BANKA ÖDEMELERİ

ÖDEME (TEDİYE)

A GENEL AÇIKLAMA

Para ile veya aynen ödenmesi gereken bir borcun kısmen yada tamamen giderilmesi, kapatılması demektir. Ödeme, genellikle para ödenmesi şeklinde kullanılır. Ve çeşitli biçimlerde olabilir.

1) Para ile ödeme

Bankalarda ve büyük kuruluşlarda bir ödeme fişiyle ve hak sahibinin imzasını alarak yapılabildiği gibi alacaklı ve hak sahibinin bankadaki cari hesabına yatırmak yolu ile de olabilir (B.K. mad. 67 95).

2) Takas ve Mahsup

Bir borcun bir alacakla veya mal karşılığının bir mal veya hizmetle ödenmesine denir (B.K. mad. 120 124).

3) Havale

Bir borcun başka bir yerdeki alacaklıya devredilmesiyle ödenmesidir ki, bu şekildeki ödeme mektuplarına ‘‘ödeme emri”, “havale emri” de denilir. Banka hesapları üzerine çekilen çekler de bu niteliktedir ve bundan dolayı çekler bir kredi senedinden çok ödeme aracı sayılır.

4) Devir ve Temlik

Bir borçlunun, üçüncü şahıs üzerindeki alacağını, kendi alacaklısına devir ve temlik etmesiyle borçtan kurtulması ve dolayısiyle ödemede bulunması demektir (B.K. mad. 162 172, T.K. mad. 620 623).

B TİCARİ SENETLERDE ÖDEME

1) Ödeme için ibraz zorunluğu

Bir poliçe üzerinde imzaları bulunan kimseler (keşideci, ciranta ve aval veren gibi) sorumluluk altındadırlar. Bu kimseler sorumluluktan kurtulabilmek için durumlarının biran önce aydınlanmasını isterler. Bu bakımdan poliçe ve diğer ticari senetlerin ödenmesine ait hükümler, borçlar kanununun ödemeye ait hükümlerinden az çok ayrı tutulmuştur.

Adi hak ve alacaklarda, alacaklı için vadesinde mutlaka borçluya müracaat etmek zorunluluğu yoktur. Halbuki poliçelerde böyle değildir Hamil, poliçeyi ödenmesi gereken günde ((Vadesinde) veya vadeyi izleyen iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraza mecburdur (T.K. mad. 620/1).

Hâmil bu süre içinde muhataba ibraz etmezse, gerektiğinde cirantalara, aval verenlere ve hattâ keşideciye karşı hakkını kaybeder. Muhatapla başbaşa kalır. Eğer muhatap da poliçeyi kabul etmemiş bulunuyorsa ona karşı da bir hak isteyemez.

Burada iki iş günü mutlaka 48 saat demek değildir. Kanunda iki iş günü içinde denildiğine göre, poliçe birinci iş günü de ibraz edilebilir ve ödenmezse protestoya verilebilir. Bu iki iş günü muhatap için değil hamil için tanınmış bir haktır. İş gününden maksat, resmi tatil günü olmayan bir gündür. Cumartesi, pazar günleriyle resmi tatil günleri işgünleri değildir.

Ödeme için ibraz, mutlaka muhataba yapılmak gerekmez. Ikâmetgahlı poliçeler, ikâmetgâh sahibine ibraz olunabileceği gibi Bankalar aracılığı ile tahsil olunan veya doğ rudan doğruya Bankalara temliki ciro ile ciro edilmiş bulunan bir poliçenin bir takas odasına ibrazı, ödeme İçin İbraz yerine geçer (T.K. mad. 620/2).

Kanunun bu hükmü mutlak değildir, ör neğin Hamil bir tacirdir. Muhatap da tacirdir. Hâmil vade günü veya vadeyi İzleyen 2 iş günü içinde herhangi bir takas odasına gidip elindeki poliçeyi ödemeye arzetse kabul edilmiyebilir. Çünkü hamil ve muhatabın takas odasına üye olmaları gerekmektedir. Takas odasına üye olmayanlar arasında takas yapma olanağı yoktur. Hâmil ve muhatap banka dahi olsalar, takas odasına girmiş olmadıkça, hamilin poliçeyi takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçmez.

