BANKALARDA PROTESTO

PROTESTO

1) Kavram

Genel olarak bir hakkın kaybını önlemek veya bir vecibenin yerine getirilmediğini saptamak veya belgelemek için noterler marifetiyle yapılan tebligata “protesto” denir. Protesto işlemini içine alan resmi kâğıda da protesto denmektedir. Türkiye’de bu muameleleri Noterler yaparjar (Noter K. mad. 44).

Ticaret hukukunda protesto, ticari bir senedin ibrazında kabul edilmemesi veya ödenmemesi üzerine durumun Noterlikçe saptanması ve de belgelenmesi için yapılan işleme deniyor.

Senet hamilinin, müracaat hakkını kullanabilmesi için kabule veya ödemeye ibrazı zamanında yapmış olması şarttır. Çünkü diğer ilgili imza sahiplerinin de haklarını korumalarına ve zamanında tedbir almalarına imkân vermek îcabeder. Aksi halde, rahatsız edici birçok anlaşmazlıklara yol açılmış olur. Onun için ticaret kanununun 626/1 nci maddesinde “Kabulden veya ödemeden kaçınmanın, kabul etmeme (ademi kabul) veya ödememe (ademî tediye) protestosu denilen resmi bir belge ile saptanması zorunludur.” denilmektedir.

2) Protestonun zaman ve şartları

Hamil, müracaat hakkını kullanmak üzere protestoyu zamanında yapmış olması şarttır. T.K. 626/2 nci maddeye göre; kabul etmeme protestosunun kabule arz için belli olan süre içinde çekilmesi lâzımdır, şayet T.K. mad. 606/1. maddede gösterilen halde poliçenin ilk ibrazı, vadenin son gününde olmuşsa protesto o günün ertesi günü de çekilebilir. Bu ertesi gün doğal olarak bir iş günüdür.

Bilindiği gibi T.K. 606 nci maddeye göre; muhatap kabul için poliçenin kendisine ikinci bir kez ibrazını isteyebilir. Hamil, kabul için ibrazı tam vade günü yapmış, muhatap da ikinci bir ibrazı istemiştir. T.K 626/3 ncü maddesinde; hem muhatabın,them de hamilin haklarını korumak amaciyle şu hüküm konulmuştur

“Belli bir günde veya keşide gününden başlayarak ya da görüldükten bir süre sonra ödenecek poliçelerde ödemenle protestosunun, ödeme gününü izleyen iki işgünü içinde çekilmesi lâzımdır. Görüldüğünde ödenecek bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosu, yukarıki fıkrada kabul etmeme protestosu için gösterilen süreler içinde çekilir.”

Kabul etmeme protestosunun çekilmesi halinde, ödeme için poliçeyi ibraza gerek olmadığı gibi ödememe protestosu çekmeğe de ihtiyaç yoktur (T.K. mad. 624/4). Çünkü muhatap poliçeyi kabul etmediğine göre ödemeyeceğini açıkça bildirmiş oluyor. Bununla beraber senedi ödeme için tekrar ibraz ve protesto etmekte bir neden olmadığı gibi boşuna masrafı arttırmakta da bir yarar yoktur.

Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap ödemelerine ara vermiş veya kendisine karşı herhangi bir icra kovuşturması sonuç vermemişse, hamil müracaat haklarını, ancak poliçenin ödenmesi için muhataba ibrazından ve protestonun çekilmesinden sonra kullanabilir (T.K. mad. 626/5). Artık burada da, muhatabın vaziyeti bozulmuş olduğundan vadeyi beklemeğe hacet yoktur. Ha

mil bu madde hükmüne göre harekete geçebilir.

Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap ve kabulü yapılmayan (kabulü kabil olmayan) poliçenin keşidecisi iflas etmişse İflas ilâmının ibrazı müracaat hakkının kullanılması için yeterlidir (T.K. mad. 626/6).

Muhatabın iflasında diğer sorumlulara karşı müracaat etmek elbette hamilin hakkıdır. Keşideci iflas ettikten sonra da senet karşılığı üzerinde bir tasarruf hakkı kalmayacağına göre protesto etmek boşuna olur. Bu bakımdan hamil, iflasa ait belgelerin ibrazı suretiyle müracaat hakkını kullanabilir.

