ESNAF

Ticaret kanunumuz, 17. maddesinde “esnaf” dan söz etmiş ve esnafı tanımlamış bulunmaktadır. Bu madde uyarınca, yaptığı ticaret işi nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve elde ettiği kâr ancak geçimine yetecek kadar az olan kimse; ister gezici, ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli bir yerinde sabit olsunlar “esnaf veya küçük tacir” sayılır.

Esnaf veya küçük tacir, ticaret unvanı kullanmağa, defter tutmağa ve ticaret kanununda belirlenen hususları ticaret sicillerine kaydettirmeğe zorunlu olmadıkları gibi, iflasa da tabi tutulmazlar. Ancak ticaret kanunumuzun; ücret İsteme hakkına İlişkin 22, İşletme adı hakkındaki 55 ve Medeni Ka nun’u’n kıymetli evrakla ilgili 864. maddesi, bunlar İçin de uygulanır (T.K. mad. 17).

Zamanımızda sanayileşme hareketleri yanında küçük tacir ve esnafın emeğini ve sermayesini değerlendirdiği küçük sanayide de önemli gelişmeler görülmektedir. Sanayileşmenin yeniliklerinden esnaf zümresi; mütevazi ölçülerle de olsa, yararlanmaya başlamıştır. Gerçi buralarda kullanılan makine ve motörlerin belirli bir kapasiteyi aşması halinde artık esnaf niteliğinin kaybolacağına şüphe yoktur.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*