2) Ödemede makbuz İsteme hakkı

Poliçe vadesinde ödeme için İbraz olun duğu zaman muhatap; ya poliçeyi ödemek istemez, ya tamamen öder senedini geri alır veya kısmen öder karşılığında bir makbuz İster. Ödeme için ibrazda bu 3 ihtimal daima vardır.

3) Tamamen ödeme

Muhatap, tamamen ödediği zaman İbra şerhi de yazılarak senedin kendisine verilmesini isteyebilir (T.K. mad. 621/1). Tamamen ödemede, hamil bu isteğe uyarak poliçeyi muhataba teslime zorunludur. Aks! halde muhatap borcunu ödemeden kaçınabilir.

Adi hak ve alacaklarda, senet aranmadan da borçlu, borcunu ödeyebilir. Diyelim ki borçlu, alacaklıya posta He para göndererek posta makbuzunu alıp saklamıştır ya da alacaklıdan bir makbuz veya bir mektup almıştır. İşte bu borcun ödenmesi İçin yeterlidir. Senet alacaklının elinde kalmış olsa da bunda o derece bir sakınca yoktur. Borçlu, borcundan kurtulmuş sayılır.

Fakat poliçede ve diğer ticari senetlerde borç, senetle birleşmiş durumdadır. Bunun için muhatap herhangi bir hamile poliçe bedelini ödediği halde senedi almayacak olursa, sonradan muntazam bir ciro İle karşısına

çıkan başka bir hamile poliçeyi yeniden Ödemek zorunda kalır.

örneğin; Hâmil, muhataba vadesinde müracat ederek poliçe bedelinin ödenmesini istemiş, muhatap ise, poliçenin yanında olmadığını söyleyerek bir makbuz vermiş, parayı almıştır. Ertesi gün bir ciranta, ciro ile sahip olduğu bu poliçeyi hamil sıfatiyle muhataba ibraz ederek parayı istemiştir. Muhatap, poliçe bedelini bu son hamile de ödemek zorundadır. Ancak evvelki hamili bulabilirse kendisinden haksız yere aldığı poliçe bedelini isteyebilir. Ama bu istemin poliçe ile ve poliçeden dolayı sorumlu olanlarla bir ilişkisi yoktur.

Muhatap, poliçeyi öderken hamil tarafından bir ibra şerhi yazılarak poliçenin kendisine verilmesini isteyebileceğine göre; bu ibra yazısı poliçenin arkasına “bedeli tahsil edilmiştir” veya “makbuzum olmuştur” ve ve benzeri şekilde yazılır. Tarih ve imzadan sonra senet muhataba teslim olunur.

Tahsil yazısının (şerhinin) senedin arkasına yazılmasına bankacılıkta “akite” denilir.

4) Kısmen ödeme

Poliçe bedeli kısmen ödendiği takdirde hamil bunu reddedemez (T.K. mad. 621/2).

Kısmen ödeme halinde muhatap bu ödemenin poliçe üzerine işaret edilmesini ve kendisine bir makbuz verilmesini isteyebilir (T.K. mad. 621/3). Fakat senedin verilmesini isteyemez çünkü senet bedeli tamamen ödenmemiştir;

5) Vadeden önce ödeme

Poliçenin, vadesinde veya vadeyi izleyen 2 işgünü içinde ödenmesi lâzımdır. Vaktinden önce ödenmesi için bir zorunluluk yoktur. Bundan dolayı hamil, poliçe bedelini vaktinden önce isteyemez (T.K. mad. 622). İstisnaları vardır

Vesikalı poliçelerde hamilin poliçe bedelini vadeden önce istemesinde bir sakınca yoktur. Çünkü poliçeye bağlı konşimento veya hamule senedİ, fatura gibi belgelerin alınarak malın çekilebilmesi İçin muhatap haliyle acele eder.

Poliçe tamamen veya kısmen kabul süzlükten pretostoya uğramışsa poliçe bedeli vadeden önce istenebilir. Çünki, poliçenin ödenmlyeceği anlaşılmış olduğundan ayrıca vadeyi beklemeye gerek yoktur.

