Mevduat faizlerindeki artış ya da azalış borsayı nasıl etkiler?

I980 öncesi Türk ekonomisinde mevduat faizleri genellikle negatif düzeydeydi. Yani tasarruf sahipleri, bankalara yatırdıkları mevduattan yıl sonunda gerçekleşen enflasyonun bir hayli altında faiz alabiliyorlardı. 24 Ocak I980 İstikrar Tedbir leri’nin ardından yükseltilen faziler, günümüze kadar kah üst limitle sınırlandırıldı, kah serbest bırakıldı. Ama bu oran genellikle ya yıllık enflasyona paralel gitti ya da bir iki puan üstünde kaldı. Enflasyonun Türk ekonomisinde müzmin hale geldiği günümüzde yatırımcılar da enflasyonun paralarını eritmemesi için çeşitli yatırım araçlarında değerlendiriyorlar. Özellikle emekliler ve memur kesimi, başka yatırım araçları ile uğraşma imkanı bulamadıkları için paralarını bankayı yatırmayı tercih etmektedirler. Faizlerdeki birkaç puanlık yükseliş paranın yönünü bankalara çevirir, tersi durumda ise para bankalardan kaçar. İşte faizin yükseldiği dönemlerde piyasadaki paranın bankalar gitmesi, borsaya gitmesi muhtemel paranın azalması dolayısıyla talepte bir azalma olması anlamına gelir.
Her geçen gün daha büyüyen ve genel ekonomik yapı ile bütünleşen, dolayısıyla daha duyarlı hale gelen borsa ile mevduat faizleri arasında ters orantılı bir ilişki vardır. Mevduat faizlerinde bir iki puanlık artış bile klasik hisse senedi yatırımcısını etkilemez. Çünkü mevduat hisse senedi yatırımcısı genellikle riski sever ve yüksek getiri elde eder. Ancak yine de “yüzer geçer” yatırımcıların ve riski sevmeyenlerin faiz artışlarında bankalara yönelmesi sözkonusudur.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*