KÂR

A GENEL BİLGİ

Kârı, genel olarak hasılat, gelir ve belli bir zamanda ekonomik bir faaliyetin olumlu sonucu olarak ifade edebiliriz.

Kâr, herhangi bir ticari muameleden ya da herhangi belirli bir muameleden elde edilen maddi yarar demektir. Ekonomi dilinde; her türlü giderler düşülmeden elde edilen kâra “brüt kâr” düşüldükten sonra kalan kısma “net kâr” denir. Net kâr yerine “net gelir” de kullanılır.

B KÂRIN BÖLÜMÜ

İşletme hayat ve faaliyetinde çok önemli bir yeri olan ve işletmeye büyük yararlar sağlayan kâr meselesi çeşitli bakımlardan bölümlere ayrılır.

1 Kârın doğuşu bakımından

a) Organik kârlar

İşletmenin belli olan faaliyetinden, çar lıştığı branşa ait muamelelerden elde ettiği kârlardır. Örneğin bir lâstik fabrikasında organik kârlar, imal edilen lâstiklerin satışından gelen kârdır. Yine bir manifatura mağazasında organik kâr, manifatura eşyasının satışından doğan kârdır. Burada sözkonusu olan esas kârın doğuş yeridir ve önemli olan da budur.

b) Anorganik kârlar

işletmenin belli olan afaliyeti yani esas iştigal alanı dışında kalan muamelelerden el

KÂR DAĞITIMI

de ettiği kârdır, örneğin bir tuhafiye mağazası fırsattan istifade ederek arada kâğıt almış ve satmıştır. Ya da hisse senedi ve tahvilat alımı satımı yapmıştır. İşte bu işlerden gelen kârlar “anorganik kârlar” sayılır. Bu çeşit kârlar genel olarak geçici kâr kaynaklarıdır.

2 Kârlar yapısına ve niteliğine göre de ikiye bölünür.

a) Hakiki kârlar

İşletmenin ekonomik faaliyet sonucu yaptığı sürümlerden sağladığı kârlardır. Bu kârlar, mevcutların çoğalmasına, kapitalin artmasına imkân veren varlıklardır.

Bedelleri tamamen tahsil edilmiş, satış ve sürüm miktarları, maliyet fiyatının üstünde bir tutar ile işletmeye girdikleri anda hakiki bir kâr sağlanmış olur. Örneğin 1500. liraya mal olmuş bir radyo 1800. liraya satılmış ve bedeli tahsil olunmuşsa aradaki 300. lira fark hakiki kâr olarak işletmeye girmiştir.

Burada, tahsil edilmiş olmak meselesi de önemlidir. Çünkü kredi üzerine veya senet

li satışlarda alacağın ve senet tutarının tahsil edilememesi gibi haller karşısında kalınabilir. Bu takdirde hakiki bir kâr sözkonusu olamaz. Hatta maliyet bedeli ile kaybolmuş olur.

b) Hayali kârlar

Buna İtibari kâr da denebilir. İşletmenin ekonomik faaliyet sonucu sürümle İlgili olmayıp kıymet takdiri gibi neden ve etkenlerle meydana çıkan kârlardır, ilk bakışta kâr gibi görünürse de realize edilmediği için, kapitalin artmasını gösterebilir, fakat mevcutların gerçek surette çoğalmasını sağlamaz.

Hayali kârlar “kıymet takdiri kârları” dır. Bu kârlar envanter yapılırken yani mevcutlar kısmı değerlendirilirken kabul edilen muhtelif fiyatlar dolayısıyla meydana çıkarlar, realize edilinceye kadar hayali kâr olarak kalırlar.

Hayali kârları, bilânçodan tesbit etmek zordur. Ancak bunlar, ayrı ayrı hesapları iyice incelemek ve eleştirmekle meydana çıkarılabilir.

Kârın, rantabilite hesaplarında büyük bir rolü vardır.

KÂR DAĞITIMI

1 Şirketlerin elde ettikleri kâr, her hesap yılı sonunda ortaklar arasında paylaşılır. Bu işlem kâr dağıtımı’dır. Kâr dağıtımını her şirketin en büyük idare organı yapar. (Anonim Şirketlerde genel kurallar).

Ticaret kanunumuza göre kâr ve zararın bölünmesi şekli aslında ortakların anlaşmasına bağlıdır. Ancak şirket ana sözleşmesinde bu konuda bir açıklık yoksa şahıs şirketlerinde kâr ve zarar, ortaklar arasında sermaye oranına bakılmadan eşit olarak paylaşılır.

2 Şirketlerin kârları idare organları tarafından her hesap yılı sonunda dağıtılır. Her şirkette hesap yılı sonunda şirketin kâr ve zararını gösteren bir bilânço yapılır. Kâr, ortaklar arasında sözleşme ve kanunda gösterilen oranlarda dağıtılır. Anonim şirketlerde kârın paylaşılması için genel kurulun bir karar alması lâzımdır. Genel kurulun onayından sonra kâr dağıtımına geçilir. Ancak sermaye şirketlerinde (anonim şirketlerde olduğu gibi) kanuni ihtiyat akçesi ayrılmadan kâr dağıtılamaz.

Her hesap yılı sonunda kârın enaz 1/20 si yedek akçeye ayrılır ve bu ayırma, yedek akçe sermayenin 1/5 ini buluncaya kadar sürer. Bu kanunun emrettiği yedek akçedir. Bankalarda, bankalar kanununun kâr dağıtımı ile ilgili hükümleri de uygulanır. Bu ayırmanın daha fazlası şirket sözleşmelerinde öngörülebilir.

3 Ortakların sermayesi sözleşmede gösterilen hadden aşağı düşmüş, azalmış İse bu eksilen kısım sonraki senelerin kârlarından tamamlanmadan kâr, ortaklara dağıtılmaz. Özellikle sınırlı sorumlu ortaklar için bu husus emredici niteliktedir.

Şirketlerin fesih ve tasfiyesi sonucunda şirket varlığında bir fazlalık meydana gelir ve şirketin nominal sermayesi ile tasfiye sonundaki satış bedeli arasında olumlu bir fark çıkarsa bu fark da şirketin kârı demektir. Ve ortaklar arasında paylaşılır.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*