3) Protesto kimlere karşı çekilir

Protesto, belli bir borçun zamanında ödenmediğini ilgili borçluya haber vererek bu vecibenin yerine getirilmesi gerektiğini hatırlatmaktır.

Protestonun; kabul etmeme ve ödememe hallerinde muhataba karşı yapılması doğaldır. Poliçede, hamilin yanlız muhataba değil, diğer imza sahiplerine de müracaat etmek hakkı olduğuna göre protestoyu hepsine birden yapabilir (teşmil, edebilir). Şu kadar ki, protesto masrafı, ihbar masrafından fazla tuttuğu takdirde bu fazlayı hamil borçludan istiyemez. Çünkü kanun yanlız muhatabın protestosunu ve bu protestonun diğer ilgililere ihbarını yeterli görmektedir.

4) Protestonun biçim ve kapsamı

Protestolar Noterler tarafından tanzim ve tebliğ olunur (T.K. mad. 627).

Protesto, hamilin isteği üzerine muhataba karşı yazılır ve ona gönderilir. Protesto, aşağıdaki konuları içine alır. Protesto kâğıdına;

Protestoyu çeken ve protesto edilen kimselerin ad ve soyadlariyle ticaret unvanları,

Protesto edilen kimsenin, yapılan çağrıya rağmen taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu veya ticaret yerinde bulunmadığı veya ticaret yeriyle mesleğinin saptanamamış olduğu,

Sözü edilen çağrının yapıldığı veya çağrı girişiminin yarıda kaldığı, yer ve gün yazılarak Noter tarafından imza edilir. Ayrıca;

Kısmi ödeme varsa protestoda yazılabilir.

Kabul için kendisine ibraz edilen poliçeyi muhatap ertesi günü tekrar ibraz ettirmek istemişse bu durum da protestoya yazılır (T.K. mad. 628).

Protesto ayrı bir kâğıt (varaka) halinde tanzim edilerek senede bağlanır. Şayet kısmen kabul edilmiş bir poliçenin sureti ibraz edilmişse protesto bu suret üzerine yapılır.

Protesto tek bir poliçenin birçok sayıları ya da poliçenin aslı ile bir sureti ibraz edilerek düzenlenmişse protesto kâğıdını bu sayılardan birisine veya poliçenin aslına eklemek yeterlidir. Protesto kâğıdının sayılardan birine veya poliçenin aslına eklendiğine dair Noterlikçe şerh verilir (T.K. mad. 629).

Kısmen kabul edilmiş bir poliçenin sureti ibraz edilmişse protesto bu suret üzerine yapılır (T.K. mad. 630).

Bir poliçeyi kabul edecek ve ödeyecek birden fazla borçluların hepsi için tek protesto kâğıdı düzenlenebilir (T.K. mad. 631).

Protestoyu düzenleyen noter, poliçenin suretiyle poliçe kâğıdını saklamakla yükümlüdür (T.K. mad. 632).

5) Sakat protesto

Noter tarafından imza edilen protesto, kanuna uygun olarak düzenlenmediği veya içindeki kayıtlar yanlış olduğu takdirde de geçerlidir. Noter hakkındaki inzibati (sıkı düzen) hükümler saklıdır (T.K. mad. 633).

Bu maddeye göre, protesto yöntemiyle düzenlenemese de geçerli sayılmaktadır ve doğrusu da budur. Aksi halde Noterlerin yanılgısı yüzünden protestoyu çeken kimselerin hakları zedelenmiş olurdu. Yanlış işlem yapmış olan Notere inzibati ceza verilip verilmeyeceği tereddütlere yol açmış olacağından, protestonun geçerli sayılması yanında

gerektiğinde sakat protesto düzenlemiş olan Noterin inzibati bçkımdan cezalandırılacağına işaret olmak üzere maddeye’ ikinci fıkra eklenmiştir.

6) Protestodan bağışıklık Protestosuz poliçe

Bir senedin kabul edilmediği veya ödenmediği zaman, hamilin protesto yapmaması şartiyle çekilmiş veya protesto edilmeyeceği bir ciranta tarafından bildirilmiş poliçelere “protestosuz poliçe” denir. Bu çeşit poliçelerin hangi hallerde çekilebileceğini Türk Ticaret Kanununun 634 ncü maddesi belirle mektedir.

