Kredili işlemlerin yatırımcı açısından tehlikesi var mıdır ? Köşeye sıkıştırma nedir ?

Kredili hisse senedi alım satımının, yıllardır hisse senedi piyasalarında işlem hacmini ve dolayısıyla likiditeyi artırdığı gözlemlenmiştir. Ancak bu işlemler, baş langıçta o hesaba yatırılan özkaynağın portföy toplamına oranın düşük tutulması veya kredili alımda yatırımcının beklentisinin aksine piyasanın yükselmesi durumlarında yatırımcıdan kaybettiği parayı veya hisse senedini tamamlamasının isteneceği özkaynak/portföy toplamı oranının düşük belirlenmesi halinde kredili işlemlerin piyasa yükselirken piyasanın yükselme hızını ve piyasa düşerken de piyasanın düşme hızını artırdığı görülüyor. Örneğin, 1929 33 krizini araştıran ABD Senato Komisyonu, raporunda başlangıç marjının yüzde 25 olarak belirlenmiş olmasının piyasa düşerken zincirleme etki yaratarak bu düşüşü hızlandırdığı, bundan sonra kredili hisse senedi alım satımlarından marjın (özkaynağın) daha yüksek tutulması gerektiği belirtiliyor.
Dar piyasalarda ise kredili alım satım nedeniyle ortaya çkan ve “köşeye sıkıştırma” denebilecek bir olayla karşılaşılıyor. Köşeye sıkıştırma, şöyle gerçekleşiyor. Hisse senetlerinin birkaç kişinin elinde toplandığı durumlarda açığa satış yapanlar, sattıkları hisse senetlerini o hisse senedinde büyük portföyü olan bu birkaç kişiden borç alıyorlar ve piyasa yükselince veya büyük portföy sahipleri tarafından manipüyasyonla yükseltilince açığa satış yapıydorlar, bu açığı kapatmak için daha önceden düşük fiyatla sattıkları hisse senetlerini bu defa büyük potföy sahiplerinden çok daha yüksek fiyatla almak zorunda kalıyorlar.
Kısacası, özellikle piyasanın düşüş dönemlerinde aracı kurumun müşterisine banka kanalıyla kullandırdığı kredinin, banka tarafından kapatılması veya kredi faizlerinin ödenmesi istenebilir. Bu da satışların yoğunlaşmasını ve sonuç olarak hisse senedi fiyatlarının aşırı değer kaybına neden olabilir. Nitekim, kriz dönemlerinde bu durum açık bir şekilde gözlenmiştir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*