Dolar Daha Düşer mi?

SD’de sinsice olan şey, özellikle birinin yaratımı olmamasıydı ve hala olmaması. SD, genelde devlet memurları, belediye kütüphanecileri, mektup ayırıcıları ve benzeri kademelerdeki

çalışanlar gibi Kafkaesk figürlerin anonim eseri oluyor. Toplumun özellikle imtiyaz ve mülk hiyerarşilerinin büyüdüğü noktalardaki çatlaklarından sızıyor. SD, büyük ölçüde, küskün mazlumların intikamı.

SD’nin en büyük zaferlerini kazandığı yer ABD. Bu dikkat çekici birşey çünkü ABD her zaman coşkulu, açık sözlü, ham ve gürültücü konuşmanın vatanı olmuştur. 17’nci yüzyılın başlarından beri, Hacı Babalar’ın uygulamaya çalıştığı dini disiplinin çökmesi ve söyleyecek şeyi olanların bunları söyleme özgürlüğü için batıya ve güneye doğru yola koyulmasıyla Amerika her şey hakkında sınırsız yorumun ülkesi olmuştur -yakın zamana dek.

Şu anda ABD, SD engizisyoncularıyla dolu ve SD’nin zehri Anglo bölgesinde dünyanın dört bir tarafına yayılıyor.

Bu nedenlerden ötürü, Donald Trump’ın Amerika’daki ön seçimlerde bu kadar başarı kazanması iyi bir haber. Kendisi kaba, ağzı bozuk, edepsiz, nobran ve ölçüsüz bir insan… Ayrıca düşündüğünü söylüyor ve daha da önemlisi, Amerikalılara tekrar kendileri için kendi başlarına düşünmeyi öğretiyor.

Kimse omurgasız, yüreksiz ve hiçbir şeyi hak etmeyen, kendisi için bugüne dek hiç bir şey yapmamış ve tamamen pozitif ayrımcılığın eseri olan Barack Obama karşısında Trump’dan daha büyük bir kontrast oluşturamaz. Obama’nın bir kere de değil, iki kez başkan seçilmiş olması, çürümenin

ne kadar derinlere indiğini ve ülkenin milli iktidarsızlık yolunda ne kadar ilerlediğini gösteriyor. ABD, Obama yönetimi altında, Vladimir Putin’in Rusyası tarafından kurnazlıkla alt edildi, köşeye sıkıştırıldı ve ikinci sınıf bir güç görüntüsü vermeye zorlandı. Amerika, kendisini siyasi ve iktisadi Alzheimer hastalığının kurbanı olarak sunarken bir ulusal zafiyet ve jeopolitik çöküş vakası haline geldi.
Dolar Daha Düşer mi?_1.jpg
Trump’ı takip eden Cumhuriyetçi adayların hiç birinde bu acıklı çöküşü tersine döndürebilecek karakter yok. Demokratik aday da muhtemelen Clinton döneminin kalıntıları arasına karışacak ki kendisi de siyasi doğruluğun sabırla biraraya getirilmiş bir modeli. Kendisi ABD’nin en güçlü baskı gruplarına duymak istedikleri şeyleri özenle söylüyor ve en güçlü kozu da şimdiye dek ABD’de bir kadının başkan seçilmemiş olması ve artık seçilmesinin zamanının geldiği; bu basit anlayış ikinci kere üzerine düşünülmeyi bile hak etmiyor.

Düzeni bozulmuş dünyanın lider ülkesinin tekrar idareyi eline alması ve dünyayı korkutarak makullüğe geri döndürmesi gerekiyor. Donald Trump bu görev için uygun isim. Dwight Ei-senhovver ve Ronald Reagan gibi diğer güçlü isimler de geçmişte benzer bir hizmeti yerine getirdi. Ama her başkan eşsizdir ve kendi hamurundan yoğrulur. Trump bir aşırılıklar adamı ve aşırılıklar adamı da bugün tam ihtiyaç duyduğumuz şey.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*