ACENTE

Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir yer veya bölge içinde devamlı olarak işletmeyi ilgilendiren anlaşmalarda aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimseye “acente” denir. (T.K. 116)
Acente, bir tacirin veya bir işletmenin ticaret yaptığı yerde ya da diğer bir yerde ona ait ticareti yapmakla yükümlü bir kimsedir. Fransızcadaki mümessil “Representant” deyimiyle eş anlamdadır. Borsa acentesi, İstihbarat acentesi, Sigorta acentesi ve benzeri gibi acentelik müessesesini, T. Ticaret Kanunu diğer müstakil tüccar yardımcılarından ayrı bir şekilde düzenlemiştir.

Bugünkü gelişmiş ticari hayatta, ister gerçek, ister tüzel kişi olsun hiç bir tacir yalnız başına ticari işletmesini yürütemez. Bu bakımdan memur, hizmetli, tellâl gibi adlar taşıyan kimselerin yardımına muhtaçtır.
Mümessil, ticari vekil, umumi vekil, komisyoncu gibi adlar altında ticari faaliyette bulunan mutavassıtların (aracıların) hutuıki durumları, temsil ettikleri ticari işletmeye az çok bağlı olmakla beraber, ‘’acente”ler tıpkı bağımsız bir tâcir gibi hareket etmektedirler.

Acenteler, kanunun ve acentelik sözleşmesinin belirlediği konular dışında bağlı bulunduğu işletmeden emir almazlar. Çalışma yöntem ve koşullarını kendileri tesbit ederler. İş ilişkilerinde bağımsız bir tacir gibi hareket eden bir acente, işlerini gördüğü müesseseden ücret ve aylık almaz, komisyon alır. Şayet bir zarar meydana gelmişse, bu zarar ve yaptığı masraflar kendisine aittir.

Acenteliğin Niteliği:
T.K. 117/1. maddesine göre; Komisyonculuğa benzer biçimde yani kendi adına ve fakat yerli veya yabancı bir müessese hesabına işlem yapan kimselere “acentelik” mü essesesi hükümleri uygulanır.

Sigorta Sözleşmesinin yapılmasında aracılık eden, kendisine “Sigorta Prodüktürü” adı verilen kimseleri, 7397 No. lu Sigorta Şirketlerinin murakabesi hakkındaki Kanunun 37 inci maddesi şöyle tanımlamıştır:
Herhangi bir sigorta şirketinde doğru* dan doğruya memur veya müstahdem bulunmayan, fakat aracı sıfatıyle çeşitli sigorta branşları hakkında sigorta olmak isteyenlere bilgi vererek sigorta sözleşmesinin koşullarını görüşmek ve rizikonun nitelik ve özelliklerine göre sigorta teklif mektubunu hazırlamak yetkisini taşıyan ve girişimlerinin sonucu olarak komisyon karşılığında iş sağlayan gerçek ve tüzel kişilere “Sigorta Prodüktürü” denir. Bunlara acentelik hükümleri uygulanır. (T.K. 117/2)

Memleketimiz içinde Merkez ve Şubesi olmayan yabancı ticarethanelerin ad ve hesabına memleket içinde ticari işlemlerde bulunanlara da acentelik müessesesi hükümleri uygulanır.
Acentelerin bağımsızlıkları yanında, devamlılık vasfı da kanunca şart koşulmuştur. Acenteler sürekli olarak bir ticari işletmenin işlerini yaparlar, geçici olarak değil. Aksi takdirde ya tellâl veya komisyoncu olurlar. T.K. 118. maddeye göre, acentelik sözleşmesinde aksi yazılı olmadıkça, kanunumuz, bölge acenteliğini yani bir bölgenin tekelini esas almıştır. Her bölge bir acentenin çalışmasına ayrılmaktadır. Ne işletme sahibi bu bölgeye bir başka acente ayırabilir, ne de acente, aynı bölge içerisinde rakip bir kuruluşun işlerini yapabilir.

