BANKALARDA KEFALET VE KABUL İŞLEMLERİ

KEFALET VE KABUL İŞLEMLERİ

A CİRANTA VE AVAL SURETİYLE İMZA VERİLMESİ

Müşteriler tarafından ihdas edilen senetlere, bankalar ciranta veya aval suretiyle imza koyabilirler. Bu takdirde banka, kendi ankesini kullanmadan müşterisine başka kişi ve kuruluşlarla diğer bankalardan para bulmak olanağını vermiş olur. Bankanın ciranta ve aval sıfatıyla koyacağı garanti imzasından yararlanmak isteyen müşterilere bir sözleşme veya kontr garanti imza ettirilir.

1) Ciro kredisi

Bankalar, ciranta sıfatıyla müşterileri lehine bir ciro kredisi açabilirler. Bu şekilde bir kredi açıldığı zaman, müşteri banka emrine bir senet ihdas eder ve banka da ci

ranta sıfatıyla ya doğrudan doğruya bu senetleri reeskonta ( reeskont işlemleri) verir, ya da orta ciranta sıfatiyle diğer bankaya ciro ederek o bankanın reeskont yaptırmasına aracılık etmiş olur.

Örnek Türkiye Şeker Fabrikalarının, İş Bankasında bir ciro kredisi olduğunu varsayalım Bu krediye dayanılarak Türkiye Şeker Fabrikaları banka emrine düzenlemiş olduğu bonoların reeskontunu istemektedir. Reeskont edilecek senetlerde en az üç imza bu lunması gerektiğinden bu banka kendi emrine verilmiş şeker bonolarını diğer bir banka aracılığı ile Merkez Bankasına reeskont ettirebilir. Buradaki rolü orta ciranta sıfatıyla reeskonta aracı olmaktan ibarettir.

Diğer yandan şeker şirketi, üreticilerine dağıttığı avans karşılığında almış olduğu bonoları ciro ederek reeskont yapılmasını istemiş olsaydı, İş Bankasının diğer bir bankayı ayrıca araya koymasına gerek olmazdı. O halde senetlerin reeskontu, İş Bankasının son ciro imzasına dayanıyorsa, bu banka reeskontu kendisi yaptıracaktır. Bu takdirde reeskont yapacak bankaya (örneğin Merkez Bankasına) şöyle bir mektup yazar

İş Bankası, böylece reeskonta verdiği senet bedelleri üzerinden muhasebe kayıtlarını yaparken, “Reeskont ettirilen senetler”

hesabına borç, “Cirolar” hesabına alacak geçirir.

Senetlerin vadesinde ödendiği, reeskontu yapan banka tarafından bildirildiği zaman aksi metod ile bu hesaplar kapatılır.

Görülüyorki, bu işlemde bankanın yaptığı iş, reeskonta aracı olmaktan ibarettir. Banka kendisi para vermemiş, fakat bir bankanın iskontosuna aracılık etmiştir. Bu aracılık dolayısıyla alman ciro komisyonu da Kâr ve Zarar Hes. Muhtelif Komisyonlar hesabına alacak kaydolunur.

Yukarıdaki örnekte İş Bankası kendisine reeskont ettirilmek üzere verilen senetlerin orta cirantası bulunsaydı, bu takdirde “Cirantalar” hesabına borç, “Cirolar” hesabına alacak yazılacaktı.

Herhangi bir firma veya kuruluş bir finansman kredisinden veya sanayi kredisinden ya da bir işletme kredisinden yararlanmak üzere ve doğrudan doğruya teminat kaydıyla bir bankanın emrine vermiş olduğu bonoları (munzam sanayi kredilerinde olduğu gibi) bu bankanın Nazım Hesaplarından geçirmesi gerekir. O takdirde, Nazım Hesaplar Teminat Senetleri Cüzdanı hesabına borç, Nazım Hesaplar Teminat Senetleri Mudileri Hesabına alacak geçirir ve senedi reeskonta gönderirken cüzdandan çıkardığı senetler üzerinden

Nazım Hesaplar Teminat Senetleri Muhabir Cüzdanına borç,

Nazım Hesaplar Teminat Senetleri Cüzdanı hesabına alacak,

verir, diğer taraftan senetlerin reeskonta verildiğini belirtmek üzere;

Cirantalar Hesabına borç,

Cirolar hesabına alacak kaydeder.