Keşideci veya ciranta, ya da aval veren kimse senet üzerine “masrafsız iade” veya “protestosuz” kaydını ve buna benzer bir ibareyi yazarak imzalamak suretiyle hamili protesto çekmekten alıkoyabilir (T.K. mad. 634/1).

Poliçede aslolan, poliçenin protestoya tabi olmasıdır. Fakat burada görülüyor ki, keşideci veya cirantanın ve aval verenlerin “protestosuz” şartını bildirmeleri, hamili protesto külfetinden kurtarmakta ve protesto do layısiyle bir takım masraflardan korumaktadır.

Protestodan bağışıklık bildirisinin, senet üzerine yazılarak imzalanması şarttır. Senetten başka herhangi bir belgeye veya ayrı bir kâğıda yazılan protestosuz kaydı bir hüküm ifade etmez.

Protestodan bağışıklık şartı, hamili poliçeyi vaktinde ibraz etmek ve gereken ihbarları yapmak yükümlülüğünden kurtarmaz. Sürelere uyulmadığını kanıtlamak bunu hamile karşı iddia eden kişiye düşer (T.K. mad. 634/2).

Keşideci ve cirantalar, protestosuz kaydı ile kendilerini ancak protesto masraflarından kurtarabilirler, yoksa senet üzerndeki borç ve sorumluluktan kurtaramazlar. Böyle olsaydı, poliçeden beklenen yarar elde edilemez ve ilgililer bu yüzden zarar görürlerdi.

Gerek kabul ve gerek ödeme için hamil vaktinde poliçeyi ibraz etmiş, fakat muhatap geri çevirmiştir, ya da senede “görülmüştür” diye yazıp tarih ve İmza koymaktan kaçınmış veya kendisini yok dedirtmiştir. Bu gibi hallerde hamil, ibraz durumunu ve hele sürelere uyulduğunu nasıl ispat edecek? İspat etmek hamile düşseydi zorluklar olurdu. Bunun için kanun ‘‘sürelere uyulmadığını ispat etmek, bu iddiayı hamile karşı yapan şahsa düşer.” diyor.

Protestodan bağışıklık kaydı poliçeye keşideci tarafından yazılmış ise diğer imza sahiplerinin hepsine karşı hüküm taşır. Bir ciranta veya aval veren kimse tarafından yazıldığı takdirde hükmü yanlız ona ait olur. Keşideci tarafından yazılan şarta rağmen hamil yine protesto çekerse (ki çekebilir) masraflar kendisine ait olur (T.K. mad. 634/3).

Keşidecinin, protestodan muaflık kaydını koymaktan maksadı protesto masrafından kurtulmak ve muhatabı da protesto sıkıntısından korumaktır. Poliçeyi bu kayıt altında devir alan hamil, bu şartı görerek alıyor ve kabul ediyor olduğu halde, protesto edecek olursa elbette masrafları kendine ait olmak gerekir. Fakat protestosuz şartı aradaki bir ciranta tarafından yazılmış ise hüküm değişir.

Protestodan muaflık şartı, bir ciranta veya aval veren kimse tarafından konulursa, bu şarta rağmen çekilmiş olan bir protestonun gerektirdiği masrafları poliçeden dolayı borç altına girenlerin hepsi ödemekle yükümlüdürler (T.K. mad. 634/4).

Ciranta veya aval veren kimsenin senede protestosuz kaydı koymaları mümkündür. Kendinden önceki ciranta ve keşidecinin böyle bir şarttan haberi olmayacağı için bu kayda “neden gerek gördünüz” diyemiyecek lerdir. Yapılan protestonun masrafını ortaklaşa ödemek zorundadırlar.

Bir cihet daha var Bankalara tahsil için verilen senetlerde, protestolu mu, yoksa protestosuz mu tahsil edileceği bildirilmemiş veya unutulmuş olabilir. Senedi tahsile gönderenden (mudiden) bu durumu sormağa da bazen imkân bulunamaz. Bu takdirde senedi

“protestolu” saymak gerekir. Çünkü bir senedin protestosuz olabilmesi için üzerinde mutlaka “bila masraf”, “masrafsız iade” veya “protestosuz” gibi bir kaydın bulunması lâzımdır. Kanun bunu şart koşmaktadır.

