2018’de Euro Ne Olur?

Geçen ayın sonunda on gün boyunca London School of Economics (LSE) Finans Bölümü ve ona bağlı olarak kurulan Sistemik Risk Merkezi’ni ziyaret için Londra’daydım. İngiltere’de en çok dikkatimi çeken, devam eden çok sayıda inşaat olması ve buna rağmen artan ev fiyatlarıydı. Londra’da gündem yeni imara açılan yerler ve daha da önemlisi mevcut binalarının genişletilmesi ile meşgul. Bu duruma elbette düşük faiz ortamının neden olduğu söylenebilir. Düşük faiz sadece bizde değil, İngiltere (hatta Norveç, İsveç, Kanada vs.) gibi birçok ülkede inşaat ve ev fiyatlarının yükselmesinde başrolde. Elbette ‘inşaat’ın yanında şu anda en sıcak konu, Brexit referandumu yani Birleşik Krallığın Avrupa Birliği’nden çıkıp çıkmama kararının oylaması tartışılıyor.

Sosyal Etkiler

Akademisyen, bankacı ve genel medyadan izlediğim Brexit tartışmasının doğal olarak iki tarafi var. Çıkış taraftarlarının başını Euroskeptics denen bir siyasi kamp çekiyor. AB konusunda şüpheciliği ile tanınan organizasyon üyeliğin ülkeye faydadan çok zarar getirdiğini savunuyor. Referandum tartışmaları ile bu kampın konumu ve etkinliği daha da artmış durumda. AB karşıtı görüşün temel savı, ekonomiden daha çok sosyal yansımaları üzerine inşa edilmiş. Özellikle AB’den gelen göçmenlerin yarattığı ek sosyal ve ekonomik yük bir ada ülkesi olan İngiltere’de belirli bir kesim tarafından istenmiyor. Göçmenlerin sağlık, eğitim ve benzeri sosyal maliyetleri belli bir kesimde ra hatsızlık yaratıyor. Diğer bir unsur ise İngiltere ekonomisinin AB içindeki birçok ülkeye oranla daha fazla kayıt altında olması. Portekiz, Yunanistan gibi ülkelerde önemli oranda yaşanan ‘kayıt dişilik’ İngiltere’nin AB’ye yaptığı yardımların yerini bulmadığı görüşünü destekliyor. Ayrıca AB’nin aşırı bürokratik yapısı olmasının ve tüm kararların Brüksel’den alınmasının yarattığı ataletin İngiliz ekonomisine zarar verdiği yönünde görüşler de hakim. kalınır göreceğiz.

Her durumda ilginç bir oylama olacak ve bence marjinal de olsa İngiltere, AB’de kalmayı seçecek gibi görünüyor. Üstelik süreç boyunca İngiltere’nin, AB’den biraz daha fazla imtiyaz alma şansının da olacağını düşünüyorum. Öyle ya da böyle AB’nin önündeki sorunlardan sadece biri İngiltere ve özellikle Euro Birliği’ne ilişkin belirsizlikleri önümüzdeki dönemde sıkça yaşayacağız. Olası bir ayrılma kararı da kanımca AB için ciddi bir dağılma riski oluştu İşsizlik Korkusu AB’den ayrılmak istemeyenlerin temel Yeni Hükümet ve Faiz savı ise ekonomiye dayanıyor. İngiltere ticaretinin yüksek bir dışa açıklığı olması nedeni ile AB’den ayrılmanın dış ticareti olumsuz etkisi olacağı savunuluyor. Diğer bir neden AB üyesi olması sebebiyle İngiltere’deki inşaat sektörü ve ev fiyatlarının olası bir çıkış senaryosundan oldukça olumsuz etkileneceği. Buna bağlı olarak çıkış sonrası poundun değer kaybının enflasyon yaratacağı ve bu durumun da faiz artışına neden olabileceği korkusu hakim. Elbette zincirleme tepki olarak artan faizler de yine ev fiyatlarını düşürecek ve bu da işsizliği artıracak senaryoları konuşuluyor.
2018'de Euro Ne Olur?_5.jpg
Anketler ve Beklentiler Anketlerde AB yanlılarıyla, karşıtları arasında büyük farklar henüz oluşmadı. Sadece AB’de kalmak isteyenler birkaç puan önde. Bu tür durumlarda her zaman olduğu gibi ‘kararsızların referandum günü vereceği oylar İngiltere’nin kaderini belirleyecek. Sonuçta ‘AB’den çıkış’ gibi geçmişte etkisi denenmemiş, belirsiz bir alternatif mi seçilir yoksa Birlik içinde mi İngiltere’de bu tür gelişmeler olurken Türkiye’de yeni kabine belli oldu. Yabancı yatırımcılar açısından ekonomi yönetiminde uzun süredir dümende olan Ekonomi Bakanı Mehmet Şimsek’in tekrar görev almasını olumlu karşıladı. Kabine açıklanması sonrası hem kur geriledi hem de borsada önemli alımlar gerçekleşti. Özellikle temmuz ayında Fed’den gelebilecek olumsuz bir faiz artırım kararlarını ülke içinde yönetmek açısından iyi bir başlangıç oldu. Aynı gün PPK kararı açıklandı ve faiz koridorunun üst bandı 50 baz puan aşağı indirildi. Bu karar piyasa beklentisi ile uyumlu olduğu için kur ve faiz açısından olumlu algılandı. Bundan sonraki süreçte çok daha fazla faiz indirim yeri olmasa da yeni TCMB yönetimi açısından olumlu iki PPK geçirildi. Önümüzdeki dönem biraz hareketli olacak zira haziran sonu Brexit oylaması, temmuz ayında Fed kararı ve ülke içi politika gündemi piyasaları etkileyecek. Ancak mayıs ayı çok kötü başlamasına rağmen piyasalar açısından biraz olsun toparlamış görünüyor.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.

*