HACİR veya HACR

Bir kimsenin kendi malını kullanmasını kanun yolu ile yasaklamaktır. Hacir etmek, bi‘ risinin bir şey yapmasını veya malını kullanmasını engellemek, hacir altına almak ise birini, mallarını kullanmaktan alıkoymaktır. Hukuk dilinde;

A HACİR

Bir şahsın kanunda belirtilen şartlardan birinin bulunması halinde, fiili ve medeni ehliyetinin tamamen kaldırılması veya kısıtlanması demektir. Hacir altında olan kimseye “mahcur” denir. Hacir sebeplerini Medeni Kanun şu biçimde tesbit etmiştir

1) Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı Bir kimsenin akli, ruhi veya iradi fonksiyonlarının marazi olarak bozulması “akıl hastalığı” dır. Zekânın ve genel olarak akli fonksiyonların hiç olmaması ve yeterince gelişmemiş yani geri zekâlı olması da “akıl zayıflığı” dır (M.K. mad. 355).

Bir kimsenin bu sebeplerle hacir altına alınabilmesi için, bu hastalık sonucu, aciz haline düşmesi, sürekli bakım ve gözetime muhtaç olması veya başkalarının güvenliğini tehlikeye düşürmesi lâzımdır. Bu durumda mahkeme hacir kararını verir.

2) İsraf, ayyaşlık, kötü hal ve kötü idare israf, mali durumu aşan davranışta ve aynı zamanda yararsız ve maksatsız harcamada bulunmaktır. Ayyaşlık, içkiye aşırı düşkünlüktür. Kötühal; toplum düzenini sürekli olarak bozacak şekilde çirkin, ahlâka aykırı, haysi yetsiz bir hayat sürmektir. Kötü idare ise, malvarlığının idaresi konusunda kabiliyetsizlik ve aciz şeklinde ortaya çıkan irade zaafıdır (M.K. mad 356).

3) Hapis Bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olan kimselere vasi tayin edilir (M.K. mad. 357/1). Hacir kararını Sulh mahkemeleri verir.

B İHTİYARİ HACİR

Hacir altına alınacak olan kimse, bunu kendisi de isteyebilir. Yani hacir altına alınma, bu durumda şahsın iradesine bırakılmıştır. Talep olursa mahkeme karar alır. Ancak hacir altına alınmasını isteyen kimse, bunun için kanunda yazılı olan sebeplerden birini ileri sürmek zorundadır.

Bu sebepler, malûllük, ihtiyarlık, tecrübesizlik ve bunlardan doğan aciz halidir (M.K. mad. 358).
Hacir kararının kaldırılması için, hacre esas olan durumun ortadan kalkması gerekir.
Bir kimsenin ticari muameleleri yapabilmesi için borçlanma ehliyetine sahip olması yani hacir altında (mahcur) olmaması gerekir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*