Poliçe kabullü olsun veya olmasın, muhatap iflâs etmişse, ödemelerini durdurmuş ya da hakkındaki herhangi bir icra kovuşturması sonuçsuz kalmışsa vade beklenmeden poliçe bedeli istenebilir.

Gayrikabili kabul (Kabule arzedilmesi istenmeyen) Bir poliçenin keşidecisi de iflâs etmiş bulunuyorsa hamil yine vadeyi beklemeden poliçe bedelini İlgililerden istemek hakkına sahiptir (T.K. mad. 625).

Diğer yandan muhatap poliçe tutarını vadeden önce almağa hamili zorlayamaz. Hamil de istese muhatabın vaktinden önce poliçe bedelini ödememesi gerekir. Öderse, bu yüzden doğacak sorumluluğu kabul etmiş olur. Sorumluluk nasıl doğar?

Muhatap, vaktinden önce ödemiş olduğu senedi elinde iken kazara çaldırmış veya düşürmüş olabilir. Bu senedi eline geçiren kimse kötü niyet sahibi ise poliçe bedelin! aynı muhatapdan ikinci kez isteyebilir ve muhatap da ikinci bir ödeme zorunda kalabilir. Özellikle açık imzalı veya beyaz cirolu senetlerde bu tehlike her zaman vardır.

6) Vadesinde ödeme

Bir senedin vadesinde veya vadeyi izle yen 2 iş günü içinde ödenmesi gerekir ve bu normaldir. Vadesinde ödemeyi yapan kimse, borcundan kurtulmuş olur. Yalnız ödeyen kimse (muhatap) cirolar arasındaki teselsülün (zincirlemenin) düzenli olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de ciranta imzalarının doğruluğunu araştırmaya zorunlu değildir. Ama poliçeyi ödeyecek bir kimse, hamil olarak karşısına çıkan bir kimsenin kimliğini

İmkân ölçüsünde saptamak zorundadır. Çünkü poliçe hamili tasarrufa ehil olmayan bir kişi ve örneğin “mahcur” veya “küçük” olabilir. Ya da senedi çalmış bir kişi de olabilir. Böyle bir kimseye senet bedelini bile bile ödeyen, borcundan kurtulmuş sayılmaz.

Ticaret Kanununun 622/3 ncü maddesi; Bir hile veya ağır bir kusur sonucunda ele geçirilen senedi ödemekten muhatabı kurtarmak istemiştir. Muhatap, ehliyetsizliğin veya çalınmanın farkında olmayarak ödeme yapmışsa bunu ancak mahkeme çözebilir. Bu konuda bir örnek verelim

Bir çocuk hamil sıfatiyle mûracat etmiş ve muhatap da bunu bile bile ödemişse har kim muhatabı mahkum edebilir. Muhatap hamilin kimliğini saptamakta bir kuşkuya veya bir zorluğa düşerse ne yapmalıdır? O takdirde senet bedelini notere ödeyebilir (T.K. mad. 624, B.K. mad. 90).

Muhatap, cironun intizamına bakmakla beraber İmzaların doğruluğunu incelemeğe mecbur değildir. Örneğin senet üzerinde ciranta A, ciranta B ye ciro yapmışken B’nin imzası yok, ondan sonra diğer ciroların sıralandığı görülmektedir. İşte bu durumda muhatap ödemeden çekinebilir ve kanunen de haklıdır. Demekkl işin içinde bir fenalık var, belki senet çalınmış olabilir.

Diğer yandan ciroların arka arkaya sıralanmasında (Teselsülünde) hiçbir eksik olmadığı halde muhatap bir de ciranta imzalarını araştırmağa kalkarsa iş uzar gider. Ve bir çok muhatap iyi niyet sahibi hamillere karşı “şu imzayı inceleyeceğim, bu imzayı araştıracağım” diye zorluk çıkarabilir.

C YABANCI MEMLEKET PARASI İLE ÖDEME

Ticari bir senedin belli bir parayı kapsaması gereklidir. Bu cihet, şekle ait mecburi unsurlardandır. Türklyede ödenecek bir poliçenin tutarı, Türk parası veya yabancı para üzerine yazılmış olabilir. Şayet senet İçinde yazılı yabancı paranın aynen ödenmesi şart koşulursa ödeme aynen efektif İle yapılacak

tır. Aynen deyimi yoksa ödeme vadenin girdiği gündeki rayice göre memleket parası ile (Türk Parası ile) yapılabilir (T.K. mad. 623). Ancak Türk Parasını koruma hakkındaki kanun ve kararname hükümleri saklıdır.

