EMANET

Emanet emniyet etmek ve güvenmektir. Emin ve korkusuz demektir, bir kimseye inanıp bir şey bırakmak veya inanıp bırakılan, saklanıp geri verilmek üzere emniyet edilen bir kimseye teslim edilen şeye “emanet” denir.

Medeni Kanunumuzun 853 886 maddelerinde “menkul rehninden”, Borçlar Kanunu’nun 299 305 maddelerinde “ariyet’den” ve 463 482 maddelerinde “vedia’dan” söz edilir ki hepsi emanet kavramı ile ilgilidir. Örneğin, Borçlar Kanunu’nda ida, öyle bir anlaşmadır ki onunla müstevdi (kendisine verilen) mudi (Veren) tarafından verilen şeyi kabul ve onu emin bir yerde saklamayı taahhüt eder.

Emanet konsinyasyon (consignation) karşılığıdır. İda’da müddet belirlenmiş olsa bile mudi her vakit verilen şeyleri ekleri ile birlikte geri alabilir. Fakat kendisine emanet edilen kimse belirlenen sürenin bitiminden
önce vediayı İade edemez. Meğerki bir tehlike ve zarar olmasın. O zaman İade edebilir Haciz ve haketme hallerinde derhal mu dle haber vermek gerekir.

Sokakta bulunan mal da emanet olarak saklanmalıdır. Kaybolan bir malı bulan bir kimse sahibine haber vermeye ve sahibini bilmiyorsa ilâna mecburdur, Malm kıymeti bir liradan fazla ise zabıtaya haber vermek gerekir (M.K. 693 694). Kaybolan bir malı bulup ta bu hükme uymaksızın temellük İddiasına kalkan, Ceza Kanunu’na göre cezalandırılır. Bu çeşit sahibi bilinmeyen mala “luka ta” denir. Bu da gereğince saklanmalı veya karakola bırakılmalıdır.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*