Kredi Kullanımında İstihbarat

İSTİHBARAT

A GENEL BİLGİ

İstihbarat almak ve vermek bankaların en önemli bir konusudur. Kredi her ne şekilde olursa olsun risk demektir. İstihbaratın anlam ve amacı da tehlike veya riski azaltmaktır. Bu bakımdan istihbarat; müşterilerin ya da müşteri olabilecek firmaların hukuki, mali ve ahlâki durumlarım, fş ehliyeti ve teşebbüs kabiliyetlerini saptamak ve izlemektir.

Kredilerin seyyal olarak işlemesi, alacakların donmaması ve kaynakların, gerektiğinde en kısa bîr zamanda paraya çevrilecek surette kullanılması Bankalar için hayati bir önem taşır.

Kredinin seyyaliyetini sağlamak ve riski vadesinde tahsil edebilmek için, müşterinin ödeme gücünü aşmayacak şekilde tesbiti gerekir. Bu nedenle; firmanın kişiliği, teşebbüs kabiliyeti ve başarı derecesi, kredinin ne İçin İstendiği ve nerede kullanılacağının esaslı bir incelenmesi ve bu konuda sağlıklı bilgiler toplanması şarttır.

B İSTİHBARAT İŞLERİNDE GİZLİLİK VE TARAFSIZLIK .

İstihbarat görevlileri bankaya ve bankaya ait sırları ifşa ederlerse 7129 sayılı Bankalar Kanunu’nun 74. maddesine göre ceza görürler.

Çeşitli kanun hükümlerine göre yetkili mercilere, istekleri üzerine verilecek bilgiler bu hükmün dışındadır.

C TEŞKİLÂT VE SORUMLULUK

İstihbarat teşkilâtı yetersiz ve bozuk olan mali kuruluşlar ve bankalar müşterilerinin gerçek durumlarını yakından bilemiyeceği için gözü kapalı iş görüyor ve böylece ödünç, verdiği paraları bir sürü tehlikelere karşı bırakıyor demektir.

Kredi darlığı, genel fiyat yükselişleri, savaş tehlikeleri gibi ekonomik ve siyasal sıkıntılar her an için paraya olan ihtiyacı zorlıyabileceklerinden bankalar böyle durumları sarsıntısız karşılayabilmek için kaynaklarını en kısa zamanda paraya çevirebilecek bir şekilde kullanmak zorundadırlar. Verilmiş bir kredinin geri alınması ise o krediyi kullananın ödeme kabiliyetine bağlı bir şeydir. İşte bu nedenle istihbarat konusunun önemi kendiliğinden ortaya çıkar.

İstihbarat işleri, kredi açma hususunda son kararı verme yetkisi olan müdürün denetimi altında yürütülür. Ancak, istihbarat genel müdürlükçe merkezleştirilirse, denetim yetkisi de bu merkeze veya uygun görüldüğü halde şube müdürüne ait olur. Doğal olarak iş hacmine göre istihbarat teşkilâtı yeteri kadar elemanlarla güçlendirilir.

Yapılan istihbaratın doğruluğundan, istihbaratı yapanlar ve denetim yetkisi olanlar zincirleme sorumludurlar.

D ŞAHSI DURUMLA İLGİLİ İSTİHBARAT

Hakkında istihbarat yapılan firma, gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir. Firmanın şahsi durumu ile ilgili olarak saptanması gereken konular Hüviyet (kişilik),

Ahlâk ve seciye (moralite),

Yetenek ve işte başarı derecesi,

Krediyi engelleyen veya kısıtlayan haller’dir.

1 Hüviyet

Şu unsurlardan oluşur;

Ticaret unvanı,

(Varsa) işletme adı,

İkametgâhı (adresi),

İştigal konusu (ticaret türü ve sınıfı),

Kuruluş (tescil) tarihi, süresi,

Sicil numarası,

Hukuki ehliyet.

a) Ticaret unvanı Firmanın ticari işletmesine ilişkin işlerinde imzasıyla birlikte kullanacağı addır. Her tacir, ticari işletmesiyle ilgili işleri ticaret unvanıyla yapmaya, senet ve diğer evrakı bu unvan altında imzalamaya mecburdur (T.K. mad. 41).

Firma gerçek bir şahıs ise, ticaret unvanı kısaltılmadan ad ve soyadından oluşur (T.K. mad 43/1). Ticari şirketlerden;

Kollektif şirketin unvanı, bütün ortakların veya hiç olmazsa ortaklardan birinin adı ve soyadıyla “kollektif şirketi” ibaresini kapsar (T.K. mad. 44/1).

Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin unvanı, komandit ortaklardan hiç olmazsa birinin ad ve soyadıy la şirketi ve nevini gösterecek bir ibareyi kapsar (T.K. mad. 44/2).

Limited, anonim ve kooperatif şirketlerin ticaret unvanlarında da, “limited şirket”,

“Anonim şirket” ve “Kooperatif” kelimelerinin bulunması şarttır (T.K. mad. 45/2).

