EDA (EDİM)

Eda veya edim, borçlunun alacaklıya karşı taahhüt altına girmesi demektir. Aslında her borç ilişkisinde alacaklı, borçlu ve edim olmak üzere üç unsur vardır. O halde edim, bir borç ilişkisi dolayısıyla alacaklının borçludan isteyeceği ve borçlunun da yerine getirmekle yükümlü olduğu bir hareket şeklidir.

Tek taraflı akidlerde (anlaşmalarda) yalnız bir edim sözkonusu olabilir. Örneğin, bağışta bulunan bir kimsenin edimi, bağışlamayı taahhüt ettiği şeyin mülkiyetini bağışlanana aktarmaktır. Bağışlanana düşen bir edim yoktur.

Oysaki iki taraflı anlaşmalarda anlaşmayı yapanlardan biri borçlu, diğeri alacaklı olduğu için herikisine de düşen birer edim vardır. Örneğin terzinin elbiseyi dikmekle yükümlü olması borç; iş sahibinin elbisenin dikilmesini istemesi alacaktır. Yahut terzinin elbiseyi dikmekle teslim etmesi bir borç ise dikiş parasını istemesi de bir alacaktır.

Bunun gibi satış akdinde satıcının edimi satılan malı alıcıya teslim etmek (vermek) hizmet akdinde işçinin, edimi, kararlaştırılmış hizmeti görmek (yapmak), rekabet yasağı anlaşmasında ise borçlunun edimi, rekabette bulunmamak (yapmamak) tır. O halde edimin konusu, bir şey vermek, yapmak veya yapmamak şeklinde ortaya çıkar.

Edimin konusunun kanuna, ahlâk ve adaba aykırı olmaması aynı zamanda imkânsız da bulunmaması gerekir (B.K. 20/1). Alacak hakkı, aynı zamanda isteme ve dava etme hakkını verir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*