BÜROKRASİ

Memur zihniyetinin hakim olması anlamına gelir. Dilimizde bu kavram, bazan kırtasiyecilik sözcüğü ile ifade edilmektedir.
Memurlar genellikle taşıdıkları resmi sıfattan ve sahip bulundukları yetkilerden gurur duyarlar. Emirleri altında çalışanların ve müracaat edenlerin gösterdikleri saygı gururlarını okşamaktadır. Bu bakımdan önlerine bir iş gelince, güçlerini olumlu ya da olumsuz yönde vatandaşa göstermek bir meslek alışkanlığı haline gelmektedir.
Bir kısım bürokratlar agressif (müdahaleci) olurlarken diğer bir kısmı da menfi bir ruh haletine kendilerini kaptırmaktadırlar. Bu Bürokrasinin kusurudur.
Agressif memurlar, genellikle görevlerine bağlıdırlar, ehliyetlidirler, dürüstürler ve meslekte ilerlemek ümidindedirler. Ancak yetkilerini tam bir tarafsızlıkla kullanıp kulanmadıkları ve ideolojiler önünde ne dere ce nötr kaldıkları ayrı bir konudur. Bunlar, görevlerini olduğundan daha önemli göstermek isterler.
Menfî düşüncelller İse başarı ve İlerleme ümitlerine fazla bel bağlamazlar, insiya tifleriyle hareket edemezler ve şekle bağlı kalırlar. Halka hizmet amacı yerine rutin işleri, alışılmış akışa bırakmayı tercih ederler. Şekilperestlikte aşırı olanlarına, mevzuatı vatandaş zararına yorumlamak suretiyle rüşvete dahi meylettiklerine rastlanmaktadır. Bürokrasinin karakter çizgileri, siyasi rejimlere göre değişebilir.
Demokrasi rejimlerinin esprisine göre İse, memur halkın efendisi değil hizmetkârıdır. Demokrasilerde, devlet teşkilâtını milli kuruluşları ve diğer işletmeleri değişik yönlerden denetmek olanağı vardır. Haksızlığa uğrayanlar, başta parlamento olmak üzere idari mahkemelerden ve basından haklarının korunmasında yararlanabiliyorlar. Memur zihniyetinin hakimiyeti (bürokrasi) rejiminden halk hakimiyeti sistemine yaklaştıkça, hiyerarşi (silsile meratip) duygusunun da zayıfladığı görülmektedir.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında bürokrasinin yapısı önemli değişikliklere uğramıştır. Vaktiyle yukarıdan aşağı hiyerarşi baskısı varken, bu sefer alt kademeler agressif ve aktif duruma geçerek yukarıya doğru bir karşı baskıya başlamışlardır.
Devlet idaresinde teknokratlar yavaş yavaş hakimiyet kurmayı başarmışlardır. İdare ve iktisat uzmanlarından oluşan teknokratlar; prosedür ve formalite engellerini aşarak sonuç almak isterler. Bürokrat, mevzuatı (yasaları) bir kalkan gibi kullanırken, teknokrat çok defa istediği kanunarı geçirtebilecek bir kuvvet göstermektedir. Teknokrasinin büyümesi, bürokrasinin nüfuzunu zamanla zayıflatmakta ve daraltmaktadır.
Bürokrasinin zararlı sonuçları herkesçe bilinmekle beraber, iktisadi ve sosyal gelişmenin tabii bir sonucu olduğundan, ortadan kaldırılması imkânsızdır. Tekniğin ilerlemesi ve devlet bünyesinin büyümesi, daha
çok sayıda bürokrata ihtiyaç göstermekte ve ayrıca vatandaşlardan bir kısmının rahat iş imkânları aramaları, bürokratik gelişmeyi hızlandırmaktadır.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*