Şirketleri, statüleri gereğince yetkili organları temsil ettiklerinden, istihbarat sırasında şirket ana sözleşmesini incelemek, temsile yetkili kişilerin hüviyetlerini tesbit ederek imza sirkülerini almak gerekir.

Kanunen tacir sayılan donatma iştiraki, dernekler tarafından işletilen ticari işletmeler, tesisler ve vakıflara bağlı ticari işletmeler ve kamu tüzel kişileri tarafından işletilen ticari işletmelerin ticari unvanları kendi adlarıdır.

Adi ortaklıklarda; bunlarla yapılacak işlemlerde tüm evrak ve belgelerin tüm ortaklara imza ettirilmesi esas olduğundan bu ortakların ayrı ayrı hüviyetlerini tesbit etmek gerekir. Ancak ortaklardan birine veya bir kaçına yetki verilmişse bu da not edilmelidir.

b) İşletme adı İşletme sahibini hedef almadan doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırdetmek için kullanılan addır (T.K. mad. 55). (Sağlık eczanesi gibi).

İşletme adını kullanmak isteğe bağlıdır. Ama kullanılacaksa tescil mecburidir. Aslında işletme adı ticaret unvanının bir ilâvesi gibidir.

c) İkametgâhı (Adres) Medeni kanunun 19. maddesine göre, bir kimsenin yerleşmek niyetiyle oturduğu yer onun ikametgâhıdır.

Bir kimsenin aynı zamanda birden çok ikametgâhı olamaz. Ancak medeni kanunun 19. maddesinin son fıkrasında, rktisadi bir gaye güden kişilerin, yani ticari ve sınai kuruluşların ikametgâhlarının birden çok olabileceği kabul edilmiştir. Bu bakımdan tacirlerin ve şirketlerin şubelerinin bulundukları yerleri de ikametgâhı saymak firmanın merkezini, şubelerini, iş ve idare yerlerin! açık adresleriyle tesbit etmek lâzımdır, ( İkametgâh)

d) İştigal konusu istihbarat sırasında firmaların İştigal konularının tesbiti, özellikle şirket şeklindeki tüzel kişilerde önem taşır. Çünkü, ticaret kanunu’nun 137. maddesinde, ticaret şirketlerinin, şirket sözleşmesinde yazılı işletme konusunun çerçevesi içinde kalmak şartıyla hak kazanacakları ve borçlanabilecekleri hükmü konulmuş ve böylece şirket yöneticilerinin şirket sözleşmesinde öngörülmeyen işlere girişerek ortakları zarara sokmaları ihtimali önlenmek istenmiştir.

Örneğin, şirket lehine bir teminat mektubu verilirken taahhüt edilen işin işletme konusuna girip girmediği mutlaka incelenme lidir. İştigal konuları dışında yapılan taahhütler ve kefaletler muvazaa hissini verebilir.

e) Kuruluş (tescil) tarihi ve süresi Firmaların kuruluş tarihler! “hüviyet” in unsurlarından biridir. Özellikle şirketlerin istihbaratı yapılırken kuruluş tarihinden başka müddetin tesbiti gerekir. Çünkü bu sürenin bitiminde, banka bakımından bazı hukuki tedbirlerin alınması gerekecektir.

f) Sicil numarası Firmanın hüviyetiyle ilgili hususlar Ticaret Sicil Memurluklarından araştırılır ve saptanır. Bu arada sicil numarasıyla tescilin ilân edildiği gazetenin tarih ve numarası da not edilir.

g) Hukuki ehliyet Bunda, firma sahibinin reşit olup olmadığı, hacir altında veya medeni haklardan yoksun bulunup bulunmadığı araştırılarak vasi veya kanuni mümessillere mahkemece izin verilip verilmediği saptanır.

Medeni kanunun 159. maddesi hükmü karşısında sahibi kadın olan firmalar hakkında yapılacak istihbaratta, kadının evli olup olmadığı, evi! ise ticaretle iştigaline kocasının veya hakimin izin verip vermediğinin tesbiti gerekir.

Adi ortaklıklarda hangi işlemlerin ortaklığı sorumlu ve sorumsuz hale sokacağı, buna göre ortakların şahsi durumlarıyla imza yetkileri tesbit olunur.

2 Ahlâk ve seciye (Moralite)

Tek firmalarda, firma sahibinin, şahıs şirketlerinde sorumlulukları sınırsız olan ortakların (kollektif ve komandite ortakların) sermaye şirketlerinde şirket yöneticilerinin ve belli başlı ortakların, ahlâk ve karakterini tahkik ve tesbit etmektir.

Burada söz konusu olan, daha çok, ticari ahlâk, yani taahhütlere sadakat keyfiyeti ise de bunun genel ahlâk (moralite) kavramı ile çok yakından bir ilgisi olduğu açıktır. Bu nedenle, istihbarat yapılırken, firmanın piyasadaki itibarı, karakteri, yetişme tarzı, ailevi durumu, yaşayışı ve sorumluluk duygusu gibi hususlar da dikkate alınır.