2) Kefalet ve aval kredisi

Bir müşteri, ticari bir senet üzerine bir bankanın imzasını almak suretiyle kredisini kullanabilir. Bu takdirde kendisiyle sözleşme imzalanır.

Kredi, birinin kefaleti ile açılıyorsa kefile bir müteselsil kefalet senedi imza ettirilir.

T. Cumhuriyet Merkez Bankası ANKARA

Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketinin borçlu bulunduğu ilişik bordroda

numarası ve vadeleri yazılı . . ……………

T. lirası tutarındaki şeker ticari bonoları ciro edilerek tarafınıza gönderilmiştir. Bu bonoların iskonto edilerek safi tutarlarının, bu şirketin bizdeki …….. numaralı hesabına alacak yazılmasını rica ederiz.

İlişik 1 Bordro ( ) bono

Saygılarımızla, Türkiye İş Bankası A. Ş.

Ankara Merkezi

Kefalet ve kabul

Kefalet kredisinden yararlanacak müşterinin bankada ya sirküleri ya da tasdikli imza örneği bulunmalıdır. Müşteriye yapılan sözleşme veya kontrgaranti noterden geçi rildiği takdirde müşteri imzası da tasdik edilmiş olacağından ayrıca sirküler ya da tasdikli imza örneği aranmasına tabiatiyle gerek yoktur.

Bir müşteri lehine açılan kefalet (aval) kredisi, risk defterinde o müşteriye ayrılan bir föye işlenir. Bu föylere müşterinin adı, adresi ve sözleşme tarihinden başka kredi miktarı yazılır ve kredinin bir aval olarak kullanılacağı açıkça yazılır.

Aval suretiyle kullanılan krediler, memleketimizde henüz yayılmış değildir.

Müşteriler tarafından ihdas edilen ticari senetlere banka tarafından aval veya ciranta olarak imza koymak suretiyle açılan kredi, senetlerin tutarı üzerinden “Cirantalar’’ hesabına borç ve “Cirolar” hesabına alacak yazılır. Bu senetlerin vadesinde borçluları tarafından ödendiği ihbar edilince ters madde ile ilk kayıtlar iptal olunur.

Aval veya ciranta sıfatıyla banka tarafından imzalanan senetlerin ödenmesi zo runluğu hasıl olduğu takdirde senet bedeli müşteri hesabından ödenir ve cirantalar hesabındaki kayıtlar, cirolar hesabı borcu ile kapatılır.

Aval veya ciranta sıfatıyla verilen imzalardan dolayı alman komisyonlar da Kâr ve Zarar Hes. Muhtelif Komisyonlar hesabının alacağına kaydolunur.

B KABUL (AKSEPTASYON) İŞLEMİ

Poliçe dediğimiz senedin vadesinde öde ‘ neceğinl bildiren taahhüde “kabul veya ak septasyon” denilir.

Bankacılık dilinde bazen sadece “aksep tasyon” bazen de “Banka akseptasyonu” de ninilince ya bir bankanın kendisi tarafından yapılan kabul ya da o bankanın kabulünü kapsayan poliçe anlaşılır. Ticari piyasalarda

böyle doğrudan doğruya bir bankanın kabulünü taşıyan poliçelerin daha makbul olduğunda ve kolayca iskonto edilebileceğinde kuşku yoktur. .

Ticaret erbabı bunu bildiği için bazı hallerde, başlıca dış ticaret işlemlerinde bankalara başvurarak ve bankaları şu veya bu şekilde temin etmek suretiyle, çekecekleri poliçelerin kabul edilmesini isterler. Bankalar bu önerileri uygun buldukları takdirde, üzerlerine çekilecek poliçeleri kabul anlamında imzaladıktan sonra tüccara geri verirler. örnek

Bir firma diyelim ki Şekerbanka müracaatla 100.000. lira istiyor. Bankanın o günkü kasa mevcudu bu isteği karşılamaya müsait değildir. Fakat banka firmaya, üzerime bir poliçe çek kabul edeyim diyor. Firma da bunu yapıyor. Yani muhatabı Şekerbank olan bir poliçe ihdas ederek kabule sunuyor. Banka poliçe üzerine “kabul edilmiştir” diyerek imzasını koymuş ve poliçeyi firmaya teslim etmiştir. İşte firma, bankanın kabulünü taşıyan bir poliçeyi her hangi bir bankada kırdırarak ihtiyacı olduğu parayı sağlamış olur. Firma vadenin girmesinden bir iki gün önce senedin bedelini Şekerbanka götürür ve o da bu parayı poliçe hamiline ödeyerek imzasını kurtarır. İkinci örnek

