GREV

A Tarifi
İşçilerin, bir iş kolunda veya iş yerinde faaliyeti tamamen ve kısmen durdurmak veya aksatmak için, aralarında anlaşarak veya bağlı bulundukları örgütün (sendikanın) bu konuda verdiği karara uyarak toplu halde işi bırakmalarına “Grev” denir.

B Kapsamı

Türk iş hukukunda ancak işçi sıfatı taşıyanların işi bırakmaları grev sayılır. İşçi olmayanların bu arada memurların, serbest meslek sahiplerinin işlerini bırakmaları hukuken grev sayılmaz. (Toplu iş sözleşmesi grev ve lokavt kanunu mad. 56. ve T.K. mad. 236).

Bu önemli farka rağmen; kimin işçi, kimin memur sayılacağı konusunda görüş birliği olmaması, uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara yol açmıştır. 274 sayılı Sendikalar Kanununda 1970 yılında yapılan değişiklikle, Devlet veya diğer kamu tüzel kişilerince yürütülen hizmetlerde yahut iktisadi Devlet Teşekkülleriyle müesseseleri ve iştiraklerinde veya özel kanunlarla kurulmuş kurum, müessese ve iş yerlerinde bedenen veya bedenen ve fikren çalışanlardan, bedeni çalışmaları fikri çalışmalarına üstün olan kimselerin “işçi” sayılacağı kabul edilmek suretiyle işçi memur ayırımındaki uyuşmazlık ortadan kaldırılmağa çalışılmıştır.

İşçilerin topluca işi bırakmaları grev sayılmakta, fakat işi bırakmaksızın çalışma
larını yavaşlatarak verimi düşürmeleri grev sayılmamaktadır. Ancak bu durum bir suç olduğundan cezai müeyyide uygulanır (Toplu iş sözleşmesi grev ve lokavt K. mad. 58).

Grev sırasında çalışma serbestliği de vardır, işçi grevci olmayabilir. Bu takdirde çalışması önlenmez, sadece bağlı bulunduğu sendikaca üyelikten çıkarılır.

C Grev oylaması
İşçiler, grev kararının uygulanmasına grev oylaması yoluyla engel olabilirler. Grev kararının iş yerinde ilân edilmesi üzerine 6 İş günü içinde ve iş saatleri dışında işçilerin üçte biri mahallin en büyük mülkiye amirliğinden istemde bulunurlarsa, o iş yerinde grev oylaması yapılır. Bu oylamada işçilerin salt çoğunluğu grevin yapılıp yapılmamasını belirler.

D Grev yasakları

275 sayılı Kanunun 20. maddesine göre

1) Grev yasaklarını gerektiren durumlarda yani;

Savaş hali, genel veya resmi seferberlik,

Uyuşmazlık halindeki tarafların özel hakeme başvurmaları,

Hak uyuşmazlıklarında mahkemenin grevi durdurması halinde ve Toplu iş Sözleşmesinin süresi içinde (hak uyuşmazlıkları hariç) grev yapılamaz.

2) Grev yasaklarını gerektiren iktisadi faaliyetlerde yani;
Sağlıkla ilgili olarak, ilâç imâl eden işyerleri hariç, her türlü hastane, klinik, sanatoryum, prevantoryum, dispanser, eczane, aşı ve serum Imfil eden işyerlerinde,

Can ve mal kurtarma işlerinde ,

Kamu işverenleri tarafından yerine getirilen su, elektrik ve havagazı üretim ve dağıtım işlerinde,
Seyir halinde bulunan kara, hava ve deniz ulaştırma araçlarında,

Noterlik hizmetlerinde,

Eğitim ve öğretim kurumlarında, çocuk bakım yerlerinde de grev yapılamaz.

3) İdari makamların grevi yasaklaması

Yangın, su baskını, toprak kayması ve çığ veya deprem gibi genel hayatı felce uğratan felâket hallerinde Bakanlar Kurulu bu yerler için bir kararname ile grevleri yasaklayabilir.

Sıkı yönetim hallerinde, grevler Sıkıyönetim Komutanlığının emriyle askıda bırakılabilir veya izne bağlanabilir.
Memleketimizde grev hakkının düzenlenmesi, yasama organına tanınan bir hak olduğundan 20. maddedeki yasakların bu hakkın özüne dokunup dokunmadığına bakmak gerekmektedir. Anayasa mahkemesi bir kararında bu yasakların grev hakkının özüne dokunmadığına karar vermiştir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*