Âdi şirket nasıl kurulur ?

Âdi şirketin kuruluşu kanunca özel bir şekle bağlı değildir. İster gerçek kişi isterse tüzel kişi (örneğin bir kollektif şirketi) ‘olsun ortakların şirket kurma konusunda sözlü olarak anlaşmalarıyla adi şirket kurulabilir. Fakat hukuk sistemimiz bakımından bu anlaşmanın yazılı yapılması doğru olur. Yazılı anlaşmalar aynı zamanda bir ispat belgesi niteliğindedir.

Bununla beraber, sadece ortakların sermaye getirmeleri ve kâr zararına katılmakta oldukları ispat edilirse bu da şirketin varlığını gösterebilir.

Her bir ortak; nakit,’ alacak yahut diğer bir mal veya emek olarak şirkete katılma payı “sermaye” getirmekle yükümlüdür. Sermaye, birşeyin menfaati de olabilir, yani ortak malını şirkete kiralayabilir (B.K. mad. 521).

3) Ortaklar arasındaki ilişkiler

Kendilerince istenildiği şekilde düzenlenebilir ama hiçbir surette kanunun amir hükümlerine aykırı olmamalıdır. Örneğin; ortaklardan birinin kâra katılmayacağı kararlaş tırılamaz. Çünkü bunu kanun yasaklamıştır. Fakat bir ortağın 1/2, diğer ortakların 1/4 gibi kâra katılma payı kabul olunabilir (B.K. mad. 523).

Ortaklar tarafından getirilen sermaye üzerindeki mülkiyet genel olarak bütün ortaklara aittir. Buna “iştirak halinde mülkiyet” denir. Artık bu sermayeyi oluşturan mallar üzerinde hiçbir ortak tek başına kendi adına tasarrufta bulunamaz, ancak şirket tasfiye edilir ve sona ererse ortak kendine ait sermaye üzerinde hak ister.

Şirkete ait kazancın bir veya birkaç ortağa ait olacağı şeklinde yapılan anlaşmalar hüküm ifade etmez (B.K. mad. 522). Bunun gibi bazı ortakların zarara katılmıyacakları şart koşulmuşsa birleşme bir adi şirket değildir. Ancak, emeğiyle şirkete giren ortak zarara katılmayabilir (B.K. mad 523/3). Şirkete ait kâr ve zararın ne şekilde bölüneceği sözleşmede gösterilmemişse, ortaklar arasında eşit olarak bölünür.

Şirketin dışa karşı temsili, içe karşı idaresi ortaklık sözleşmesinde tesbit olunur.

Ortaklar arasındaki ilişkilere uygulanacak bazı kanuni hükümler vardır. Örneğin; Şirket işlerini ortaklar görürlerken hiç olmazsa kendi işlerinde gösterdikleri dikkati göstermelidirler. Hizmetleri karşılığında ücret alan ortağın sorumluluğu diğerleri yanında daha da ağırdır. Ortaklardan biri idare yetkisi olmadığı halde şirket hesabına işler yaparsa, vekâleti olmadan başkası adına tasarruf edenler hakkındaki hükümler (B.K. mad. 410 415) uygulanır. (B.K. mad. 530/2). Ancak idare, hakkı olmayan ortakların murakabe hakları vardır (B.K. mad. 531). İdare edenler yılda en az bir defa hesap verme ve kâr paylarını ortaklara ödemeğe mecburdurlar (B.K. mad. 530).

Ortakların şirket işlerinden dolayı sorumluluğu birinci derecededir ve müteselsildir, yani alacaklılar doğrudan doğruya ortaklara veya istedikleri ortağa başvurabilirler.

4) Ortaklar arasındaki değişiklikler

Ortaklar arasında sonradan değişiklik yapılması ancak bütün ortakların muvafakatıyla olabilir. (Sözleşme ile çoğunluk usulü kabul edilebilir) Ortaklıktan ayrılan ortak, ayrıldığı tarihten önceki işlerden dolayı iki yıl süre ile diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu kalır (B.K. mad. 179). Şirketin sona ermesi halinde de ortaklar arasında değişiklik olabilir (B.K. mad 541).

5) Adi şirketin sona erişi (İnfisahı)

Adi şirketler, genellikle sürekli olmayan şirketlerdir, çünkü kuruluş anlaşmasında aksine hüküm yoksa ortaklardan birinin ölmesiyle şirket son bulur. Bunun gibi ortaklar arasındaki anlaşmazlık, şirketi sona erdirebi lir yani infisaha götürür. Sona erme sebepleri arasında

Şirket için belirlenen sürenin son bulması,

Şirket gayesinin elde edilmesi ya da elde edilemediğinin ispat edilmesi,

Ortaklardan birinin ölmesi,

Ortaklardan birinin iflası ve haciz altına alınması,

Ortaklardan birinin fesih ihbarında bulunması (bu ihbar altı ay sonra geçerlilik kazanır),

Bütün ortakların şirketin feshine (sona erdirilmesine) oybirliğiyle (ittifakla) karar vermeleri,

Haklı sebeplerden dolayı (hileli hareket edilmesi halinde) mahkeme kararıyla şirkete son verilmesini, sayabiliriz (B.K. mad. 535, 536).

Şirketin tasfiyesine gelince; adi ortakların sona ermesi, şirket münasebetlerini ta mamiyle ortadan kaldırmaz ve üçüncü şahıslara karşı taahhütleri değiştirmez. Şirketin sona ermesini izleyen tasfiye işlemlerine başlanır. Ortaklardan biri şirketi bütün aktif ve pasifiyle devr alırsa B.K. mad. 179 uygulanır. Yani devir alan durumu gazetelerde ilân ettirir ve alacaklılara karşı bu ilândan itibaren sorumlu olur. Devredenler de iki yıl süre ile onun yanında müteselsilen sorumlu olmakta devam ederler. Diğer hallerde, önce şirketin borçları ödenir, sonra ortaklardan herbirinin şirket için yaptığı masraf ve avanslar iade edilir.

Adi Şirket Nasıl Kurulur? | NasılKolay

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*


24 − 19 =