7) Protestoyu ihbar zorunluğu

Ticari bir senedin kabul edilmediğini veya ödenmediğini, hamilin kanuni süresi içinde imza sahiplerine haber vermesi lâzımdır.

„ Hamil, zamanında protestoyu yapmakla muhataba haber vermiş oluyor. Fakat diğer ilgililerin bundan henüz bilgileri yoktur. Bunlara da zamanında haber verilecek olursa rücu haklarını kullanmak üzere gereken tedbirleri almış olurlar.

Bu bakımdan “Hamil, protesto gününü veya protestosuz poliçede ibraz gününü izleyen 4 işgünü içinde kabul veya ödemeden kaçınma durumlarını kendi cirantasına ve keşideciye haber vermeğe mecburdur (T.K. mad. 635/1). Bu ihbar üzerinedir ki, keşideci muhataptan alacağını tahsile, ciranta da kendinden . önceki cirantaya müraraatla hakkını elde etmeğe çalışacaktır.

Her ciranta aldığı haberi, izleyen iki işgünü içinde kendisine haber verenlerin adı, soyadı ve adreslerini göstermek suretiyle kendi cirantasına bildirmeğe zorunludur. Keşideciye varıncaya kadar bu şekilde işlem yapılır. Süreler, önceki ihbarın alındığı tarihten işlemeye başlar (T.K. mad. 635/2).

Görülüyor ki, hamil için bütün ilgililere haber verme zorunluluğu yoktur. Hamil, sadece kendi cirantasıyla keşideciye haber verecektir, diğerlerine bildirmek ise aradaki cirantalara düşen bir görevdir. Yani her ilgili kendi hakkını kendisi kovalıyor, yalnız hamil için ihbar süresi 4 gün olduğu halde cirantalar için 2’şer gündür. Cirantalar için sürenin başlangıcı ilk haberin alındığı tarihten başlar.

Poliçede imzası bulunan bir kimseye ihbarda bulunulduğu takdirde, kendisine aval veren kimseye de aynı süre içinde bu ihbarın yapılması lâzımdır (T.K. mad. 635/3).

Poliçelerde beyaz cirolara ve okunması mümkün olmayan imzalara, hatta tam cirolarda açık olmayan isim ve adreslere rastlan maktadır. Bu yüzden aradaki cirantalar ihbar görevini yapmakta zorluk çekebilirler. Buna karşı kanun;

Bir ciranta adresini hiç yazmamış, yahut okunması mümkün olmayacak surette yazmış ise, ihbarın ondan önceki cirantaya tebliği yeterlidir, diyor (T.K. mad. 635/4).

İhbarı yapacak olan kimse bunun Noter marifetiyle veya sadece poliçenin iadesi suretiyle yapabilir (T.K. mad. 635/5). İhbarın ciranta ve keşideciye noter marifetiyle yapılması yerindedir. Fakat protestoyu ihbar maksadiyle senedin iadesi bir sakınca doğurabilir.

İhbarı yapmakla yükümlü olan kimse bunu belli süre içinde yaptığını ispat etmek zorundadır (T.K. mad. 635/6).

Süresi içinde ihbarname göndermeyen kimse, müracaat hakkını kaybetmese de, ihmalinden doğan zarar ve ziyandan sorumlu olur. Ancak bu zarar ziyan tutarı poliçe bedelini aşamaz (T.K. mad. 635/7). Örneğin; hamil veya ilgili ciranta, gerekli ihbarı zamanında yapmamış ve bu nedenle keşideci poliçe karşılığını muhataptan geri alamamıştır. Yine örneğin zamanında protestodan haberdar edilmemiş bir ciranta, keşidecinin iflas ettiğini öğrenmiş ve ondan alacağını ala mıyacak duruma düşmüştür. Bu haller, ihbarın zamanında yapılmamış olmasından ileri gelmiştir. Gecikmeye ve zarara neden olan ilgili imza sahibinin elbette zarar ve ziyanı ödemesi gerekir. Ancak ödenecek zarar ve ziyan poliçe bedelini geçemez, doğrusu da budur.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*