BONO İLE POLİÇE ARASINDAKİ FARKLAR

Her ikisi de bir ödeme ve bir kredi aracıdır. Aralarındaki farklar ise şunlardır
a) Poliçede Keşideci, muhatap ve lehdar olmak üzere üç şahıs bulunduğu halde, bonoda borçlu ve lehdar olarak iki şahsın var olması yeterlidir.
b) Bonolarda çoğunlukla borçlu ile lehdar aynı yerde bulundukları halde, poliçede keşideci ile muhatap başka başka yerlerde bulunurlar. Gerçi bonoda da borçlu ile lehdar ayrı ayrı piyasalarda bulunabilir.
c) Poliçede keşideci muhataba havale şeklinde bir ödeme emri verdiği halde (… TL. ödeyiniz gibi) bonoda borçlu (imza eden) ödemeyi kendisi yapacağım taahhüt
eder. Yani (….. ya veya emrine ………..TL.
ödeyeceğim) der. Şu halde bonoda borçlunun bir borç ikrarı, poliçede ise alacaklının borçluya (muhataba) karşı borcunu öde şeklinde bir emri vardır
d) Poliçe, keşidecinin kendi emrine yazılı olabileceği ve keşideci poliçeyi kendi üzerine çekebileceği halde (T.K. 585), bonoyu tanzim eden kimsenin kendi adına ve emrine doldurması kabul edilir şey değildir ve anlamsızdır.
e) Poliçede ‘‘kabul” ve “karşılığın devri” meselesi vardır. Bonoda kabul olmaz ve karşılığın devri sözkonusu değildir.
BORÇ ffr Bette, dâbit)
1) İki veya bir çok kimseler arasındaki karşılıklı yükümlülüğü anlatan bir ilişkidir. Bu ilişki gereğince borçlu denilen kişi, diğerine bir şey vermek, yapmak veya yapmamak zorundadır. Eskiden vecibe denilen borç terimi; ödenmesi gereken para veya başka bir şey için de kullanılır.
2) Taraflardan yalnız birinin diğerine karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu şeydir. Aradaki borç ilişkisinin özelliğine göre yerine getirilecek şey bir malın teslimi, bir hizmetin yapılması veya yapılmasından kaçınma olabilir. Karşılıklı taahhütleri kapsayan akitlerde (anlaşmalarda) taraflardan her biri diğerine karşı hem alacaklı, hem de borçlu durumundadır. Alacaklı olmak bakımından diğer taraftan bir şey istemek hakkı vardır; buna “alacak hakkı” denir. Borçlu olmak bakımından karşı tarafa bir şey vermek veya bir harekette bulunmak ya da bir şey yapmak yükümlülüğüne girer ki bu yükümlülüğe “eda (prestation)’’ yerinde olarak borç denir.
3) Borçlunun alacaklısına vermekle yükümlü olduğu paraya borç denir. Şu halde “borç” yalnız bir çeşit eda yükümlüğünü anlatan bir terimdir. “Borç” terimi dilimizde genellikle bu anlamda kullanılır, ödeme yükümlülüğünü anlatmaktadır.
4} Bu ödeme yükümlülüğü, vadeli ya da vadesiz, senetli ya da senetsiz, faizli ya da faizsiz olabilir.
Bir bilanço terimi olarak, borç; alacaklıların işletme varlıkları üzerindeki talep haklarının para ile ifade edilmiş miktarını temsil eder.
Kısa vadeli borçlar, genellikle 1 yıla kadar ödenecek borçları, orta vadeli borçlar
2 5 yıl içinde ödenecek borçları, uzun vade
li borçlar da daha uzun süreler sonunda ödenecek borçları anlatmak üzere kullanılan terimlerdir.
Borç, alacaklıya para ödemek, ya da mal teslim etmek, hizmet görmek suretiyle ödenebilir. Örneğin, bir mal teslim etmek veya hizmet görmek üzere çeşitli kişi ve
kurumlardan alınan paralar (alman avanslar) işletme borçlarındandır.
Borçlar, ileride bedeli ödenmek üzere işletmenin sattığı mal ve hizmet karşılığı ortaya çıkmış olabilir. Kredili mal satışında (veresiye) olduğu gibi.
İş hayatında, işletmeler, bazı hallerde şarta bağlı olarak borçlanırlar. Örneğin İşletmenin bir kefalet, ciranta ve aval suretiyle imza vermesi gibi. Bu tür borçlar, işletmenin gerçek borçlarından değildir, asıl borçlunun ödememesi halinde doğacak şarta bağlı bir yükümlülük sözkonusudur.
İşletmenin borçları, başkalarının kefaletiyle ya da taşınır taşınmaz maların rehin ve ipoteğiyle güvence altına alınırsa buna kefaletli borçlar veya teminatlı borçlar denir. Bu çeşit güvenceler, işletme borcunu ödemediği takdirde, alacaklıya, alacağını kefilden tahsil etme, rehnedilmiş ve ipotek verilmiş işletme varlığını icra yolu ile sattırma hakkını verir.
Teknik kayıt tutma terimi olarak muhasebede kullanılan “zimmet borç” sözcüğünün gerçek borçla ilişkisi yoktur. Bu sadece kayıt tutma düzeni içinde kullanılan “T” hesaplarının sol tarafına yazılan bir rakam anlamındadır. İşletme borçları ile karıştırmamak lâzımdır.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*