AKILLI KENTLERE DOĞRU

Sürdürülebilir kalkınmadan bahsederken kentleri göz ardı edemeyiz. İyi olan şu ki, bilişim teknolojileri doğru şekilde uygulandığında yüksek yoğunluklu yaşam ortamları verimlilik kazançlarına sebep olabilir ve maliyetlerde önemli tasarruflar getirebilir, Hızlı kentleşmeyle beraber geleneksel sistemlerin karmaşıklaşan İhtiyaçları etkin şekilde gideremediğini görüyoruz. 30 MAYIS günü düzenlenen törenle Altın Pusula ödülleri bir kez daha sahiplerini buldu. Büyük ödülün G20 iletişim çalışmaları nedeniyle Dışişleri Bakanlığı G20 Dönem Başkanlığı’na verildiği bu yılki yarışmaya her zaman olduğu gibi onlarca firma kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle başvurdu. Türkiye Vodafone Vakfı, Toyota Türkiye, Akbank, General Electric Türkiye, Eti Gıda, Avea, Turkcell, Şekerbank, Finansbank ve Microsoft KSS çalışmalarıyla çeşitli kategoriler altında ödülle buluştular.

UNDP Özel Ödülü ise bu yıl Türk Telekom ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortak bir çalışması olan Antalya Akıllı Şehir projesine verildi. Belediyecilik hizmetlerinin herkese eşit ve etkin ulaştırılması için yeni teknolojilerden faydalanan akıllı kent çalışması dünyada yeni bir kavram ve Antalya bu konuda ilklerden olmaya aday. Bilişim teknolojileri doğru şekilde kullanıldığında insan refahını iyileştirmeye dönük sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleri için fırsatlar sunuyor. Bunun da yolu öncelikle kamusal düzenlemelerden geçiyor. Çalışma hayatı, kültürel faaliyetler, eğitim üsleri, toplu yaşam alanlarını bir arada bulunduran kentler, sıhhi tesisat, katı atık yönetimi, güvenlik, ulaşım, barınma, sosyal hizmetler gibi birçok ihtiyacı karşılamak için sofistike sistemler kurmak durumunda.

Hızlı kentleşmeyle beraber geleneksel sistemlerin büyüyen ve karmaşıklaşan ihtiyaçları etkin bir şekilde gideremediğini görüyoruz. Üstelik oluşan maliyetler yerel yönetimleri ciddi boyutta borç yükü altına sokuyor. Trafik, hava kirliliği ve enerjiye erişim kronikleşmiş problemler olarak her kentlinin hayatının bir parçası olmuş durumda. Dirençli ve sürdürülebilir kentleşme Yakın vadede nüfusun çoğuna evsahipliği yapacak olan kentler, dünyadaki karasal alanın sadece yüzde 3’ünü kapsamasına rağmen, toplam karbon salımının yüzde 75’ine sebep oluyor ve su kaynakları üzerinde en büyük baskıyı oluşturuyor. Konunun öneminden dolayı 20162030 döneminde yürürlükte olacak yeni Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 11. maddesi de kapsayıcı, dirençli ve sürdürülebilir kentleşme üzerine eğilmektedir. Birleşmiş Milletler’e göre toplam nüfusun yarısı yani 3.5 milyar kişi kentlerde bu ihtiyaç içinde yaşıyor. Üstelik bunların 828 milyonu birçok hizmetten mahrum bir şekilde gecekondularda barınıyor. Sürdürülebilir kalkınmadan bahsederken kentleri göz ardı edemeyiz. İyi olan şu ki, bilişim teknolojileri doğru uygulandığında yüksek yoğunluklu yaşam ortamları verimlilik kazançlarına sebep olabilir ve maliyetlerde önemli tasarruflar getirebilir.

AKILLI KENTLERE DOĞRU_2.jpgAKILLI KENTLERE DOĞRU_3.jpg

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*