Neticede firma sahibinin ahlâkı Çok iyi, iyi, orta ve zayıf olmak üzere derecelere ayrılarak istihbarat bülten veya kartonlarına not edilir.

Ahlâk ve karakter bakımından ‘‘iyi” notunu alanlar, dürüst karakterli, her türlü yazılı ve sözlü taahhütlerine bağlı firmalardır ki bankamın normal müşteri kütlesini bunlar oluşturur.

Bunların içinde yalnız iş hayatında değil özel hayatında da örnek olacak ahlâk sağlamlığına sahip olan, sözleri senet sayılan ve bu güzel huyları deneyden geçmiş bulunan firmalara “çok iyi” veya olağanüstü ahlâklı notu verilir.

Ahlâkı “orta” derecede olanlar taahhütlerini yerine getirmekte kaypaklık ve döneklik göstermiş kimselerdir ki banka böyle bir firma ile çalışmak zorunda kalırsa ihtiyatlı ve tedbirli davranması ve teminatla çalışması gerekir.

Ahlâkı “Zayıf” veya “Fena” olanlar arasında İse; sözünde durmayan, hileye sapan, taahhütlerini yerine getirmeyen firmalar yer alır. Artık bunlarla çalışılması doğru değildir.

3 Yetenek ve işte başarı derecesi

Ahlâki ve mali durumu elverişli görülen bir firma işlerini başarı ile yürütecek yete

nekte değilse kendisine verilen kredinin riski asla yok edilmiş olmaz.

Bu bakımdan krediden yararlandırılacak firmanın, işinde ehil ve başarılı olup olmadığı, tecrübeli bir firma olarak tanınıp tanınmadığı veya benzeri iş yapanlar arasında sivrilip sivrilmediği piyasa değişikliklerine uyma yeteneği, sarsıntı geçirmiş bulunuyorsa bunu ne suretle giderdiği hususları da in celenmelidir.

4 Krediyi engelleyen veya kısıtlayan haller

Kredi yönetmeliğinde varsa firmaların kendileriyle kredi işlemi yapılamayacak şahıslardan olup olmadığı araştırılır.

Spekülâtif nitelikte inşaat yapıp satmak işiyle uğraşan kişilere kredi açılamayacağı gibi.

E MALİ DURUMLA İLGİLİ İSTİHBARAT

Kredide riski önleyici tedbirlerden biri de, krediyi müşterinin mali takati yani ödeme aücü ölçüsünde açmaktır.

Bunu sağlamak üzere, bankaca firmanın mali durumunun incelenmesi ve eleştirilmesi gerekir. Bugünkü uygulamada Bankalar Birliği 7129 sayılı Bankalar Kanununun 46. maddesi hükmüne dayanarak alınması gereken hesap vaziyeti yanında 150.009. lirayı aşan krediler için;

Açıklayıcı notlardan başka, Mali tahliller ve Gelir durumu inceleme tablolarının da alınmasını zorunlu kılmıştır.

1 Mali tahliller tablosu ile elde edilecek bilgiler

Mali tahliller tablosuna geçirilen ve nis betler vasıtasıyla firmanın mali yapısı hakkında aşağıdaki bilgiler elde edilebilir.

a) Mütedavil kıymetler (cari aktifler)

Toplam olarak görülen bu rakam firmanın nakit veya bir yıl içinde paraya çevrilebilecek,

yani gelecek yıl içinde ‘kısa vadeli borç ödemelerinde kullanılabilecek mevcutlarını gösterir.

b) Kısa vadeli (cari) borçlar Firmanın bir yıl içinde ödenecek borçlarının toplamı olarak pasifte görülen bu rakaın, mütedavi/ kıymetlerle karşılaştırılarak müşterinin kısa vadeli borç ödeme kabiliyetinin tesbitine yarar.

c) İşletme sermayesi Mütedavil kıymetler toplamından, kısa vadeli borçlar toplamı düşülerek bulunacak bu rakam, firmanın kısa vadeli aktif değerleri bakiyesidir.

İşletme sermayesi, cari aktiflerin paraya çevrilme kabiliyetiyle sınırlıdır. Çünkü satıla mıyan çok yüksek stok seviyeleri veya tahsil edilemiyen yüksek miktarda alacaklar, bu rakamın olumlu olmasını ve hatta yüksek miktarlara ulaşmasını sağlar iselerde, kısa vadeli borçların ve bu arada bankanın açacağı kısa vadeli kredinin geri ödenmesini sağlı yamazlar.