Acentelerin Yetkileri:
Acentenin yetkisi, işinin genişliği ve kapsamı ile orantılı olmalıdır. Acente, aracılıkta bulunduğu veya imzaladığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Ayrıca acente, sözleşmelerden çıkacak anlaşmazlıklardan dolayı müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Bu hükümlere aykırı olan şartlar geçerli değildir. (T.K. 119)
Bir acentenin akit yapma yetkisinin olup olmadığı,müvekkili ile acente arasındaki acentelik sözleşmesinden anlaşılır. Acenteye akit yapma yetkisi veren belgelerin,
acente tarafından sicilli ticarete tescil ve ilâm gerekir. (T.K. 120, 121)
Acente, müvekkili işletme tarafından daha önce kendisine yetki verilmediği halde üçüncü şahıslarla sözleşme yapmışsa, bunu haber alan işletme, kendisinin, bağlı olmadığını üçüncü şahsa bildirmekle yükümlüdür. Aksi takdirde acentenin yaptığı akde cevaz vermiş sayılır.
İşletmenin açıkça anlaşmayı kabul etmemesi sonucu yapılan sözleşmeden acente kişisel olarak sorumludur. (T.K. 122)

Acentenin Yükümlülüğü:
Genel olarak, acente kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde sözleşme uyarınca, müvekkilinin işlerini görmeye, hak ve yararlarını korumaya zorunludur. Acente, özellikle müvekkili hesabına saklamakta bulunduğu emtia veya eşyanın uğradığı hasarlardan, kusursuz olduğunu kanıtlamadıkça sorumludur. (T.K. 123)
Acente bir akit yaparken veya akde aracılıkta bulunurken piyasa durumunu, anlaşma yaptığı kişinin malî ve şahsî durumunu gerçeğe uygun bir şekilde ve tam olarak, acenteliğini yaptığı işletmeye bildirmekle yükümlüdür. Genel bir prensip olarak acenteler, bağlı bulundukları müesseseden emir ve talimat almadıkça sözleşme yapamazlar. Ancak işin niteliği, talimat alıncaya kadar gecikmeyi gerektirirse, o zaman acente, kendi görüşüne göre işlemi yapar. Aynı türden bir çok sözleşme yapan acentelerin her işlem için her defasında ayrıca talimat alması gerekmez. (T.K. 124)
Acente, müvekkili hesabına teslim aldığı eşyanın taşınma sırasında hasara uğradığına dair emareler görürse, müvekkilinin taşıyana karşı dava hakkını korumak üzere hasarı keşfettirmek ve gereken diğer tedbirleri almak, emtiayı mümkün olduğu kadar saklamak veya büsbütün yok olması tehlikesi varsa, Borçlar Kanunu’nun 92. maddesi gereğince yetkili mahkemenin İzniyle sattırmak ve gecikmeksizin durumu müvekkiline haber vermekle yükümlüdür. Aksi halde İhmalinden doğacak zarar ve ziyanı ödeme zorunda kalır.

Acente, müvekkiline alt olan paranın gönderilmesi veya teslim edilmesi gerektiği zaman bunu yapmazsa, o andan başlayarak gecikme faizi, gerekirse ayrıca tazminat vermeye mecburdur.
örneğin; kur farkı gibi bir rejim değişmesinden müvekkili zarar görmüşse bunu da ödeyecektir. (T.K. 126)

Acentenin Hakları:
Acente, acenteliğin normal giderlerine katlanması gerekir. Bunun dışında olağanüstü masraflar, örneğin müvekkili normal olmayan bir seyahat istemişse acentenin yapacağı bu seyahat masrafı kendisine ait olamaz. Acente, vekili olduğu işletme adına avans vermişse, verildiği andan geçerli olmak üzere bu avansa faiz yürütebilir. (T.K. 127)
Acentenin ücret İsteme hakkı, ücrete hak kazanma zamanı, ücretin miktarı, ödeme zamanı ve diğer hakları konusunda T.K.’nun 128 132 inci hükümleri ile acentelik sözleşme hükümleri uygulanır.

Acentelik Sözleşmesinin Sona Ermesi:
Belli olmayan bir süre için yapılmış olan, acentelik sözleşmesini taraflardan herbiri üç ay önce ihbar etmek şartiyle feshedebilir. Sözleşme ile bir süre belirlenmiş olsa da, haklı nedenlerden dolayı anlaşma her zaman bozulabilir. Müvekkilin veya acentenin iflas ve ölümü yahut hacir altına alınması halinde Borçlar Kanunu’nun 397. maddesi uygulanır.

Haklı bir neden olmadan, üç aylık ihbar süresine uymaksızın anlaşmayı bozan taraf, başlanmış işlerin yürütülmesi yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı ödemeye mecbur dur.

Müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü, yahut hacir altına alınması nedeniyle acentelik sözleşmesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına oranla belirlenecek uygun bir tazminat acenteye, yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verilir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*


− 2 = 2