LİKİDE & LİKİDİTE

LİKİDE

Likide etmek, alacak ve verecekleri hesaplayarak sonucu belirtmektir. Borçlarını likide etmek; hesaplarını, alacaklarını tahsil ederek ve borçlarını ödeyerek tasfiye etmektir. Çabuk elden çıkarmak amacıyla elindeki malı ucuz veya düşük fiyatla satmak da “likide” dir.

LİKİDİTE

Ticari ve mali işletmelerde kullanılabilen kısa vadeli sermaye demektir. Aslında kolaylıkla paraya çevrilme kabiliyeti fazla olan varlıklardır. Bunlar işletme aktifinde yer alan; kasa ve bankalar, senetler ve diğer kıymetli evraktır. Likiditeyi, seyyaliyet ve ödeme kabiliyeti (solvabilite) diye kısaca tanımlayabiliriz. Bununla beraber;

Gerçek likidite, işletmenin tasfiyesi halinde varlıkların bütün borçları karşılayabilmesi, teknik likidite de işletmenin vadesi gelen borçlarını ödeyebilmek için gerekli paraya sahip olmasıdır. Şu halde;

Likidite, kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü olduğuna göre fertlerin ve firmaların kasalarındaki paraları, bankalardaki paraları ve derhal tahsil edebilecekleri alacakları birinci derece likidite niteliğindedir.

Vadeli mevduat ve hazine bonoları ikin ci derece likidite sayılır. Bunlara “para benzeri” veya “likidite benzeri” de denilmektedir.

Borsalarda kote edilmiş menkul kıymetler, altın sikkeler ve külçe altın az çok kolaylıkla satılabilmektedir. Bunlar da üçüncü derece likidite sayılmaktadır.

Firma aktifindeki kısa zaman paraya çevrilebilir değerler ile kısa vadeli borçlar arasındaki orana “likidite katsayısı”, mütedavil değerlerden stoklar ve akreditiflerin düşülmesiyle meydana gelen tutarların kısa vadeli borçlara bölünmesinden elde edilen rakama da “likidite oranı” denir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*