Örnekler

“15 Nisan 197… tarihinde …….

a gerçek yabancı para ile $ bin olarak aynen ödeyiniz.” şeklinde yazılan bir poliçe bin dolar olarak aynen ödenir. Böyle olmayıpta sadece “15 Nisan

197 . . tarihinde……… . a

$ bin ödeyiniz.” şeklinde yazılmışsa poliçenin ödeme tarihindeki bin doların karşılığı Türk Lirası ödenir.

Borçlu ödemede geciktiği takdirde hamil, poliçe bedelinin dilerse vade günündeki, dilerse ödemenin yapıldığı gündeki rayice göre memleket parası ile ödenmesini isteyebilir. Örneğin, bin doların vade günündeki rayiç kıymeti 16.000. TL. ve tam ödeme anındaki değeri ise 16.200. TL. ols.ı, hamil kanunen bu 16.200. TL. yı isteyebiliyor.

Kanuni rayici olmayan paranın değeri, ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenir. Bununla beraber keşideci ödenecek paranın poliçede yazılı belli bir rayice göre hesabedilmesi ni şart koşabilir. Yani keşideci poliçede yazılı yabancı paranın, ödeme günündeki rayiç üzerinden değil de tanzim tarihindeki rayiç üzerinden ödenmesini isterse poliçenin “. . . . . . t

Ifra hesabedilmek üzere……………..< . . dolar ödeyiniz.” şeklinde düzenlenmesi gerekir. Poliçede yazılı para, keşide yerinde ve ödeme yerinde aynı olduğu halde değerleri biribirinden farklı olabilir. Örneğin, lira; Türk Lirası olur, Mısır lirası olur. Frank; Fransız frangı olur, İsviçre frangı olur. Fransada çekilmiş bir poliçenin İsviçre’de ödeneceğini var sayalım ' ............... . . Frank ödeyiniz" şeklindeki poliçenin Fransız frangına göre mi, yoksa ödeme yeri olan İsviçre frangına göre mi ödenmesi gerekiyor, T.K. mad. 623/4 ncü maddeye göre "ödeme yerindeki" para hesaba katılır. D ÖDEMENİN NOTERLERE YAPILMASI Hamil; poliçeyi vadesinde veya vadeyi izleyen 2 işgünü içinde muhataba ibraz etmemiş ise muhatap ne yapsın? Ticaret Kanunumuzun 624 ncü maddesi şu hükmü koymuştur “Bir poliçe 620 nci maddede belirlenen süre içinde ödeme için ibraz edilmezse borçlu (muhatap) gider ve zarar hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini Notere verebilir". Böyle olunca borçlu borcundan kurtulabiliyor. Borçlar Kanunu “tevdi edilecek yeri hakim tayin eder”, demektedir. Halbuki; burada görüldüğü üzere Ticaret Kanunu hakime başvurmaya gerek bırakmamıştır. Notere ödemede muhatabın borcu tamamen kalkıyor, yanlız kanun maddesi muhataba Notere verilmesi zorunluğunu yüklememiş tir. "Notere tevdi edilebilir diyor”, etmese de olur fakat zararı göze alması gerekir. Muhatap, hamile “zamanında gelip parayı alsay dın” diyemez. Yine bu maddeden anlaşıldığına göre, senet bedelinin Notere verilmesi halinde yapılacak masraf da hamile aittir. Bununla beraber, muhatap Noter masrafını senet bedelinden düşebilir. E ÖDEMENİN HUKUKİ SONUÇLARI Muhatap, keşidecinin borçlusu ise, poliçe bedelinin ödenmesiyle muhatabın keşide cideki borcu kapanmış olur. Poliçenin ödenmemesinden sorumlu olan keşideci, ciranta ve aval verenlerin hepsi poliçenin ödenmesiyle bu sorumluluktan kurtulmuş olurlar.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*