DEĞERLENDİRME

Bilançoların bir amacı da işletmedeki değerlerin (kıymetlerin) belli bir tarihte statik (oturmuş) haldeki durumlarını en doğru ve gerçeğe en yakın olarak saptamak olduğuna göre, Bilançodaki değerlerin rakamla ifadesi yani kıymet takdiri (değerlendirilmesi) konusu büyük önem taşır.

İşletmelerin ekonomik faaliyetleri sonucunda değerler artma veya aksilme gösterebilirler. Nitelik ve hacım değiştirirler, bu bakımdan değerleme yapmak gerekir. Bilançolarda ihtiyat, amortisman ve karşılık ayrılması bu zorunluğun bir sonucudur.

İhtiyatlar, sermayenin genel olarak karşılaşabileceği risklerin yerine geçer. Sermayenin kullanılmakta olması, onu oluşturan unsurlarda genel olarak bir potansiyel zayıflaması olabileceğini düşündürür.
Amortismanlar ise, doğrudan doğruya kullanılan sabit araçlara dönüktür ve bunların bilanço tarihindeki hakiki potansiyellerinin tesbitini amaçlar.

Karşılıklar da ihtiyatlar gibi fakat belli ve bilinen bir değerde çıkabilecek risk kadar geçici olarak bir fon ayrılmasıyle ilgilidir. Örneğin normal olarak yapılması gereken onarım ve bakım işleri çeşitli nedenlerle geri bırakılmıştır. Bu onarım ve bakım belli bir devre faaliyetinin zorunluğudur. Şu halde giderlerin o devreye katılması gerekir. Bunun için bir karşılık ayrılmazsa, ilerde ya> pılacak onarımlar sonraki bilançolara, gerçekte daha önceki dönemlere ait haksız ve ağır giderlerin yükletilmesi sonucunu verir.

Gerçekte bu onarımların yapılmamış olması dolayısıyla ilgili araçların değerleri düşmüştür. Şu halde bilanço aktifinin kapsadığı bir kısım fiktif (sabit) değerlere karşılık yapılması gereken onarım gideri tutarı kadar bir karşılık ayrılır ki bu bir değerlendirme (kıymet takdiri) işidir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*