İthalatçılık yapan bir firma İngiltere’den mal getirtmek istiyor. Fakat İngiltere’deki ihracatçı firma, buradaki ithalatçıyı tanımadığı gibi, ithalatçı firmanın da o sırada paraya ihtiyacı vardır ve İngiliz ihracatçısına peşin para gönderecek durumda değildir. Bunun için ithalaçtı yine bir bankaya ve örneğin İş Bankasına müracaatla, ihracatçının, malları gemiye yüklendikten sonra konşimentoya iliştireceği bir poliçeyi İstanbul’da kendi yerine kabul etmesini öneriyor. Banka bu öneriyi uygun karşılıyor ve firmadan gereken teminatı alıyor.

Bunun üzerine İş Bankası İngiltere’deki muhabiri aracılığı ile durumu ihracatçıya haber veriyor. Mutabık kaldıkları için ihracatçı poliçeyi çekmiştir. Böylece ithalatçının bankası (İş Bankası) İstanbul’a gelen poliçeyi

kabul ederek ihracatçıya geri gönderir ve konşimentoyu almış olur.

İhracatçı, kendisine geri gönderilen ka bullü poliçeyi ya Ingiltere’deki ya da Türkiye’deki bankalardan birine kırdırarak vadeden önce para ihtiyacını sağlar.

İthalatçı İse, poliçenin bedelini vadesinden bir iki gün önce kendi bankasına verir. Banka da karşısına çıkacak poliçe hamiline borcunu ödeyerek imzasını kurtarır.

İşte yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere, poliçeyi kabul eden banka burada parasını değil imzasını vermiştir. Bu bakımdan “Akseptasyon” işlemi bir kredi konusu olmayıp bir hizmet işlemi niteliğindedir. Tıpkı kefalet mektuplarında olduğu glbh

Poliçe ve poliçenin kabulü hakkındaki kanuni hükümler muhatap banka hakkında da aynen uygulanır. Poliçeyi kabul eden banka ile müşterileri arasındaki ilişkiler poliçenin hamillerini ilgilendirmez. Bu bakımdan vadesi geldiğinde şayet müşteri senet bedelini bankaya getirmemişse, banka hamile karşı “Ben senet bedelini henüz tahsil edemedim size ödeyemiyeceğim” gibi bir defide bulunamaz.

1) Kabul kredisinin açılması

Bir müşteriye kabul kredisi açmak demek, bankanın o müşterisine, kendi üzerine poliçe çekmek, yani bankanın muhatap bulunduğu bir poliçe ihdas etmek yetkisini vermesi demektir.

Fakat bu kredi bankanın müşteri üzerine poliçe çekmesi suretiyle de kullanılabilir.

Bir kabul kredisi açmakla banka müşterisine başka kuruluşlardan ya da özel kişilerden para tedarik etmek olanağını vermiş olur. Kabulün fiilen İmzalanması ile müşteri kredisini kullanmış sayılır.

Kabul kredisinin açılması konusunda müşteri ile anlaşmak, diğer kredi İşlerinde olduğu gibi banka müdürlüğünün yetkisi İçin

dedir. Kabul kredisinden yararlanacak firmalarla bir sözleşme İmza edilir.

2) Kabul muhasebesi

Lehine kabul kredisi açılan bir müşteri tarafından çekilen poliçenin bankaca kabulünden sonra poliçe tutarı “akseptasyondan borçlular” hesabına borç ve “akseptasyon lar” hesabına alacak yazılır. Bankanın kendisi tarafından kabul edilen senetler “akseptasyondan borçlular tarafımızdan kabul edilen senetler” hesabına ve muhabirlere verilen emir sonucu banka adına muhabirler tarafından kabul edilen senetler de “akseptasyondan borçlular muhabirlere emirlerimiz” hesabına borç kaydolunur.

Kabul edilen senetlerin vadesi gelince ödeme “akseptasyonlar” hesabının borcu İle yapılır ve “akseptasyondan borçlular” hesabı, kredi lehdarınm cari hesabı borcuyla kapatılır.

Açılan kabul kredilerinden dolayı alman komisyonlar “Kâr ve Zarar Hesabı Muhtelif Komisyonlar” hesabının alacağına kaydolunur.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*