İşletme sermayesinin seviyesi işletmelerin özel durumlarına göre farklı olacaktır. Ancak bu rakamın yıllar içinde geçirdiği seyir, firmanın işletme sermayesinin azalma veya artma yönünde olup olmadığım gösterecek ve firmanın kısa vadeli mali durumunun tatmin edici olup olmadığı hakkında fikir verecektir.

d) Cari nispet “Mütedavil kıymetler toplamı” nın ‘‘kısa vadeli borçlar toplamı’.’na bölünerek hesaplanan bu nispet, firmanın kısa vadeli borçlarını cari aktiflerle karşılayabilme derecesini gösterir ve kısa vadeli borç ödeme kabiliyetinin bir ölçüsü olarak kullanılır. Bir çok firmalarda % 200 cari nispeti (yani her kısa vadeli borç lirasına iki liralık cari aktif isabet etmesi) ideal bir ölçü kabul edilirse de, çeşitli iş alanlarının özellikleri nedeniyle bu nisbetin daha yüksek veya daha alçak olması da gerekli görülebilir.

e) Likidite nispeti “Mütedavil kıymetler toplamı”ndan bilançonun aktifindeki “emtia mevcudu ve akreditifler toplamı” çıkarıldıktan sonra geriye kalan değerin “kısa vadeli borçlar toplamı”na bölünmesi suretiyle bulunan bu nispet işletmenin kısa vadeli borç ödeme kabiliyetinin bir ölçüsüdür.

Genel olarak % 100 (bire bir) nispetinin (yani her kısa vadeli borç lirasına 1 liralık ani ödemeler için kullanılabilecek aktiflerin isabet etmesi ideal bir ölçü olarak kabul edilebilir. Ancak, firmanın iştigal konusu ve yararlandığı kredi çeşitleri bakımından ve örneğin emtia ve vesaik kredileri risk bakiyelerinin yüksek düzeyde bulunması nedeniyle likidite nispeti düşük olursa bu da dikkate alınır.

f) Ticari alacakların satışlara nispeti

Bilançonun aktifindeki “senetli ve senetsiz alacaklar” toplamının, gelir tablosundaki “net satışlar” rakamına bölünerek hesaplanan bu nispet, ticari alacakların satışlar içindeki derecesini yani yüksek olup olmadığını gösterir. Alacaklar, cari aktifler arasında da büyük bir yekûn teşkil ediyorsa, firma alacaklarının esaslıca incelenmesi gerekir.

g) Stok devir sür’ati; Gelir tablosundaki “satılan malm maliyeti” rakamının ortalama emtia mevcudu miktarına bölünerek hesaplanan stok devir sür’ati, özellikle işletme satış faaliyetlerinin verimi, stokdaki malların kalitesi ve satış kabiliyeti hakkında fikir edinmeye yarar bir tahlil vasıtasıdır.

h) Borçlar toplamının maddi özvarlığa nispeti Firmanın cari ve uzun vadeli bütün borçlarının, (yani bilançonun pasifindeki kısa ve uzun vadeli borçlar toplamının) maddi öz varlığa bölünerek bulunan nispettir. Bu nispet, firmanın bütün borçlarının, firma sahip veya ortaklan tarafından sağlanan özserma ye ile ilişkisini tesbit eder.

i) Öz varlık Bilançonun pasifindeki özsermaye toplamından, varsa aktifdeki zararların düşülmesi suretiyle bulunan rakamı ifade eder. Maddi özvarlık ise, bu toplamdan bilançoda görülen gayrimaddi sabit kıymetler toplamı düşüldükten sonra geriye kalan değerdir. O halde; Borçlar toplamının maddi özvarlığa nispetinin, normal olarak % 100 (bire bir) ün üzerine çıkması, işletmenin öz sermayeden fazla borç altında olduğunu gös terir.

j) Maddi özvarlığın devir sür’ati Gelir tablosundaki “net satışların maddi özvarlığa bölünerek hesaplanan bu devir sür’ati, işletme faaliyetlerinde maddi özvarlığın verimli bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı hususunu belirlemeye yarar.

Bu devir süratinin düşük olması sermayenin gereği kadar değerlendirilemediğini ve özvarlık miktarıyla orantılı bir satış seviyesinin gerçekleştirilemediğini, bu seviyenin üstünde bir devir sürati ise sermayenin tehlikeli olabilecek derecede fazla kullanıldığını ifade eder.

Sermayenin tehlikeli olabilecek derecede fazla kullanılmış olması, ya işletmenin, belirli satış hacmini muhafaza edebilmek İçin fazla borçlanmakta olduğunu ve alacaklılar bakımından tehlikeli bir durumun var olduğunu veya işletme faaliyetinin son derece verimli olduğunu gösterir.

k) Maddi sabit kıymetlerin maddi özvar iığa nispeti Bilançodaki “maddi sabit kıymetler net” rakamının maddi özvarlığa bölünerek hesaplanan bu nispet, sabit aktiflere bağlanmış olan özsermaye nispetinin bir ölçüsünü teşkil eder.

Sabit aktiflere yatırılan miktarlar arttıkça, işletmenin kâr ve hasılatından düşülecek amortisman sabit masrafları yükselecek ve ekonomik bunalım dönemlerinde işletmenin zararlı duruma geçmesi ihtimali de artacaktır.

Ayrıca bu nispet ne kadar yüksek olursa işletmenin alacaklıları da o derece az korunmuş olur. Bu takdirde öz varlığı artırmak gerekecektir.

