BANKACILIĞIN TARİHÇESİ

Bankacılığın çok eski (3000 yıl öncesine gîden) bir geçmişi vardır. Ama Banka, aslında bugünkü adını İtalyanca’da masa anlamına gelen “Banco = Banko” sözcüğünden almıştır.

Eski zamanlarda İtalya’da sokak başlarında önlerine birer masa yerleştirerek, madeni paraların ağırlıklarını tartan, ayarlarına bakan, değersiz paraları yenileriyle değiştiren, para bozmak, paraları muhafaza etmek gibi çeşitli işhr yapan “sarraflar” bulunurmuş.

Bu sarraflara XII’nci yüzyılda Cenova şehrinde “Banker” adı verilmiş. Eski Yunanlılarda bankerliği daha çok papazlar yaparlardı. Bunlar muhafaza için aldıkları praları, ihtiyacı olan kimselere borç para şeklinde verirlerdi. Ortaçağda bankacılıkta özellikle Haçlı Savaşları zamanında para ve kredi işleri yüzünden ilerlemeler görülmüştür. Bu devirde bir çok Ciro bankaları (Venedik Bankası, Cenova Bankası gibi), daha sonra Va lenslya, Amsterdam ve Hamburg Bankaları kurulmuştur. Yalnız bu devirde yanlış yol ve yöntem yüzünden bir çok bankalar iflâsa sürüklenmişlerdir.

Daha sonraları bankacılık alanında yeniden ilerlemeler olmuş yeni ve daha sağlam esaslara dayanan bankalar kurulmağa başlanmıştır. 1609’da kurulan “Amsterdam Bankası” büyük bir güven kazanmış ve kısa zamanda büyük bir banka halini almıştır. Bu bankayı “Hollanda Bankası (1814)” izlemiştir.

Bu zamanda diğer bir çok önemli Bankalar da kurulmuştur. Bunlardan “İngiltere Bankası (1694)” bu devrin en tanınmış ban kalarındandır. Bir süre sonra “Fransa Bankası (1800)” Napolyon tarafından kurulmuştur. Almanya’da önce “Prusya Bankası (1847)” ve 1875 yılında bunun yerine “Rayşbank” kurulmuştur. Bu bankalar ilk önemli Merkez Bankaları olmuşlardır.

Bundan sonra bankacılık gitgide daha önemli bir yer tutmağa başlamış, dünyanın her yerinde ve Amerika’da da bir çok Bankalar kurulmuştur.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*