KARZ

Eski deyimle ikraz ve istikraz muamelesidir. Yani ödünç verme veya ödünç alma demektir. Hukuk dilimizde;

Ödünç verenin, bir miktar para veya misli (benzeri) eşyanın mülkiyetini ödünç alana geçirme ve ödünç alanın da sözkonusu miktarı geri verme borcu altına girdikleri sözleşmedir (B.K. mad. 306).

Karz sözleşmesinden söz edebilmek için önce konunun bir miktar para veya misli eşya olması gerekir. Karz’ın konusu misli eşya olduğu zaman ödünç alan, aldığını aynen değilde aynı miktar ve nitelikte ödeme borcu altına girer.

Karz sözleşmesi ile ödünç veren belli bir miktar para veya misli eşyanın mülkiyetini ödünç alana geçirme borcu altına girer. Yani karz’ın konusu olan şeyin sadece kullanma hakkı değil, mülkiyeti de karşı tarafa geçirir. Çünkü karzın amacı, ödünç alana bir serma

ye temin etmektir. Bu da ancak mülkiyetin geçirilmesiyle sağlanır. Aynı şekilde ödünç alanın aldığı şeyi (borcunu) aynen değil de aynı miktar ve nitelikte olanı İfa etmesi gereği de mülkiyetin geçmesini gerektirir.

ödünç verenin verdiği şeyin maliki olduğu gerekmez. Emin sıfatıyla zilyet olan kimseden lyl niyetle ödünç alan kimse de mülkiyeti kazanır. Hatta para ve hamiline yazılı senetlerde ödünç verenin emin sıfatıyla zilyet olması da aranmaz. Sadece ödünç alanın iyi niyetli olması gerekir.

Ödünç alan İse karz sözleşmesi İle aldığını aynı miktar ve nitelikte geri vermekle yükümlüdür. Yani ödünç aldığını aynen değil de aynı miktar ve türden geri vermesi gerekir. Alman aynı miktar ve türler İade edildi mi, alma anı İle geri verme anı arasındaki fiyat farkı gözönünde tutulmaz.

Aynı şekilde kural olarak para değerindeki düşmeler de ödünç alanın geri verme borcunu etkilemez.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*