I) Bilanço kârının öz varlığa nispeti “Bilanço kârı” nın özvarlığa bölünmesiyle bulunan bu nispet, işletmedeki yatırımların tam anlamıyla değerlendirilip değerlendirilmediği, yani bu fonların kârlılık derecesini tesbite yarar.

Genel olarak nispet ne kadar yüksek olursa karşılık derecesi de o kadar yüksektir. Ancak, burada tesbit edilecek yüksek bir nispet, işletmenin çok fazla borçlanmış olmasından da ileri gelebilir. Bu nedenle buradan çıkarılacak sonuçlar, diğer nispetlerle birlikte incelenmelidir.

m) Bilanço kârının aktif toplamına nispeti Bilanço kârının aktifler toplamına bölünerek bulunur. Bu nispet, yukarıdaki nispetin tamamlayıcısıdır ve işletmenin bütün kaynaklarını ne derece kârlı bir şekilde kullandığını tesbite yarar. Nispet ne ‘kadar yüksekse, kaynaklar da o derece kârlı kullanılmış demektir.

2 Gelir durumu tablosu ile elde edi lecek bilgiler

Bilanço ile birlikte müşteriden alman “gelir tablosu” işletmenin 3 yıllık satışlarım ve neticede bilanço kârını gösteren rakamları kapsar. Şu kalemlerden oluşur. Tablo örneği aşağıdadır.

a) Gayrisafi satışlar İşletmenin faaliyeti neticesinde hasıl olan satışların toplamıdır. Bu toplamdan

İndirimler (iskontolar, iadeler, bozuk mallar, üretim vergisi) gibi unsurlar düşüldükten sonra net satış bulunur.

b) Net satışlar Miktarı, gelir tablosunun esas rakamıdır. Bu bakımdan, yıldan yıla meydana gelen değişmeler üzerinde de önemle durulması ve satış hasılatının son üç yıl içinde tatmin edici bir gelişme gösterip göstermediği incelenir.

c) Satılan malın maliyeti Maliyet miktarlarının üç yıllık seyri önemli olmakla beraber, bu kalemdeki nispet değişmeleri daha büyük bir önem taşır. Çünkü burada yapılacak incelemenin amacı, daha çok, firma faaliyetlerinin verim derecesi hakkında fikir edinmektir. Satılan malın maliyetinde miktar itibariyle görülecek artışlar, daha çok satış hasılatındaki artışla doğrudan doğruya ilgili bulunduğundan, miktar artışındaki seyir, verimin seyri hakkında bir fikir veremez. Her yı lın net satışları 100 e irca edilerek hesaplanan maliyet nispetleri ise, satılan malın maliyetinin seyrini açıkça gösterecektir.

d) Gayri safi satış kârı Tabloda görüldüğü üzere; bu rakam net satışlarla satılan malın maliyeti arasındaki farkdan ibarettir. Net satışlar satılan malın maliyeti = gayri safi kâr. Özellikle ticaret işletmelerinde yaygın bir şekilde kullanılan “Emtia hesabı” sadece gayri sâfi satış kârını vermektedir.

e) İdare, satış ve genel faaliyet masrafları İmalat maliyetine girmeyen personel ücretleri, büro masrafları (kırtasiye vb.), reklam giderleri, satış masrafları (komisyonlar, amortismanlar), Banka masrafları ve diğer genel faaliyet masrafları burada gösterilecek, bu masrafların detayı açıklayıcı notlarda verilecektir.

Yukarıda “satılan malm maliyeti” kaleminde bildirilen nedenlerle, burada da yıllar arasındaki nispet mukayeseleri, miktar mukayeselerinden daha önemlidir. Bu nispetlerde artış seyri tesbit edildiği takdirde, bu artışın hangi masraf unsurlarından doğduğu ve bu masraf artışının firma faaliyeti bakımından yararlı olup olmadığı araştırılmalıdır.

Gayri safi satışlar

Satışlardan indirimler (iskontolar, iadeler, bozuk mallar, üretim vergisi

Net satışlar

4 Satılan malın maliyeti

5 Gayri safi satış kârı

6 İdare, satış ve genel satış masrafları

7 Faaliyet geliri

8 Diğer gelirler

Toplam gelirler

Diğer masraflar

10 Bilânço kârı

Yeri Cinsi

Ada Parsel Yüz

No. No. ölçümü

Hisseye isabet Hisseli ise eden hisse bilânço

nispeti değeri

İpotek

miktarı

İpotek lehdarı ve derecesi

Faaliyet geliri Bu rakam, gayri safi satış kârıyla idare, satış ve genel faaliyet masrafları toplamı arasındaki farktan ibarettir. Yani gayri safi satış kârı masraflar toplamı = faaliyet geliridir.

