıkonmuş veya kalmış olanlar da yerleşmiş olmazlar. Ancak bu gibilerin Türkiye’de ne şekilde olursa olsun elde ettiği kazanç ve gelirler vergiye tabidir.

4) Gider vergisi mükellefi

6802 sayılı kanunun 30 ncu maddesine göre banka ve sigorta muameleleri vergisini (Gider vergisini) banka ve bankerlerle sigorta şirketleri öder. Bu vergiyi yaptığı iş dolayı siyle müşteriden alabilirler.

5) Damga vergisi mükellefi

Akitlerle ilgili kâğıtlar, kararlar ve mazbatalara; ticari işlemlerde kullanılan kâğıtlara gerek nisbi ve gerekse maktu olarak alınan damga resmini, işlemi yaptıran gerçek ve tüzel kişi ödemekle mükelleftir.

6) Emlâk vergisi mükellefi

Bina vergisini, binanın maliki varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.

Bir binaya müşterek mülkiyet halinde malik olanlar hisseleri oranında mükelleftirler. İştirak halinde mülkiyete malikler vergiden müteselsilen (zincirleme) sorumlu olurlar. Arazi ve arsa da aynı şekildedir.

7) Emlâk alım vergisi mükellefi

Vergi konusuna giren gayrimenkullerle hakları iktisap eden kişilerdir. Trampada her

iki taraf kendilerine düşen vergiyi ödemekle yükümlüdürler.

Arsa üzerine inşa veya binaya ilâve suretiyle meydana getirilen binalar, bağımsız bölümler ve katlar meydana getirilmesinde mükellef; adlarına yapı kullanma izni (iskân belgesi) verilmiş olanlardır.

8) Gayrimenkul kıymet artışı vergisi mü kellefi

Bina, arazi ve arsaları, tapuda adına kayıtlı olarak devir ve temlik eden gerçek veya tüzel kişilerdir.

9) Bina inşaat vergisi mükellefi

Bina inşaat vergisini, yeni inşaat ya da ilâve ve tadilât için inşaat ruhsatı alan gerçek veya tüzel kişiler öder.

10) Mali denge vergisi mükellefi

Gelir vergisine tabi gerçek ücretler ve ücret sayılan ödemeler (istisnadan yararlanan hariç)

Gelir vergisine tabi telif ve patent haklarının satışı ve kiralanması dola yısiyle dar mükellefiyete tabi olanlara yapılan ödemeler,

Dar mükellefiyete tabi kurumların kurumlar vergisi kanununa göre kurumlar vergisi kesintisine tabi kazanç ve iratları,

Bankaların nakit ikramiyeleri ile spor toto ve milli piyango ikramiyeleri ödeyenler,

mali denge vergisi kesintisi yapmakla mükelleftirler. Bunların dışında kalan ödemelerden mali denge vergisi kesilmez.

11) Veraset ve intikal vergisi mükellefi

Veraset yoluyla veya ivazsız (karşılıksız) bir şekilde mal iktisap eden kişilerdir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*