Bu gelir, firmanın normal faaliyetleri sonucu olarak elde ettiği gelirdir ve gelir durumunun muhakemesinde, firma rantabili tesinin gerçek gelişmesini gösterecektir, Aşağıda görüleceği gibi bundan sonraki unsurlar geçici nitelikte olduklarından, bir süre içinde bu rakam rantabilitenin bilanço kârından daha iyi bir ölçüsü olabilir.

g) Diğer gelirler Firmanın hisse senetleri ve tahvilat cüzdanı varsa bunların tahakkuk etmiş gelirleriyle alacaklarının faizleri toplamı, temettü, kâr hissesi veya diğer bütün gelirler ve normal faaliyet dışında elde edilen olağanüstü ve geçici gelirler burada gösterilecektir.

h) Diğer Masraflar Firmanın normal faaliyetleriyle ilgili olmayan bütün masrafları, örneğin sabit aktif satışlarından doğmuş olan zararlar burada gösterilecektir.

i) Bilanço kârı Bu rakam, bundan önceki unsurların bir sonucu olduğu İçin, üzerinde ayrıca durulmasına gerek yoktur.

İSTİHBARAT KARTONLARI

Yapılan İstihbarat sonucunda saptanan bütün bilgiler, her bankanın kendi görüşüne ve özelliğine göre düzenlediği “istihbarat karton veya bültenleri” ne geçirilir.

A İSTİHBARAT KARTON VEYA BÜLTENLERİ

Bu karton veya bültenlerde

İstihbarat tarihiyle istihbaratı yapan şubenin ismi gösterilir.

Firmanın hüviyeti yani ticaret unvanı, (varsa) işletme adı, ikametgâhı, iştigal mevzuu, kuruluş tarihi, (şirketse) müddeti, şirketi, idareye yetkili kimselerin ad ve soyadları saptanır ve sicil özeti yapılır.

İSTİHBARAT KARTONLARI

Firmanın mali durumu belirtilir. Firmanın, taşınır ve taşınmaz varlığiyle alacakları toplamından, borçlariyle, kıymet düşüklüklerine ve alacakların tahsil edilmemesine karşılık marjlar ayrıldıktan ve gerekli görülen sair düşüşler yapıldıktan sonra serbest varlık bulunur.

Sermayenin ve şirketlerde nominal sermayeden başka ödenmiş sermayenin de istihbarat karton ve bültenlerine geçirilmesi gerekir.

Taşınır ve taşınmaz mallarla, alacak ve borçların müfredatı verilir.

Firmanın ticari ahlakı “moral.tesi”, ödeme gücü, taahhütlerine bağlılık derecesi, evvelce sarsıntı geçirip geçirmediği, protestoyla karşılaşıp karşılaşmadığı, sarsıntı geçirmişse durumunu düzeltmeye ne şekilde başarılı olduğu açıklanır.

Gerekli görülen diğer bilgiler ve açıklamalar kaydedilir.

Açıklamalar (izahat) kısmına yazılacak hususlar kuşkusuz sınırlanamaz. Buraya yukarıdaki bilgileri tamamlayacak, açıklayacak, yardımcı fikir verebilecek bilgiler yazılmalıdır.

Esâsla ilgili olmayan ayrıntılardan çekinmek gerektiği gibi, sarsıntı geçirmiş, durumunda değişiklikler olmuş bir firma için de bir iki rakamla yetinmek doğru değildir.

B İSTİHBARAT KARTONLARINI KİMLER VE NASIL HAZIRLAR?

İstihbarat ‘karton veya bültenleri istihbaratla görevli yetkililer (Memur, Şef, II. Müdür) ve Banka Müdürü veya İstihbarat Müdürü tarafından imzalanır. Bir nüshası krediyi onaylayacak Genel Müdürlük Krediler müdürlüğüne gönderilir. Bir nüshası da alfabetik olarak istihbarat yetkililerinin sorumluluğu altında kasada veya kilitli çelik dolaplarda saklanır.

Ticaret Sicil gazetesiyle diğer gazetelerde çıkan, istihbaratla ilgili haber ve îlanlar dan gereken notlar alınarak ilgili firmaların İstihbarat kartonlarına geçirilir

Firmaların çıkardıkları sirküler de incelenerek gereken notlar istihbarat karton ve bültenlerine işlenir. Bu karton veya bültenlere yazılan bilgilerin dayanağı bulunan bilanço, işletme hesabı özeti, ana sözleşme, sirküler, yazılı olarak alman istihbarat, gazetelerden elde edilen bilgiler ile ilgili gazete veya kupürleri her müşteri için açılacak dosyalarda saklanır. Bu dosyaların da sorumsuz kimselerin eline geçmemesine büyük bir özen gösterilir.

C İSTİHBARATIN DEVAMLILIĞI VE YENİLENMESİ

İstihbaratla güdülen amaçların elde edilebilmesi için başlangıçta istihbaratın doğru ve sağlıklı olarak ve yukarıda açıklanan ilklere göre yapılmış olması yeterli değildir. Bundan sonra da firmanın işlemleri ve çalışmaları işlenerek, esaslı değişiklikler, bu arada protestolar derhal istihbarat karton veya bültenine not edilmelidir. Bunlar dışında, normal olarak istihbarat, yılın ilk ayında, bilanço çıkaran kuruluşlar için de Şubat, Mart ve Nisan aylarında yenilenir, olumlu olumsuz değişiklikler not edilir. Hiç bir değişiklik olmamışsa bu da işaretlenir.

Firmanın mali bünyesindeki değişiklik esaslı olduğu takdirde istihbarat karton veya bültenine bunun nedenlerini de yazmak gerekir.

İSTİHBARAT KAYNAKLARI

A ŞİRKET SÖZLEŞMESİ (STATÜSÜ)

İstihbaratı yapılacak firma şirket olduğu takdirde önce şirket statüsünün incelenmesiyle işe başlanır. Özellikle firmanın iştigal konusu dikkatle saptanır.

B HESAP VAZİYETİ, BİLANÇO VEYA İŞLETME HESAP HÜLASASI

Devlet daire ve kuruluşları ile

3.500. lirayı geçmeyen işlemler,

Tevdiat karşılığı ikrazlar,

Borsada kote esham ve tahvilat,

Hazine bonoları net hazine kefaletini taşıyan bonolar,

Altın karşılığında açılacak krediler,

Ziraat Bankasınca yalnız çiftçilere verilecek zirai krediler hariç olmak üzere, Bankaların açacakları krediler ve verecekleri kefalet ve teminat mektupları için, ilgili müşterilerden hesap vaziyeti alınması zorunludur (Bank. K. mad. 46).

Hesap vaziyeti firmanın serbest varlığının tesbitine esas teşkil eder. Hesap vaziyetlerinin, kredinin devamı süresince, her hesap yılı sonu itibariyle de alınmasına devam edilir.

Türk Ticaret Kanununun 66. ve müteakip maddeleri gereğince, her tacir defter tutmakla beraber her iş yılı sonu itibariyle bilanço ve şayet 76 ncı maddeye göre işletme hesabı defteri tutmakta ise, “İşletme hesabı hülasası” çıkarmakla yükümlüdür.

Firmaların bankaya verdikleri hesap vaziyetlerinin doğruluğu diğer İstihbarat kaynaklarından da kontrol edilmelidir. İstihbarat ve kredi tesbiti sırasında gerektiğinde firmaların vergi dairelerine verdikleri mali bilançolardan istifade edilebilir.

Firmanın mali durumunu her yönden kavrayabilmek için alınan bu hesap vaziyeti (bilanço, gelir tablosu ve mali hesapların açıklayıcı notları tabloları olarak) üzerinde yapılacak tahlillere dayanak olmak üzere Bankaca bir “mali tahliller tablosu” ile “gelir durumunu inceleme tablosu” tanzimi lazımdır.

Yekûnu, bankaların ödenmiş veya Türki yeye fiilen ayrılmış sermaye ve yedek akçelerin % 10 unu geçmemek üzere 150.000. liraya kadar olan kredilerde “açıklayıcı notlar” tablolarının alınması ve mali tahliller tablosu ile “gelir durumu inceleme tablosu” nur tanzimi bankaların ihtiyarına bırakılmıştır.

İSTİHBARAT KAYNAKLARI

C RESMİ KAYITLAR

1) Ticaret Sicil Kayıtları

Ticaret siciline ait hükümler Ticaret Kanununun 26 40. maddelerinde yer almıştır. Ticaret sicil memurlukları bulunmayan yerlerde Belediyelerce verilecek ticaret sicil belge suretleri bankaca aranmalı ve alınmalıdır. Bu belgelerin asılları her yıl görülerek değişiklik bulunmadığı hususu eski tasdiknamelerin bankadaki sureti üzerine işaret edilmelidir.

2) Tapu ve Vergi Kayıtları

Gerektiğinde başvurulacak kaynaklardandır.

Medeni Kanunun 928 ci maddesi gereğince tapu sicili alenidir. İlgisi olduğunu ispat eden herkes, tapu sicil kayıt suretlerinin verilmesini muhafızlıktan isteyebilir.

Vergi kayıtlarının incelenmesi olanağı bulunursa, firmanın gelir vergisi hacmi ve Kâr ve Zarar durumu hakkında fikir edinilmiş olur. Aynı zamanda firmanın krediyi çokça almak için cömertce kabarttığı ve abarttığı bilanço ve hesap vaziyetleri önlenmiş olur. Diğer yandan yine firmaların vergi dairelerine verdikleri mali bilançolarından da İstifade edilebilir.

3) Diğer Yarı Resmi Kaynaklar

İstihbarat sırasında bankanın başvurabileceği diğer yarı resmi kaynaklar; Noterler ile sanayi ve ticaret odaları, ihracatcı birlikleri, çiftçi birlikleri, esnaf dernekleri gibi mesleki kuruluşlardır.

D MERKEZ BANKASI RİSK SAN TRALİZASYONU KAYITLARI

Bankanın kredi verdiği firmaların, diğer bankalardaki risklerinin toplamını bilmesi, müşterileriyle yapacağı işlerde kredi takatla rının aşılmamasını ve böylece riskin sınırlanmasını sağlama bakımından çok yararlıdır; Bu hususta T.C. Merkez Bankası risk santralı servisinin gönderdiği cetvellerden yararlanılabilir.

Bankaların, kredi muamelesi yapacağı firmanın (muvafakat mektubu alınarak) riskleri hakkında Merkez Bankasından bilgi edinebilmesi her zaman mümkündür.

E PİYASA İNCELEMELERİ

1) Tarifi

Bir firmanın ticaret yerini ve tesislerini görmek, diğer tacirlerden, ilişkisi olduğu tesislerden ve diğer bankalardan bilgiler almak, gerekiyorsa kendisinden açıklamalarda bulunmasını istemek suretiyle mali durumu, ticari ahlakı, karakteri ve işindeki tecrübe ve başarı derecesi üzerinde yapılan incelemedir.

2) İstihbaratta gözönünde bulundurulacak hususlar

Piyasa incelemeleriyle firmanın ticaretinde kullandığı sermaye miktarı, sermayenin seyyaliyet derecesi, gayrımenkul lerinin durumu, mevcut emtia ve sabit tesislerin miktar ve değerleri, bu kıymetlerin tamamen mi, yoksa kısmen mi teşebbüs sahibine ait bulunduğu, bunlar arasında konsinye mal varsa miktarları, diğer bankalara ve piyasaya olan borçları, teşebbüs sahiplerinin moraliteleri, tahsil dereceleri, mesleki ehliyetleri ve işlerindeki başarı dereceleri ve firmanın geçmişi hakkında etraflı ve sağlıklı bilgiler toplamaya çalışılmalıdır. Piyasa durum ve hareketinin de bu arada incelenmesi yararlı olur.

3) İstihbarat alınacak kişilerin nitelikleri

Piyasa incelemeleri sırasında bilgilerine başvurulacak şahısların çok dürüst, mazbut ve piyasayı iyi tanıyan kimseler olması, de netim yapılabilecek çeşitli kaynaklardan yararlanılması, böylece rekabet düşüncesi, dostluk duygusu gibi herhangi bir etkinin altında kalmadan verilmiş bir bilginin olup olmadığı hususunun saptanması büyük önem taşır.

En değerli bilgiler kuşkusuz kendileriyle çalışan firmalar hakkında diğer bankalardan alınan bilgilerdir. Ama istihbaratı verenler konu hakkında netice hükmü telkin etmezler. İstihbaratı alan kimselerin sağlıklı hü

İSTİHLAK

29Ö

kümlere varmaları kişisel yeteneklerine bağlıdır.

4) İstihbaratın ne şekilde alınıp verildiği İstihbarat yazı ile veya sözle alınabilir. Kredi ilişkileri bilinen ve güvenilen kuruluşlarla bankalardan istenilecek bilgiler (gizli işaretli) mektuplarla istenilir ve ilgili firmanın ticaret unvoniyle adresi ve istenilen bilgiler bu mektuba bağlanarak antetsiz ve imzasız ayrı bir kağıt üzerinde gösterilir. Yazı ile istihbarat verilirken aynı prensibe uyulur ve bu bilgilerin (hiç bir garanti ve sorumluluk altında olmaksızın) verildiği de aynen açıklanır.

Eskiden bilataahhüt ve bilamesuliyet tabiri kullanılırdı.

F FİRMANIN BANKA İLE OLAN İLİŞKİ VE İŞLEMLERİNİN İNCELENMESİ

En güvenilir istihbarat kaynaklarından biri de firmanın çeşitli vesilerle banka ile yaptığı ve dolayısiyle bankadan geçen işlemleri ve bunlara ait kaynaklardır. Bu daha çok banka ile çalışmakta olan firmalar için söz konusudur. Örneğin; mevcut kredisinin sürdürülmesi veya artırılması düşünülen bir firmanın varsa bankadaki alacaklı ve borçlu cari hesaplarının mevsim ve piyasa hareketlerine uygun işleyip işlemediği, bakiyeleri, üzerlerine gelen poliçe ve bonoların vadelerinde ödenip ödenmediği, senetlerini yenileme isteğinde bulunup bulunmadığı hususu, o firmanın mali ve ahlaki durumu, ticari yeteneği hakkında çok sağlıklı bilgiler edinilmesine imkân verir.

G MÜŞTERİ İLE GÖRÜŞME

Bir banka müdürünün önemli vasıflarından biri de insanları tanıma kabiliyetidir.

Müdür, çeşitli vesilelerle müşterisiyle görüşürken, onun yüzünün ifadesinden (mimiklerinden), söz ve hareketlerinden bir şeyler anlayabilir ve örneğin kredi konusu görüşülürken takındığı tavırdan (davranıştan) teklifin kabul edilmemesi halinde yapacağı reaksiyondan veya göstereceği tepkiden bir takım manalar çıkarabilir ve açıkça anlatılamayan sıkıntıları sezebilir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*